Zehra gidince odasını incelemiştim. Masasında bilgisayarı, kalemliği ve isimliği dışında hiç birşey yoktu.
Bu yüzden gösterdiği odaya ilerlemiş içeriye girmiştim. Odada sağ tarafta perdeli bir alan ortada tek kişilik bir yatak onun yanında da küçük bir dolap ve büyük bir kitaplık vardı. Kitaplığın hemen yanında ve kapıya yakın yerde küçük bir masa vardı.
İlerleyip masaya oturdum,
masada iki fotoğraf çerçevesi vardı birinde bir kadınla adam vardı kucaklarında ise bir bebek. Sanırım anne babasıydı. Kucaklarında ki de büyük ihtimalle zehraydı. Çünkü bana bir kardeşinin olmadığını söylemişti.
Diğer fotoğrafta ise ali amca leyla teyze egemen ve zehra vardı. Sanırım burda 13 14 yaşlarındaydı. Orda da çok sevimli ve güzeldi. Masadan kalktım yataga geçtim. Yataga uzandığım da o tanıdık kokuyu hissettim. Bu zehra nın kokusuydu. Melisaya andırıyor du ama kokusu daha tatlıydı sanki. Yastığa başımı koyduğumda bir sertlik hissettim. Oturur hale geldiğimde. yastığı kaldırdım. Yastığın altında Orhan kemalin bir kitabı vardı. Kitabı elime alıp kaldığı yerden Kitabı okumaya başladım. O kadar sarmıştı ki bayda dalmıştım. Bir süre sonra kapı çaldı. Kitabı aldığım yere bıraktım. Odadan çıktığımda bir asker içerideki masaya kahvaltı bırakıyordu. Demekki zehra gideli 2 saat olmustu. Beni görünce
"zehra yüzbaşım size kahvaltı gönderdi"
"Kendisi ne zaman gelir?"
"Bilmiyorum."
"Teşekkür ederim birşey öğrenirsen haber verirmisin?"
Tamam dercesine başını salladı ve odadan çıktı.
Bir saat sonra da gelmezse eve gitmemi söylemişti.
Gelen kahvaltıyı yerken telefonum çaldı. Arayan egemendi.
"Günaydın"
"Günaydın barış ta sen nerdesin odana geldim yoksun."
"Karargahtayım gece zehrayı getirdim."
"Noldu oğlum sen niye getirdin birşey yok değil mi?"
"Yok acil çağırmışlar arabasının anahtarı bendeydi ya onun için beni uyandırdı. Bende götürmeyi teklif ettim oda kabul etti. İşi erken biterse beraber döneriz dedi. O yüzden bekliyorum bitmezsede döneceğim."
"Anladım kardeşim o zaman hastanede görüşürüz"
"Ben bugün geç geleceğim önce evi temizleye gelenler için eve uğrayacağım. Sonra hastaneye geçerim. "
"Tamam kardeşim görüşürüz."
Telefonu kapatıp kahvaltıma geri döndüm. Kahvaltımı bitirdiğimde elime telefonu alıp biraz sanal alemde neler olmuş diye baktım.
Kalan 1 saat te dolmak üzereydi ki kapı açıldı içeriye zehra girdi. Çok yorgun gözüküyordu beni görünce yüzü güldü bende gülümsedim. Aynı anda
"Çok sıkıldın mı?"-dedi
"Çok mu yoruldun."
birbirimize baktık. Yeşil gözlerinde huzurum vardı.
"Çok sıkılmadım sadece seni merak ettim. Bu arada kahvaltı için teşekkür ederim onca işinin arasında unutmamışsın."
"Olur mu hiç öyle şey teşekkür edilecek birşey yoktu."
Gülümsedim oda gülümsedi. Yerine oturduğunda
"işe ne zaman gideceksin benim 5 10 dk lık işim varda"
" İşe geç gidecegim önce eve uğrayacağım biliyorsun onada 2 saat var."
"iyi o zaman beklersen beraber çıkarız önce eve gideriz ordanda seni hastaneye bırakırım ."
"Olur beklerim ben."
Bana bakıp gülümsedi ardından cebinden anahtar çıkarıp dolabı açtı içinden bazı evrakları çıkarıp masaya koydu. Daha sonra bilgisayarın başına geçip çalışmaya başladı. Arada kağıtlara bakıyor daha sonra tekrar bilgisayara dönüyordu. Çalışırken ayrı bir güzel oluyordu. Ciddiydi sertti hatta evdeki zehrayla buradaki zehra arasında kocaman bir fark vardı. İşlerini bitirmiş olacak ki evrakları topalamaya başladı. Klavyeden bir iki tuşa bastıktan sonra yazıcı çalışmaya başladı. Dolaptan çıkardığı evraklari tekrar dolaba koyup kitledi ardından yazıcıdan çıkan evrakları imzalayıp dosyaya koydu telefonu alıp birini aradı kısa konuşmasından sonra telefonu kapattı.
"Burda işim bitti dosyayı da merte verdikten sonra çıkabiliriz."
"O zaman bekliyorum seni burda."
"Burda beklemene gerek yok benimle gel ordan beraber çıkarız."
"O zaman çıkalım."
Odadan çıktığımızda koridorun sonuna doğru ilerledik. Zehra kapıyı çalıp içeri girdi. Karşıda masa başındaki mert zehraya gülümsüyordu. Bende içeri girince gülümsemesi soldu.
"Bu kadar hızlı olacağını düşünmemiştim. Hem yarına kadar hallederdin neden acele ettin ki?"-mert
"Bugünün işini yarına bırakmayı pek sevmem. Hem evrak işlerini severim."-zehra
"Sahada olmayı daha çok sevdiğini sanmıştım."-mert
"Doğru sahada olmayı daha çok seviyorum ama insan tek birşeyi sevmez öyle değil mi? Neyse bizim biraz acelemiz var barışı daha fazla bekletmeden biz gidelim."-zehra
"O zaman yarın görüşürüz. Size iyi günler."-mert
"Iyi günler" - zehra
Odadan çıktığımızda asansöre doğru yürümeye başladık. Asansörün düğmesine basıp beklemeye başladık. Asansör gelip kapı açıldığında ikimizde içeri girip kapıyı kapattık zemin katın numarasını tuşladım asansör hareket edince zehra bana dönüp
"Mertten neden hoşlanmıyorsun?-dedi
" Onu nerden çıkardın. "
" Bilmem boğazlayacak gibi bakıyorsun belki ordan çıkarmış olabilirim. "-diyip güldü.
"Neden sordun?"
"Merak ettim ilk karşılaşmanızdan beri birbirinizi boğazlayacak gibisiniz."-hala gülüyordu
"İkimizde farkındayız çünkü"
"Neyin farkındasınız?"
"Ne duymak istiyorsun?"
"Gerçekleri ."
Asansör durup kapı açıldığında cevap vermeden dışarı çıktım. Arabanın yanına geldiğimde zehra da arkamdan geliyordu. Ben şoför koltuğuna ilerlerken
"Sen diğer tarafa geç ben
kullanacağım."
Elimden anahtarı alıp yerine yerleşti. Bende yerime yerleştirdikten sonra cebinden bir kağıt ve bir kart çıkarttı.
"izin kağıdı ve giriş kartın. Giriş kartı onaylanana kadar bu izin kağıdıyla benim yanıma gelebilirsin. Bu lojmanların girişinde de geçerli."
Ardından arabayı çalıştırıp hareket etti. Giriş ve çıkış alanından geçtikten sonra bana dönüp
"Ev ne tarafta adresi söylersen gidebiliriz."-zehra
"Senin kalacağın lojmanların olduğu yerde."
Bana baktı ardından önüne dönüp arabayı sürmeye devam etti. Yol boyunca ikimizde başka konuşmamıştık. Lojmalara giden yol ayrıma geldigimizde
"Düz devam et ilerden sola gireceksin sonrada sitedeyiz zaten."
Sadece başını sallamış yola devam etmişti. Siteye girdiğimizde
"İlerden sağa dön ilk ev."
Yine konuşmamış başını sallamıştı.
Evin önüne geldigimizde arabayı durdurup inmemi bekledi
"Sen gelmeyecek misin?"
"Ben ne yapacağım ki. Sen hallet işini ben beklerim seni burda."-zehra
"Neden böyle davranıyorsun? Ters birşey mi dedim. "
"Hayır birşey demedin. Nasıl davranıyorum ki?"-zehra
"Soğuk davranıyorsun."
"Öyle bir şey yok. Ben normal davranıyorum."-zehra
"Tamam öyle olsun. Bahçede bekle bari."
"Tamam geliyorum." - zehra
Arabadan indiğinde başka bir araba gelip durdu içinden 6 kişilik bir grup indi. İçlerinden bir kadın zehra ya biraz çekinerekte olsa yaklaştı
"Merhabalar biz barış beyin evini temizlemeye gelen ekibiz acaba siz barış beyin evini biliyormusunuz?" dedi
Zehra eliyle beni göstererek
"Barış bey ve evi burda siz onunla görüşün."-dedi
"Teşekkür ederiz hanım efendi."
"Rica ederim."
Temizlik ekibi yanıma geldiğinde
"merhabalar barış bey biz evinizi temizlemeye gelen ekibiz izin verirseniz hemen başlayalım"
"Merhabalar hoş geldiniz. Öncelikle temizlik ne kadar sürer çünkü benim işe gitmem lazım."
"6 kişilik ekibiz 3 kişi yukarıyı 3 kişide aşağı katı temizleyeceğiz buda en fazla 1 buçuk saat sürer barış bey."
"O zaman buyrun anahtar siz başlayın biz bahçede olacağız birşey olursa burdayız."
"Peki hemen başlıyoruz barış bey."
Anahtarı alıp eve ilerlediklerinde bende zehraya döndüm. Hala arabanın kaputuna yaslanmış elimde telefona bakıyordu. Ona baktığımı hissetmiş gibi telefondan başını kaldırıp bana baktı. Bana bakınca gülümsedim oda gülümsedi
" Hadi gel bahçede ağacın altında oturalım yeterince sıcak zaten."
"Geliyorum"-zehra diyip hareketlendi.
Yanıma geldiğinde birlikte evin yan tarafındaki çam ağacına doğru ilerledik. Ağacın altında büyük bir masa vardı. Masaya oturduğumda zehra ağacın gövdesinin dibine oturdu sırtını gövdeye yasladı. Bende massadan kalkıp yanına oturdum. Zehra doğrulup bana baktı.
"Neden bakıyorsun?"
"Sadece anlamaya çalışıyorum."
"Neyi anlamaya çalışıyorsun? Söylersen yardımcı olabilirim."
"Asansörde sana birşey söyledim cevap vermek yerine beni geride bırakıp kaçar gibi arabaya gittin. Arabaya binip yola çıktığımızda sessiz kalıp söylemeni bekledim yine cevap vermedin. Cevap vermeyeceğini anladım bu yüzden zorunluluk hissetme diye uzak duruyorum. Bu seferde sen geliyorsun. Anlamaya çalıştığım şey bu."-zehra
"Yanına oturmadan rahatsız mı oldun?"
"Ben onumu diyorum."
Ayaya kalkıp masaya oturdu.
"Rahatsız olmasaydın şuan yanımdan kalkmadın."
"Senden rahatsız oldugum falan yok yan tarafına bakarsan neden kalktığımı görürsün."
Dediği yere baktığımda çam ağacı tırtılları zincir yapmış gibi ağaca doğru çıkıyorlardı. Başımı cevirip zehraya baktığımda elini bana uzatmış bekliyordu.
Elini tutup beni çekmesine izin verdim. Beni çekip kaldırdığında ağırlığımdan dolayı biraz sendeledi. O sendeleyince boşta kalan elimle belini tuttum. Bir elimde eli diğer elimde beli vardı şuan oldukça yakındık. Boyu boyuma yakın olduğu için sıcak nefesini yüzümde hissedebiliyordum. Gözlerimiz kenetlenmişti. Ne kadar kaldık bilmiyorum ama ben bu anın sonsuza kadar sürmesini istemiştim. Zehra kendine gelip kendini geri çekmeye çalıştığında onu biraz daha sıkı tutup kendime çektim. Zehra bu hareketimle gözlerime baktı.
"Biraz daha böyle kalsak olmaz mı?Hem biraz daha böyle kalırsak sorduğun sorunun cevabını veririm."
"Her cevap almak istediğimde böylemi olacak."
"Eğer istersen hep böyle olabilir." dedim gülerek
"Ben sarılmamızı kast etmemiştim. Her cevap isteğimde şart mı süreceksin onu söylemiştim."
Yanlış anlamanın utancı sarmıştı
"Hayır şuan bozulmasın istediğim için böyle oldu. Yoksa şartsız istediğini sorabilirsin."
Gülümsedi ve
"Peki kabul böyle kalmayı kabul ediyorum ama cevabımı almak istiyorum."
Bende gülümsedim. Nasıl demem gerektiğini düşünüp
"Mert senden hoşlanıyor bende bundan rahatsız oluyorum."
"Mert benden mi hoşlanıyor. Ben niye fark etmedim ki."
"Evet mağlesef öyle."
"Eee o zaman o sana niye öyle bakıyor."
Yüzümü yüzüne çevirip
"Çünkü ben de senden hoşlanıyorum hatta biraz ileri olabilir. Mertte bunun farkında o yüzden seni benden kıskanıyor."
Yüzü şaşkın halini alırken bende bu güzelliği izlemeye koyuldum. Şaşkınlığı gittiğinde kendini toparlayıp kendini geri çekti bu sefer gitmesine izin verdim. Hiçbir şey dememiş hatta kızmamıştı.
Masaya oturdu oturunca bende oturdum. Sessiz kaldık.
Bir süre sonra
"Bana biraz zaman ver ondan sonra bu konuyu konuşalım olur mu?"-dedi
Tepkisinden korkmuştum ama düşüneceğini söylemesi beni biraz rahatlamıştı
"Peki sen nasıl istersen ama o zamana kadar benden uzaklaşma."
"Peki öyle olsun bakalım."-
Bir süre daha öyle oturmaya devam ettik. Bizimle konuşan temizlikçi olarak kadın yanımıza gelince ikimizde ona döndük
"Barış bey evi temizledik isterseniz bir kontrol edin"
"Bittiyse kontrole gerek yok teşekkür ederim elinize sağlık."
"Biz teşekkür ederiz buyrun anahtarınız."
Anahtarı aldığımda kadın yanımızdan ayrılıp dışarı çıkan arkadaşlarının yanına gitti ardından geldikleri arabaya binip gittiler.
Zehra ayaklandı o kalkınca bende kalktım birlikte onun arabasına binip hastaneye doğru yol aldık.
Hastaneye geldiğimizde
" Benim ev için yardıma gelecekmisin?"
"Eğer gelmemde sorun yoksa gelmek isterim"
"Sorun yok gelebilirsin sana verdiğim kart ve izin belgesini kaybetme yoksa içeri giremezsin."
"Tamam dikkat ederim. Ve teşekkür ederim olanlardan sonra kendini geri çekmediğin için."
"Kaçmak çözüm değil o yüzden önemli değil. Hadi sana kolay gelsin evde görüşürüz."
"Görüşürüz" diyip arabadan indim.
Geri dönüp zehraya baktığımda elini salladı sonrada arabayı çalıştırıp gitti.
____________________