“Nejat!” Onun biraz yüksek çıkan sesi dalmış mavi gözlerinin yeniden kendine bakmasını sağladı. Hepsi hayaldi. Leyla’nın onu öpüşü, Nejat’ın doyumsuz dokunuşları kısa bir anda yaşadığı ama gerçekmiş gibi hissettiren hayalden ibaretti. Nejat onun kolunu tutup “Ben alırım!” derken birden bunlar canlanmıştı gözünün önünde. Ufacık, sıradan bir dokunuş nasıl Nejat’a böyle hayaller kurdurabilirdi? Nejat Leyla’nın kolunu bıraktı, gözlerini kapattı. Bunun acısını hissedeceğini hem de derinden asla tahmin etmezdi. Leyla kendisi için arzulanan bir kadın olmaktan çıkıyordu. Selin’i öperken onu görmesi, dokununca böyle hissetmesi Nejat sınırdan, çemberin dışından taşmaya başlıyordu. Hem onu öpmek, sarıp sarmalamak istiyor hem de böyle hayaller kurdurduğu için ondan kaçmak istiyordu. Ve kaçtı da

