Dünkü yemekten sonra barışla biraz muhabbet ettim. Barış ve ege üniversiteden arkadaş olduklarını ve bursada da birlikte kaldıklarını ama ayrı hastanede görev yaptıklarını burayada tayinleri çıktığı için birlikte geldiklerini öğrenmiştim. Daha sonra yorgun olduğum için izin isteyip hemen odama geçmiştim.
Uyandığımda namazımı kıldım namazdan sonra kaybettiğim ailem için dua ettim. Daha sonra defterimin başına geçtim. Elimde kalan kalemle öylece deftere bakıyordum. Boğazımda bir yumru vardı ne yapacağımı ne diyeceğimi ne hissettiğimi bilmiyordum. Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama en son kalemi hareketlendirdim.
12/05/2024
Bugün anneler günü. İçim yine buruk. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin bir annesi olsun istiyor. Bir sığınağı olsun istiyor. Şimdi içimi ısıtan sevgileriniz eksik. Yarım kaldım evsiz kaldım en önemlisi de kimsesiz kaldım anne . Babam bizden gidince sende gittin ardından. Sahi o kadar çok mu sevdin babamı? Peki beni?? Yanımda kalmak için neden çabalamadın? Neden benj geride bıraktın...
Daha fazla dayanamadım ve defteri kapatıp çekmeceye bıraktım. Saat 07:00 leyloş sultan uyanmıştır Masada dün aldığım saksıda mor menekşe yi elime aldım ve ayaklandım. Kapıda ege ve barışla karşılaştım.
"O biricik hanım kime o çiçek"
"Sana olmadığı kesin ege"
"Bir kerede tersleme kızım yaa."
"Tamam hadi uzatma. Sen unutmadın değil mi?"
"Unutmadım unutmadım. Hatta siz unutmuşsunuzdur diye sizin adınıza da birşeyler aldım."
"Nasıl ince düşünebilmeyi başardın acaba. Barış kafasını bir yerre vurmadı değil mi bu?"
"Bende şaşkınlık içindeyim. Bu arada bende sizin unutma ihtimali olursa diye bende fazladan hediye aldım."-barış
Şaşkınlıkla birbirimize bakarken egemen
"O zaman zehra ben senden için aldığım hediyeyi vereyim kolye adım. Barış senin adınada saat aldım " - egemen
Diyip elimize tutuşturdu.
"Egemen zehra ,leyla teyze ve sen için restorantta yer ayırttım. Kendi adımada kitap aldım." -barış
"Bende ege ile senin adınada sinema bileti aldım. Bende çiçek."
"Yahu siz niye kendinizi ayırıyorsunuz. Biri restorantta bizim için yert ayırttıp kendini dahil etmiyor. Diyeri sinema bileti alıp kendini dahil etmiyor."
"Tamamda benim ani görevim olabilir diye sinema biletini üçünüze aldım."
"Benim neden istemediğimi biliyorsun egemen" -barış
"Tamam hadi tamam. Anneme sürpriz yapmadan annem bize sürpriz yapacak yine ." -egemen
Hep beraber mutfağa gittik. Leyloş sultan masayı kurmuş bir yadan da hala pişi yapıyordu . Egemen arkasından sarılıp yanağına sulu bir öpücük bıraktı. Leyloş sultan arkasına dönüp bize baktı
" Ah benim güzel çocuklarım. Hadi gelin sofrayı hazırladım. Birlikte güzel kahvaltı yapalım."
"Anne oturmadan önce sana küçük sürprizimiz var."
"Neymiş o sürpriziniz."
Ege barış ve ben birbirimize bakıp aynı anda
"Anneler günün kutlu olsunnn"
Gözleri dolu dolu oldu. Kocaman kucak açtı. Üçümüz birlikte kucağına girdik ve kocaman sarıldık. Hepimiz gülüşmeye başladık. Hediyelerimizi verip tekk tek sarıldık. . Pişen pişilerle birlikte masaya oturduk. Kahvaltımızı yaparken leyloş sultan
"Hediyeleriniz için çok teşekkür ederim canlarım benim. Beni çok duygulandırdınız. Ama anlamadığım bu yemekle sinema neden 3 kişilik? "
"Leyloş sultan beni biliyorsun görev falan çıkar diye öyle yaptım. Yoksa size dahil olmayı çok istedim"
"keşke öyle olmasaydı da sende gelseydin. İstersen senin oldugun bir vakit gidelim."
"Aman anne bırak gelmesin. Film boyunca bize dirlik vermezdi. Rahat rahat güle güle film izleriz yorumda yaparız fenamı?"
"Sen sus sinemada sessiz olunur. Konuşarak izleyeceksen otur evde izle."
Biz ege ile didişirken leyloş sultan
"Oğlum hadi bu kızı anladım. Sen neden restorantta 3 kişilik yer ayırttın?"
"Leyla teyze oğlun ve kızınla kutla istedim anneler gününü."
"Hiç öyle şey olurmu. Sende benim evladısın. Sakın kendini soyutlama. Egemen neyse zehrada sende benim canımın birer parçasısınız."
Kalktı ve barışa sarıldı. Ege hemen kıskandı ve sarılmaya dahil oldu. Leyla teyze bana baktı
"Gel buraya deli kız"
Kalktım bende sarıldım. Sevgi yumağımız dağıldığında leyloş sultan
"Ee o zaman hep birlikte yemeğe gidiyoruz."
"Evet gidiyoruz." - ben ege barış.
"O zaman ali amcanızı arayıp haber vereyim. Zaten bugün eve gelmeyeceğini söylemişti." diyip telefonu eline aldı.
Aramayı başlatıp beklemeye koyuldu. Açılmış olacak ki mutfaktan ayrıldı. Bende saate baktım 08:15 ti.
"Siz ne zaman işe başlıyorsunuz?"
"yarın sabah başlıyoruz." - ege
"Bende yarın işiniz yoksa bana yardım edin dicekktim."
"Ne var ki yarın?" - barış
"Yarın eşyalarım geliyor da kolileri taşıyacaktım. Bana yardım edersiniz diye düşünmüştüm."
"Kaç gibi gelecek nakliye arabası?"
"Öğleden sonra 4 buçuk 5 gibi demişti"
"İyi işim bitince gelirim ben." -barış
"Bende işim bitince gelirim." ege
"Teşekkür ederim. Taman o zaman ben çıkıyorum. Akşam görüşürüz."
İkisinede gülümseyip yanlarından ayrıldım.
Önce bir galeriye uğrayıp arabalara baktım. Daha çok arazi aracı baktığım için galeride az seçenek vardı. İçlerinden birini seçmem gerektiğini anlayınca lacivert olanı seçtim. Devir işlemi için gerekli işlemleri halledip anahtarı alıp yeni arabama bindim. İlk hedefim karargah olup gaza bastım.
Karargaha ulaştığımda aracımı park ettim. Arabadan indigimde yan tarafta benim aracımla aynı olan tek farkı kırmızı rengi olan bir araç durdu. Şoför koltuğunda yüzbaşı mert vardı.
"Günaydın zehra"
"Günaydın mert"
Birlikte odalarımızın oldugu binaya doğru yürümeye başladık.
"Benzer zevklerimizin oldugunu bilmiyordum." - mert
"Evet arazi araçlarını severim. Ama daha çok köpeklerim için arazi araçlarını tercih ediyorum."
İçeri girdiğimizde merdivene yöneldim. Benim merdivene yöneldimğimi görünce yüzbaşı mert te merdivene yöneldi. Merdivenleri çıkmaya başladığımızda
"Demek köpeğin var. Cinsi ne?"
"Evet bir alman bir sibirya kurdu köpeklerim var."
Biraz şaşkınlık la güldü. O gülünce bende güldüm.
"Senden korkmalı mıyım?"
"Bilmem korkmalı mısın?"
Merdivenler bitip odalarımızın olduğu kata geldik.
"Bu arada raporunu bende okudum. Çok güzel yerlere değinmiş sin. Ve gerçekten başarılı bir plan yapmışsın"
"Teşekkür ederim. Gelen bilgiler ışığında planı yaptım. Zaten asıl tebriği ekibimdekiler hak ediyor."
Gülümsedi.
"Neyse ben odama geçeyim"
.
"Peki zehra sonra görüşürüz"
Benim odam binanın sağ kanadında onun ise sol kanadında.
Onu arkamda bırakıp odama geçtim. Öğlene kadar evrak işlerini hallettim. Ezan okunduğunda namazımı kıldım ve yemekhane ye indim. Yemeğimi aldım boş bir masaya oturmuştum ki. Ekip geldi. İzin isteyip masaya oturdular. Yemeklerimizi yedikten sonra ekiple birlikte bize ayrılan yere geçtik akşama kadar gelen istihbaratları değerlendirdik.
