Sabaha karşı başlayan yağmur, evin sacdan çatısında melodik bir ritim tutturmuş, aheste aheste yağarken; benim kalp atışlarım gök gürültüsünü aratmıyordu. Hava neredeyse aydınlanmak üzereydi ve sabah ezanı yaklaşık yarım saat önce okunmuştu. Avluya kulak kesildim ama henüz bir hareketlilik yoktu. Ya olabildiğince sessiz hareket ediyordular ya da kalbimin gürültüsü diğer bütün sesleri duymamı engelliyordu. Nihayet banyonun kapısı gıcırdamış ve Ayşe teyzenin coşkulu sesi duyulmuştu. Anlaşılan her sabah aynı rutin tekrarlıyordu ki; ev halkını uyandırırken "Bezdum bu sizun uyhunuzdan, bezdum." diye söylenmişti. Çok sürmeden benim kapım da çalınmış ve içeri girmeden, "Hayat gızım, galk annem artıkın. Hava ayam oldu olcek. İmam efendi ile bizim izzeti bozuk gelir şindi." demişti. Fatih'e 'izze

