Sesler

1195 Kelimeler
Kahvaltıdan sonra erkekler görevlerinin olduğunu bu yüzden gitmeleri gerektiğini ama akşam yemeği için tekrar toplanacağımızı söyleyerek evden ayrılmışlardı. Ben onların gitmesiyle leyla teyzeye "sen kızlarla kaynaş bende ortalığa toplayayım" dedim. Anında itiraz etmişler ardından ortalığı toplamaya başlamıştık. İşimiz bittiğinde onlar salonda oturmuştu bende eşyalarımı toplamak için izin isteyerek odaya çıktım. Odaya girdiğimde bu odada kaldığım ve uyandığım ilk günü hatırladım. Karşımda uyku sersemi olan ve aynı zamanda mahçup bir barış vardı. O görüntüler gözümde canlandıkça yüzümde bir gülümseme oluşmuştu. Ben o anları tekrar yaşarken bir yandanda üzerimdeki dün giydiğim elbiseyi değiştirmek için kendime bol pantolon ve bir gömlek çıkararak giyinmeye başladım. Daha sonra eşyalarımı toplayıp odadan çıktım. Aşağıya indiğimde leyla teyze kızları sorguya çeker gibi bir hali vardı. Kızlar beni görür görmez kaçar gibi hemen yanıma geldiler. Bende o sıra elimdeki küçük çantayı merdivenin yanına bıraktım. Onların yanıma gelmesiyle "Kız hadi anlat meraktan ölcem" - sibel "Aynen öyle valla bende merak ediyorum." - arzu Onlardan açamayacak oluşumu kabullendim ve leyla teyzeye dönüp "Leyloş sultan hadi bahçeye çıkalım orda muhabbete devam ederiz. " Onlarında onayını aldıktan sonra güzel havanın tadını çıkarmak için ve sorularına cevap vermem için dışarı çıktık. Dışarı çıktığımda havanın sıcaklığı kış ayında olduğumuza inanamayacak kadar güzeldi. Öyle ki iki hafta sonra kış gelmeden yeni yıla girecektik. Ve bu yeni yıl benim için güzelliklerle gelecekti. Aslında bu yılın başlarında önümdeki yılın güzelliklerle dolu geçeceğinin ip uçlarını vermişti ve ben şuan ki güzel anılarımı yaşayacağımı asla tahmin etmezdim. Askerlik hayatımın her evresinde görev yerimi mardine denk getirmeye çalıştım ama asla istediğim olmamıştı. Kısmet işte zamanı olduğu için nasip olmamıştı. Bende artık bu isteğimi göz ardı ettim ve istemeyi bıraktım. Artık tayin zamanları geldiğinde tercih yerlerimde en son Mardini yazar olmuştum. En son tayin zamanın da da yine tercihleri yapmıştım ama beklenti içinde olmak istememiştim. Sonuçlar belli olduğunda yine başka bir yer çıktığını düşündüğüm için sonuca hiç bakmamıştım. Üzerinden neredeyse bir hafta geçmişti ki kapım çalındı. İçeriye komutanım girmişti aynı zamanda arkadaştıkda. "Gözün aydın zehra sonunda istediğin yere tayinin çıkmış. Hayırlı olsun. " Görevdeyken soyisminle hitap ederdi. Görev dışındayken de adımla hitap ederdi. Şimdide ismimle hitap edince arkadaşlık moduna girdiğini anlamış oldum böylelikle rahat konuşmaya başladım. "Emin misin makbule? Ben inanamıyorum." "Sen bakmadın mı sonuçlara?" "Hayır yine başka yere çıkmıştır diye bakmadım." "Ee inanmıyorsan bak o zaman" demişti.. Sonuçlara baktığımda gerçektende tayinim mardine çıkmıştı. O gün nasıl sevinmiştim sonunda istediğime kavuşmuştum. En güzel yıllarımın geçtiği bu yere tayinim çıkmıştı. Ve Ankara'daki görevimi tamamlayıp sonunda mardine ayak basmıştım. Ve bu şehir bana yine güzellikler getirmişti. Şimdi çocukluğumun geçtiği bu şehirde sevdiklerimin yanında ve gönlümde bir sevda ile yoluma devam ediyorum. Kızların beni sarsmasıyla kendime gelmistim. "Hadi zehra bir saattir kamelyada seni bekliyoruz. Bak hala duruyo kız yoksa birşey mi oldu.?Sibel " Yok ya birşey olmadı sadece geçmiş aklıma geldi. O yüzden dalmışım ayrıyeten başka birşey yok. " " Tamam kuzum o zaman kamelyaya geçelim de orda biz de anlat." "Tamam gidelim." Kamelyaya geçtiğimizde olan şeyi anlattım. Ona olan ilk hislerimi ilk etkilenmemi her şeyi tek tek anlatmıştım. Kızlar her olayda her anlattığıma aşırı tepki göstermişlerdi bu durumlar benim alışık olmadığım duygularıdı. Çünkü daha önce kimseyi hayatıma almamıştım ben sadece mesleğime aşıktım ve barış benim ilk aşkımdı. O yüzden bazı şeylere alışık değildim. Kızlar bu konuda bana açıktan tüyolar vermişti ama ben böyle şeylere o kadar yabancıymışım ki anlattıklarına hayretler içinde dinlemiştim ve bu dediklerini yapabileceğimi hic sanmıyordum. Biz muhabbete dalmış giderken leyla teyze elinde tepsiyle yanımıza geldi. Tepside un ve çikolatalı kurabiyeleri vardı. "Ayy kızlar fırındaki kurabiyeleri bekleyeceğim diye ben resmen piştim." Masaya tepsiyi bırakınca "Kızım sana zahmet olmazsa tezgahta ki sıcak sütü de sen getirir misin?" "Tabi leyla teyze hemen getiriyorum." Sibel biraz sonra süt ve bardaklarla yanımıza geldi. Sütü bardaklara doldurduktan sonra bizlere servis yaptı ardından hep beraber güzel sohbetler eşliğinde kurabiyelerimizi yedik. ____________________ Leyla teyze kızları bırakmamış akşam yemeğine kalmaları için ikna etmişti. Kızlarında kalmasıyla dört koldan yemekleri hazırlamaya başlamıştık yemekler hazır olup işimiz bittiğinde salona geçip birer keyif kahvesi içmiştik. Akşam olduğunda ilk ali amca gelmişti ardından da egemen gözlerimin kapıda Barışı beklediğimi farkeden egemen "Barış gelmedi mi?" diye sordu, "Senle gelecek sanıyordum." "Yok hayır benim işim uzayınca ona beni beklememesini söyledim. Oda çıkmıştı siz konuşmadınız mı hiç?" "Ne demek erken çıktı banada senle birlikte geleceğini söylemişti. Başına birşey mi geldi acaba?" "Tamam merak etme bir arayalım" Hemen onu aramaya başlamıştık ama telefonu çalıyor çalıyor açılmıyordu. "Kesin başına birşey gelmiş olmalı yoksa telefonuna bakardı. " "Tamam zehra sakin ol belki eve gitmiştir. Ben şimdi evine gider bakarım. ." "Doğru bende geliyorum birlikte gidelim." "Hayır sen burada kal ben giderim" "Egemen burda böyle bekleyemem bende geliyorum" "Tamam hadi acele et gidelim." Evden çıktığımızdan beri aramaya devam ediyordum ama bir türlü açmıyordu. Benim şarjım bitince egemenin telefonundan aramaya devam etmiştim. Bir süre sonra telefon tamamen çalmaz oldu sanırım kapanmıştı yada şarjı bitmişti. Nihayet evine yaklaştığımızda barışın arabasını evin önünde park edilmiş şekilde duruyordu. Biz arabadan inip arabanın yanına geldiğimizde telefonunun içinde olduğunu gördük demekki bu yüzden ulaşamıyordum. Peki her şeyi burdayken kendisi nereydi acaba? Egemenle bahçeye girip eve yaklaştık İçerde hiç ses yoktu yinede kontrol etmek amaçlı egemende ki yedek anahtarla içeri girdik. Her yere baktık ama hiçbir yerde yoktu. Bu demek oluyordu ki evde de değildi nerdeydi bu adam. Biraz gözüm kararır gibi olunca sendeledim egemen bunu fark etmiş olacak ki beni hemen salondaki koltuğa oturttu. Bende gözleri kapatıp başımı geriye yasladım ve biraz öyle durdum. Gözlerimi açtığımda egemen elinde bir bardak suyla yanıma geldi. "Sakinleş zehra belki başka birşey olmuştur kötüyü düşünme hemen. Şimdi biraz su iç." Elindeki bardağı alıp biraz su içtim daha fazla içmeyeceğim için sehpaya bıraktım. "Şimdi ne yapacağız ege nereye gitmiş olabilir hiç aklına birşey gelmiyor mu?" "Bilmiyorum inan bilmiyorum. Neyse burada da değil belki eve gitmiştir ben bir evdekileri arayayım." Telefonla leyla teyzeleri aradı ama orayada gitmemişti anlaşılan çünkü yüzünde olumlu olabilecek hiç bir ifade yokktu. "Oraya da gitmemiş degil mi?" "Evet eve gitmemiş. " "Şimdi ne yapacağız peki" "Evde zaten bizimkiler var. Sende burada kal bende aramaya çıkmayım kimin yanına gelirse haber verelim tamam mı?" "Tamam ama ya gelmezse ne yapayım?" "Zehra biliyorsun bir insanı arayabilmeleri için 24 saat dolması gerek. O zaman kadar bir dört bir koldan ararız tamam canım. Şimdi sakin olmana ihtiyacım var. Yoksa seni burda bırakıp aramaya gidemem. İstersen kızları da çağıralım sana destek olurlar." Ardından annesini tekrar arayıp kızların yanıma gelmesini ve bana destek olmalarını söyler. Onlarda onaylamış olacak ki telefonu kapattı. " Birazdan kızlar burada olur bende çıkıyorum tamam mı. Şimdi sajin kal ve barış gelirsa haber vermeyi unutma. " Artık konuşamıyordum sanki sesim çekilmişti bu yüzden sadece başımı sallamakla yetindim. Egemenin evden çıkmasıyla koca evde karanlığın içinde boşlukta kalmış gibiydim. Biraz öylece oturduktan sonra kalkıp dünkü kaldığım odaya girdim telefonumu şarja taktım. Ardından salona döndüğümde elektirikler kesildi Şimdi gerçekten karanlıkta kalmıştım. Bir süre gözlerimin karanlığa çalışmasını bekledim alışıp daha net görmeye başlayınca da az önceki oturdugun koltuğa geri oturdum. Beklemedeyim bir süre sonra bir ses duydum ama tekrar duymayınca kendi kendime duyumsadığıma yordum. Sonra tekrar aynı sesi duyduğumda sesin geldiği yöne parmak ucumda yürümeye başladım. Sesler sanki kazma kürek sesine benziyordu sanki bir kaç insanda konuşuyor gibiydi. Silahımın emniyetini açıp sessizce dışarı çıktım ve seslerin geldiği yere doğru ilerledim. Tam olarak seslerin geldiği yere yaklaştığımda gördüğüm görüntü ile donup kaldım...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE