Bazı yaralar iyileşmek değil, sadece anlaşılmak ister. Mesela başları babaları tarafından okşanırken gördüğüm her çocuğun benim saç diplerimi sızlatması gibi. Babasız olduğum için yanımda oğlunu sevmeyen Tahir amcanın içimde bıraktığı burukluk gibi. Bu yaralar asla iyileşmeyecek, ben ancak beni anladıklarında huzura ereceğim. Yola çıktığımızdan beri sessiz bir yolculuk yapıyorduk. Ben telefonunun ekranında gördüğüm mesajları sindirmeye, anlamlandırmaya çalışıyorken; Fatih de benim aklımdakilerden habersiz kendi içinde başka muhasebelerdeydi. Az çok neler düşündüğünü tahmin ediyordum. Bana nasıl söyleyeceğini bilemiyor, benim nasıl tepkiler vereceğimi kestiremiyordu. Ama o konuyu açıp bana anlatana kadar öğrendiklerimden bahsetmeyecektim. Hem daha doğru soruları soracak kadar bile zihnimi

