Korku

1430 Kelimeler
Dışarı çıktığımda gördüğüm manzara ile kala kalmıştım. Bahçede iki kişi vardı ve ellerin de sopaya benzer birşey vardı ve yerdeki bir karaltıya eğilmiş bir şekilde bakıyorlardı. Yanlarına gitmek için hareketlendim ve tam arkalarına geldigimde ikisinde kadın olduğunu farkettim. "Hemen ellerinizdekini bırakın ve görebileceğim bir şekilde kaldırın." Benim sesimle irkilen iki kadın önce biraz korksa da sonra bir rahatlama gelmişti çünkü tuttukları nefesi bırakmışlardı. Daha sonra dediğimi yaparak bana döndüler şaşırmıştım çünkü karşımda arzu ve sibel vardı. Onları görmemle içim biraz rahatlasada arzu ve sibelli ellerinde kürekler ile karşılaşacağımı beklemediğim için şaşırmıştım. Elimdeki silahın tehlikesiz hale getirip belime koydum. Karanlıktan dolayı yüzlerini net göremiyordum bu yüzden yanlarına tamamen yaklaştığım da yüzlerindeki korkuyu hemen farketmiştim ama bu korkunun nedenini anlamamıştım. "Kızlar elinizde küreklerle burada ne yapıyorsunuz." " Zehra biz biz çok korktuk. Ne yapacağımızı hiç bilmiyoruz iyiki geldin."-sibel "Aynen iyiki geldin bize akıl ver ne yapalım." -arzu Hallerine bakılırsa yıkılacak gibilerdi. Bir yandan ağlıyorlar bir yandanda bana bir şeyler anlatmaya çalışıyorlardı. Ama ikiside aynı anda konuştukları için anlamıyordum. "Ne diyorsunuz kızlar anlamıyorum ne oldu? Önce biraz sakin olun. " Ben cümlemi tamamlamamıştım ki kızlar bana sarıldı. Ben onları sakinleştirmek için uğraşırken uzaktan gördüğüm karaltının sarışın bir kadına ait olduğunu anlamam çok zor olmamıştı. Kızlardan hemen ayrılıp yerdeki kadının yanına gittim. Başından yaralanmıştı anlaşılan kızların bu işte parmağı vardı. Hemen nabzına baktım neyseki yaşıyordu ama bilincini kaybetmişti. Ben kadına ne olduğunu sormak için kızlara döndüğümde elektirikler gelmişti. Ve böylelikle durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamış oldum yerdeki kana bakılırsa çok kan kaybetmişti bu yüzden hemen kızlara yardım çağırmaları için dönmüştüm ki köşeden bize bakan barışla göz göze geldim. Barış gözlerini çekip bir bize birde yerde yatan kadına baktı ben onu umursamayıp kadının başındaki yaraya baktım yarası derindi. Bu yüzden kızlara yardım etmelerini ve içeriye taşımamız gerektiğini söyledim. Ama kızlar korktukları için hareket dahi edemiyordu barış durumu fark etmiş olacak ki aceleyle yanımıza geldi kadını kucağına alıp evin girişine doğru adımladı. Bende kızları sakinleştirdim ve birlikte eve doğru gittik. Aklımda onun bu sessizliği ve soğuk tavırlarının sebebini anlamaya çalışıyordum. Bu kadar karmaşık bir durumum içinde ve ben bu kadar kötüyken bana neden sinirli olduğuna anlam veremiyordum. İçeri girdiğimizde barış kadını salondaki geniş koltuğa yaptırmıştı ama kendisi ortada yoktu. Etrafa bakınmaya başladığımda gözlerim hemen merdivende elinde ilk yardım çantasıyla aşağıya inen barışa takıldı. Resmen biz yokmuşuz gibi davranıyordu. Şuan daha ciddi bir durumda olduğumuz için bu durumu sonra konuşmaya karar verdim ve sessizce olanları izlemeye başladım. Barış kadının başındaki yarayı temizlemek için kadını çevirdiğinde kızlarda yarayı görmüşlerdi. Ve ikisinede aynı anda ağlamaya başlamışlardı. Suçluluk ve korku onları bu hale getirdiği için normal karşılaşmıştık. Ben onları sakinleştirirken barışta yarayı temizlemeye başladı. Ardından kadına iğne yaptı ve bir kaç malzeme ile yarayı dikmeye başladı. İşini bitirdiğinde yaranın üzerini kapattı ve bandajla başını sardı. Bende o ara kızları sakinleştirmiştim barışın işinin