Günü bitirdiğimizde eve doğru yol aldım.
Eve geldiğimde herkes hazırlanmış beni bekliyorlardı.
"Ooo leyloşumm tam sultan gibi olmuşsun. Bu ne güzellik böyle"
"Hadi ordan deli kız uğraşma benimle"
"Ama seninle uğraşmayı seviyorum "
Dedim gülerek oda gülümsedikten sonra
"Hadi git hazırlanda çıkalım."
"Tamam sultanım." diyip barışa yöneldim
"Barış gideceğimiz yer şık bir yer mi?"
"Kızım halimizden anlamıyor musun?
Gördüğün üzere takım elbise var üzerimizde" - egemen
"Evet zehra şık bir yer ."-barışa gülümseyip egeye atmıştım
"Gör gör. Göre de biraz medeni ol"
Leyla teyze bizim didişmemizi istemediğinden
"Kızım git üstünü değiştir hadi"-dedi
Odaya çıktım giyeceğim elbiseyi dolaptan çıkarttıp yatağın üstüne koydum. Ardından hızlı bir duş aldım. Üzerimi giydim saçımı kurutup şalımı yapmaya başladım. İşim bittihinde aynanın karşısına geçip üzerimi kontrol ettim. Üzerimde Turkuaz renginde üst tarafı beline kadar düğmeli düz bir elbise vardı beyaz şal takmıştım ardından çekmeceden karışık renkli eşarbı çıkartıp üçgen sekli verdim. Katlandığım üçgen formundaki eşarbı tam ortan olacak şekilde omzuma attım. İnce bir kemer taktım. Eşarbın uçlarınıda kemere iğneledim. Çanta mı ve beyaz rugan ayakkabımı elime alıp aşağıya indim. Beni ilk gören leyla teyze olmuştu.
"Kızım çok güzel olmuşsun. Tü tü tü maşallah."
"Teşekkür ederim sultanım o senin güzelliğin "
"Cidden güzel oluşsun biricik" - Egemen
İltifatlar yüzünden biraz kızarmıştım. Yüzümü barışa çevirdiğimde bana bakarken buldum. Kendine baktığımı görünce oturduğu koltuktan doğruldu. Geldigimde üzerine bakmak aklima gelmediği için hemen onu incelemeye başladım.Üzerinde lacivert bir takım vardı. İçine beyaz gömlek giymişti. Bana bakmaya devam ederken konuştu.
"Bencede çok güzelsin yani güzel olmuş üstün"dedi
"Tamam iltifat faslı bittiyse ben taksi çağırayım. Çünkü ben arabayı bakıma bıraktım ." - egemen
"Gerek yok ben götürürüm sizi."
"Neyle götüreceksin araban yok ki senin" - egemen
"Kim demiş yok diye. Elimdeki anahtarı salladım." Hadi gidelim "
Ayakkabılarımızı giyip dışarı çıktık. Az ilerdeki arazi aracımı gösterdim.
" işte oradaki "
" Kızım şaka yapıyorsun. Bu senin mi cidden? "-egemen
"Hayırlı olsun" - barış
" hayırlı olsun kızım. Allah kaza bela vermesin inşallah" - leyla teyze
Hep birlikte
"amin" dedik
"Hadi bakalım bence gidelim artık."-leyloş sultan
"Ben süreyim topukluyla zor olur."-egemen
"Yemezler canım hadi bininde gidelim."
Leyloş sultan hemen arkadaki yerini almıştı. Bende yerime geçince barışa seslendim
"Öne sen otur. Ana oğul onlar arkada otursun. Gerekirse yolu sen tarif edersin."
Bana şaşkın şaşkın baktı.
"peki olur" - barış
Her kez yerine geçtiğinde aracı çalıştırdım ve yola çıktım. Yaklaşık yarım saat sonra büyük bir binan önünde durduk.
"Siz geçin ben park edip geliyorum"
"istersen bende seninle kalayım" -barış
"Sorun yok ben hallederim."
"Peki sen bilirsin."-barış
Herkez inince perk yeri aramaya başladım. 5 dk nın sonunda bir aracın park alanın dan çıkışını gördüm
Yerine girmek için yanaştım. Çıkınca hemem yerine girdim. Arabadan indim restoranta dogru yürürken arkadan seslenen birini duydum.
" Barkar mısınız Hanfedi park yeri benim hakkımdı."
Ben dönünce ikimizde şaşırdık.