bitmesiyle kızlar ayaklanmış ve Barışa durumun nasıl olduğunu soruyorlardı. Barışsa önündeki malzemeleri toplayıp mutfağa gitti geri geldiğinde soru dolu gözlerle bize bakmaya başladı. Kızlar barışa az önceki sorularını tekrar etmiş ve kadında ciddi bir şeyin olup olmadığını sormuşlardı. "Durumu iyi sadece başına aldığı darbeden dolayı bayılmış. Ben yarayı temizleyip diktim vurduğum iğneden dolayı 1 2 saate anca kendine gelir. Yani korkulacak birşey yok." Barışın bu sözleri üzerine rahat nefes alan kızlar kalktıkları koltuğa geri oturdular. Bense geldiğinden beri nihayet konuşan barışa bakıyordum. Hala beni görmezlikten geliyordu ve bu beni daha fazla sinirlendiriyordu. Ben olayları anlamdırmaya çalıyordum ki içerideki telefonum çalmaya başladı bunu farkeden barış yüzünde garip bir ifade geçti gibi oldu ve ben ne olduğunu anlamadan yüz ifadesi değiştirdi. Telefonumun tekrar çalması ile odaya gittim. Tabi ben gidene kadar arama sonlanmıştı. Ben odaya girip arayanın kim olduğuna bakmak için telefonumu alırken tekrar çaldı. Arayan egemendi "Kızım kaç saattir seni arıyorum nerdessin sen sanada birşey oldu sandım." "Telefonum sarjdaydı yetişemedim." "Tamam neyse Barışı bulamadım senide bu yüzden aradım belki oraya gelmiştir diye" "Evet barış şuan burada." "Orada mı? Yanlış duymadım dimi orada?" "Evet egemen barış burda şuan burası feleket derecede karışık o yuzden hemen buraya gel" "Kızım nee oldu be ne olmuş olabilir?" Olayları kısaca anlatım. Aramayı kapatıp içeri salona girdiğimde kızları yaralı kadının yanı başında oturduklarını gördüm. "Kızlar kadının durumunda bir değişiklik varmı?" "Hayır şuan için bir şey yok. Seni arayan kimdi?" "Egemen barış eve geldimi diye sormak için aramış." "Doğru biz barış için gelmiştik dimi. Şu başımaza gelenlere bak niçin geldiğimizi unuttuk." "Barış nerde peki?" "Üzerini değiştirmek için yukarı çıktı." "Tamam ben ona bir bakayım." diyip merdivenden yukarı çıkmaya başladım. Merdivenin yarısına geldigimde görüş açıma barış girdi beni fark etmemişti anlaşılan çünkü yavas yavaş iniyordu. Tam benim olduğum basamağa gelmişti ki beni fark etti ve gözlerini gözlerime kilitledi. Bir süre ikimizde konuşmadık sadece bakışımıştık bu süre zarfında yüzündeki anlam veremediğim kırgınlık ve öfkenin izlerinin nedenini düşünüyordum. Bu sessizlikten sıkılmıştım bu yüzden konuşmak için ağzımı açmıştım ki beni geride bırakıp merdivenden indi. Açıkçası bu tavrına çok kırılmıştım, hak etmediğim bir tavırdı bu. Oysa ben ondan haber alamayınca çok endişelenmiştim ona ulaşmaya çalıştım. Ama görüyorum ki bu onun için pekte önemli değilmiş. Onun bu tavrına daha fazla katlanmamak için önce polisi daha sonrada en yakın taksi durağının numarasını tuşladım, bulunduğum yerin adresini verdim. Aşağıya indiğimde salona ilerledim o sırada mutfaktan telefonla konuşan barışın sesi geliyordu, anlaşılan telefonunu arabadan almıştı. Kızların yanına oturduğumda olayları öğrenmek için "Kızlar anlatın bakalım bu kadın kim? Ve siz neden kadını yaralamak durumunda kaldınız?" "Bu kadını tanıyoruz. Biliyorsun ki egemenin isteği üzere yanına gelmek için evden ayrıldık." O ara telefon görüşmesini bitirmiş olan barış salona geldi. Sibelde onun gelmesiyle konuşmasına ara verdi. Barış önce elindeki telefonu arzuya verdi demek ki telefonunu almamıştı. Daha sonra ise yaralı kadının yanına gitti ve kadının gözlerine baktı yarasını kontrol ettikten sonra tekli koltuğa oturdu. Bu durum canımı sıksa da aldırış etmedim. "Devam et sibel," "Buraya geldiğimiz de barışın arabasını gördük demek ki eve geldi diye içimiz rahatlamıştı. O yüzden içimiz rahat bir şekilde arabayı park edip bahçeye geldik. Bahçeye geldiğimizde kulubenin olduğu tarafta sesler geliyordu. Önce onların siz olduğunu sandık o yüzden gelmek istemedik ama seslerin size ait olmadığını anlayınca oraya ilerledik."-sibel "Biz kulebeye yaklaştığımız esnada elektirikler kesildi. Ama kadınla adamı rahatlıkla görüyorduk. Biz kim olduklarını anlamak için tekrardan yanlarına gitmek istediğimizde adam kadına vurmaya başladı o ara bizde kulubenin yanındaydık o yüzden hemen oradaki kürekleri aldık. Ve yanlarına gittik amacımız sadece korkutmaktı ama kadına tekrar vurunca bizde adama vurmaya başladık. Karanlığın etkisi ile kadınada vurduk. Kadın yığılıp kalınca adam kaçtı. "-arzu " Çok korktuk zehra ne yapacağımızı bilemedik. Yaşıyor mu? yaşamıyor mu? diye bile bakamadık. Sen geldiğinde de korkudan ne yapacağımızı bilmiyorduk. Sonrasını biliyorsun zaten. "-sibel Kızlar gerçekten korkmuşlardı. Çünkü tekrar anlatırken bile yüzlerine korku oturmuştu. Kızların konuşması bittiğinde polisler geldi. Önce benim ardından barışın daha sonrada kızların ifadesini alırken yaralanan kadında uyandı. Bizleri görünce biraz tedirgin olsada polisleri görünce içi rahatlamış olacak ki yüz ifadesi değişti. Polisler ona " Hanfendi konuşabilecek durumda mısınız? " " Evet şuan iyi gibiyim de ben neredeyim?" "Şuan yaralanmanın olduğu bahçenin içindeki evdesiniz. Eğer durumunuz iyiyse ifadenizi almak. İstiyoruz." Kadın biraz daha toparlanınca "Tabi memur bey" "Öncelikle isminizi ve neden özel mülk içine girdinizi öğrenelim?" "Adım Sevda Aksoy memur bey. Buraya geldim çünkü burası benim evim ve burayı eşim bilmiyordu. Bu yüzden buraya geldim. Ama beni takip etmiş olmalı ki buraya geldi." "Burası sizin eviniz mi sevda hanım ama burası barış beyin evi olduğunu öğrendik." "Evet memur bey ben bu evi barış beye kiraladım. Size söyle anlatayım memur bey ben eşimden boşamak için dava açtım ama o kabullenmedi bu yüzden beni her gördüğünde sıkıştırıyordu. Ve artık şiddete başvurmuştu. Yine bana şiddet uygularken evden kaçtım ve mardine kadar geldim. Çünkü burayı eşim bilmiyordu bu yüzden kendimi korumak için buralara kadar geldim. Buraya gelirkeb evi kiraya verdiğimi unutmuştum. Zaten bahçeye geldigimde hatırladım ama çok geçti eşim beni takip etmiş. Beni barış bey için terk ettin diye tartışmaya başladık ama oyle birsey yoktu ben bana şiddet uyguladığı için onndan boşanmak istemiştim ama o bunu kabul etmedi. Sonra gördüğünüz gibi bu olay yaşandı bizi tartışırken de bu gördüğünüz kızlar geldi ve kürekle ona vurmaya başladılar beni korumak istediler ama karanlıktan dolayı banada denk geldi sanırım çünkü ondan sonrasını hatırlamıyorum. " Memur beyler kadının ifadesinin ardından sevda hanımla birlikte evden ayrıldı. Tüm bunlar olurken egemen gelmişti ama ben bugünkü olaylara ve barışın tavrına daha fazla katlanmak istemedigim için kalkmıştım. Zaten polisler buradayken takside gelmişti bu yüzden evden çıkar çıkmaz taksiye binmiş ve kendi evime gitmek için taksiciye adresi vermiştim. Yol boyunca olanları düşünmüştüm ama ne olduğu hakkında en ufak bir fikir edinememiştim. Eve geldigimde doğruca kendimi odaya attım. Kendimi sıcak suyun altına attığımda üzerimdeki huzursuzluğu atmaya çalıştım. Duştan çıktığımda üzerimi hemen giyindim ve yatağıma geçtim. Günün sonunda yine aklımda o vardı. Anlaşılan ona erken şans vermiştim....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE