......GEÇMİŞTEN BİR GÜN....
28 KASIM 2015
''Doğru mu anladım. Siz bu daireyi bana sadece dediğiniz fiyata vereceksiniz ve kapora da istemiyorsunuz.
Karşımda ki kadın bıkkınca kafa salladı. Bir eli beline gitti. Eğik duran belini eliyle ovmaya başladı. Geriye doğru yaslanıp belini düzleştirdi.
''İyide neden?''
Kadının kaşları çatıldı. Elini belinden çekip bana doğru uzattı. Önce ona baktım ardından benim bir şey yapmayacağımı anlamış olacak ki kendisi ellerime uzandı.
''Sana daha önce kimse iyilik yapmadı mı kızım''
Gözlerim buğulandı. Bunca zaman o kadar acı şeyler yaşamıştım ki iyilik nedir unutmuştum. Aslında bir nevi haklıydı .Bunca zaman kimse bana iyilik yapmadığı için kendimce yapılan iyiliği de sorgular olmuştum. Derin bir nefes aldım. teyzeden ellerimi kurtardım. Yüzüme dökülen dağınık saçlarımı geriye savurdum. Kadına elimi uzattım. Önce elime ardından bana baktı. Gülümsedi. Elimi sıkıca tuttu.
''Anlaştık o zaman''
Gülümseyerek kafasını aşağı yukarı salladı. O bir alt kattaki evine indiğinde bende kendi evimde bir başıma kalmıştım. İlk defa düzenli bir evim olacaktı. Kirası normalin bir tık altında olsa da onu da kadının iyi niyetine vermiştim. Şu an bundan daha önemli bir sorunum vardı. Ben bu kirayı nasıl ödeyecektim. Bir an önce iş bulmam gerekecekti. Kapım çalındığında olduğum yerde sıçradım. Kapının deliğinden kimin geldiğine baktım. Aslıda az çok tahmin ediyordum kimin geldiğini. Sonuçta ben bu eve bugün taşınmıştım ve daha önce kimseye yeni eve taşınacağımı söylememiştim. Hoş söylesem ne değişecekti onu da bilmiyordum.
''Al kızım börek yapmıştım sabahtan. Acıkmışsındır ye hadi''
Gülümseyerek bana uzatılan tabağı aldım. Teyzede benimle birlikte içeri girdi. Yere bir sofra bezi serip iki tane bardak çıkardım. Teyzenin getirdiği börekten bir ısırık aldım. Damağımda asılın klana tanıdık lezzet bende ağlama hissi uyandırmıştı. Tıpkı annemin yaptığı börekler gibiydi. Annemin aklıma gelmesi ile yüreğimde bir sızı oluştu. Teyzenin dikkatli bakışlarını görünce kibarca boğazımı temizledim.
''Tıpkı annemin yaptığı böreklere benzemiş . Ellerinize sağlık''
Gülümseyerek kafa salladı. O da benimle birlikte börekten yemeye başladı. Damağımda kalan tat beni çocukluğuma alıp götürüyordu.
''Annen, baban ailen ,kimin kimsen yok mu kızım. Bir başına elinde bir çanta ile çıktın geldin''
Kafamı aşağı yukarı salladım. Kimsem yoktu. Kimsem kalmamıştı. Buna ben sebep olmuştum. İnsanların teker teker beni bırakıp gitmesine ben sebep olmuştum.
''Kimsem yok benim''
Teyzenin yüzünde belli belirsiz bir tebessüm oluştu.Eli sırtıma gitti.Usul usul sıvazladı sırtımı.Ağzımda ki lokma koca bir yumruya dönüştü. Gözlerim buğulandı. Gözlerimin önüne babamın gülümseyen yüzü geldi. Annemin sıcacık elleri. Abimin sarılışı. Başım öne düştü. Ağlamaya başladım. Teyze şaşkınca bana bakıyordu.Ben ise onu umursamadan elimde ki börek tabağı ile hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
''Annemi çok özledim''
diye fısıldadım. Olduğum yere çöktüm. Annemin bakışını ,gülüşünü,sesini çok özlemiştim. Kalbimde ki özlem koca bir yumağa dönüşmüş kalbime baskı oluşturuyordu.
''Anne''
diye mırıldandım. Elim kalbimin üzerine gitti. Teyze yanıma gelip bana sarıldı. Başımı omzuna yasladım. Bu kadar ağır olmamalıydı. Bir hatanın bedeli bu kadar can yakıcı olmamalıydı. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
''Tamam yavrum sakin ol''
Teyzenin elleri saçlarımda usul usul dolanmaya başladı. Evimi özlemiştim odamı özlemiştim.Ben buraya ait değildim.Ben evime gitmek istiyordum ama artık bir evimin olmadığını da biliyordum.Gözlerimi kapadım.
''Yavrum anlat bana derdini .Nerede annen bana .Öldüler mi yoksa?''
Başımı olumsuzca salladım. Başımı kadının omzundan kaldırdım. Ağlamak yüreğimde ki sızının üzerine soğuk bir su serpmişti. Yüreğim hala kor alevler içinde yanıyordu .Derin bir nefes laıp yanağımda ki yaşları sildim.
''Beni ..''
Sustum.
Nasıl derdim. Ailem beni reddetti diye nasıl derdim. Boğazım düğümlendi.Yerden destek alarak ayağa kalktım. Tezgahın üzerinde duran sudan bir yudum alıp şişeyi geri yerine koydum.Karşımda duran kadına bakamıyordum ama hareketlendiğini hissedebiliyordum. Karşımda durduğunda ona baktım.
''Ben gideyim sen de yat dinlen.Bir şeye ihtiyacın olursa alt kattayım.''
Gülümsemeye çalıştım. ama galiba sadece dudaklarımı oynatabildim. Başımı aşağı yukarı salladım. boğazımı kibarca temizledim.
''İsminiz?''
Sesim hırıltılı çıkıyordu. Elim istemsizce boğazıma gitti.Boğazımda ince ince yanmalar başlamıştı.Teyze ellerimi tuttu. Gözlerim ona kaydı.
''Benim adım Zehra.Sana ıhlamur kaynatayım ister misin. Boğazına iyi gelir''
Başımı olumsuzca salladım.Gülümsedi. Avuç içlerinde duran ellerimi sıktı. Gözlerim ondaydı. Bu kadına güvenebilir miydim?
Güvenemezdim.
Kimseye güvenemezdim Ama artık dayanacak gücüm kalmamıştı . Artık birilerine güvenmek yaslanmak istiyordum. İnsanların bu kadar acımasız olması normal miydi? H er defasında bir darbe yemiştim.Derin bir nefes alıp çıkıp giden kadına baktım. Arkasından bir süre öylece durdum. Ardından kapıyı kilitleyip yatağın içine girdim. Yorganı boğazıma kadar çektim. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı.
Gülümsedim.
Ağlamak benim için yeyip içmek kadar hayati bir eyleme dönüşmüştü.Ellerimi göğsümün üzerine koydum. Gözlerimi sımsıkı kapadım. hiçbir şey umurumda değildi. Zayıflamak, iştahsızlık bunların hiçbiri önemli değildi. Benim için en zoru uyuyamamaktı. Oysa ki uyumayı ne kadar çok severdim. Babam her sabah gıdıklayarak uyandırırdı beni.Annem yatağımı toplamadığım için kızardı. Abim benimle yastık savaşı yapardı.Daha yeni kendime kitaplık almıştım ama kitaplarımı dizemeden evsiz kalmıştım. Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. Göz yaşlarım durmaksızın akıyordu. Ellerim yumruk oldu. Gözümün önüne o gece geldi.
....GEÇMİŞTEN BİR GÜN....
19 ŞUBAT 2015
Dışardaydım. Kimsem yoktu. Babamın her şeyi duyduğu o geceden beri bir hafta ya olmuş ya olmamıştı. Gidecek yerim yoktu. Her gece başka bir arkadaşımda kalmıştım ama artık beni evine alabilecek kimsem kalmamıştı.Gururumu kolumun altına sıkıştırıp tanıdık sokaklara adım atmıştım. Bir başıma gecenin bir yarısı nereye giderdim. Kapımızın önüne geldiğimde derin bir nefes aldım. Elim zilin üzerinde bir süre oyalandı. Ardından uzunca bastım zile. Ben hep uzun basardım .Annem benim olduğumu anlardı bu tondan. Kapının arkasından adım sesleri geldi.Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırıp başımı öne eğdim. Önce kapının kilidinin açılma sesi geldi ardından kapı aralandı.
''Feraye''
Kafamı kaldıramıyordum. Annemin ağlamaklı sesi ile gözlerimden yaşlar süzülmeye başlamıştı.Ellerim iki yanımda yumruk oldu.
''Kızım''
Omuzlarım sarsıla sarsıla ağlamaya başladım. Başımı kaldırıp anneme baktım. O da benden farksız sayılmazdı. Beni kendine çekip sıkıca sarıldı. Başımı omzuna yaslayıp öylece durdum. Zaman dursun istedim. Annem bana hep böyle sımsıkı sarılsın beni teselli etsin istedim.Annem hep en yakın arkadaşım olmuştu benim.
''Anne özür dilerim''
diye fısıldadım. Belimde ki kolları sıklaştı. Eli saçlarıma çıktı. Usul usul dolandı saçlarımda. Mayıştığımı hissediyordum. Duyduğum adım sesleri ile annemden uzaklaştım.
''Aydan içeri gir''
Babamın tok sesi annemin yüzüne yansıdı. gözleri beni buldu. Elleri usulca ellerime uzandı.Baş parmağı elimin üzerinde daireler çizmeye başladı.
''Aydan içeri gir dedim sana.''
Annem tepkisizce bana bakıyordu. Gözleri bütün vücudumu taradı ardından yüzü buruştu. Dudaklarını sıkıca birbirine bastırdı.Bir eli yanağıma kaydı. Teması ile gözlerim kapandı. yanaklarım ıslanmaya başladı. Annem yanaklarımda ki ıslaklığı kuruladı hızla.
''Zayıflamışşsın annem. Hadi içeri gel''
Gözlerim bir anneme bir de hemen arkasında duran babama kaydı.Yutkundum. Annem elimden sıkıca tuttu. Ayakkabılarımı çıkarmak için eğildiğimde babamın sesi ile dondum.
''Bu eve adım atman için cesedimi çiğnemen gerekir.Şimdi defol gözüm görmesin seni.Senin bu evde bir işin yok artık.''
Buğulanan gözlerim ile anneme baktım.Annem öfkeli gözlerini babama dikmişti. Elimi usulca ellerinin arasından çektiğimde annemin gözleri ışık hızı ile beni buldu.Gülümsemeye çalıştım. Bir adım geriye attığımda başını olumsuzca salladı.
''Hayır bırakmam.Kızım o benim yapmış bir hata'.Affedelim ne olursun.Şu haline bak nasıl zayıflamış.'
Başımı hızla öne eğdim. kimsenin yüzüne bakacak gücüm yoktu.Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım.Babamın adım seslerini duyduğumda gözlerim ona kaydı. Hızlı adımlarla bize doğru geliyordu. Annemin sımsıkı tuttuğu elimi sertçe ayırdı. Annemi arkasına çekip tam karşıma geçti.
''Sen öldün bizim için. Bir daha bu kapıya gelme sakın. Benim bir kızım vardı ..''
Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum babamın gözlerinin içine bakarak. Sesi titremeye başladığında susmuştu.Burnunu sıktırıp derin bir nefes aldı. Gözlerini bana diktiğinde bakışları kalbimde kapanmayacak koca bir delik açtı.
''Benim bir ay parçam vardı ben onu toprağın atına gömdüm.Benim Feraye'm öldü.Sen bizim kızımız,bizim ay parçamız değilsin.Bu eve yabancılar giremez.Artık gelme bu kapıya.''
Yüzüme sertçe kapatılan kapı ile bedenim yere yığıldı.Kapının önünde öylece ağlıyordum.Babamın ay parçasıydım ben.Beni hep ay parçam diye severdi. Annemle adımı çok düşünmüşler hatta ben doğduktan sonra bile koymamışlardı. Sonra babam Feraye koymak istemişti. Anlamı ay parçası demek olduğu Feraye'yi seçmişti. Annemin adı ay anlamına geliyordu benim adımı da bu yüzden ay parçası koymuşlardı.
Yerden destek alarak usulca ayağa kalktığımda merdivenlerde hissettiğim bedenle başım o tarafa döndü. Abim omzunu duvara yaslamış öylece bana bakıyordu.Yanaklarımda ki yaşları kuruladım.Ona doğru bir adım attım.
''Abi''
Eliyle beni durdurdu. başımı olumsuzca salladım.Herkes sırtını dönmüştü bir anda bana. Abim bana doğru geldi.Tam karşımda durup gözlerimin içine baktı.
''Nasıl yaptın bunu bize?''
Başımı öne eğdim.Yanaklarım tekrar ıslanmaya başlamıştı.Ellerim iki yanımda yumruk oldu. Pişmandım.Köpekler gibi pişmandım.
''Hiç mi düşünmedin bizi?''
Elim abimin eline doğru uzandığında ateşe değmiş gibi çekti elini. Bakışlarım ona kaydı.Az önce dokunduğum eline bakıyordu. Tiksinerek. Ardından aynı bakışları beni buldu.Elini arka cebine atıp cüzdanını çıkardı. İçinde ki tüm parayı çıkarıp avuç içime hapsetti.
''Bir daha gelme buraya.Ne olursa olsun gelme.Sen öldün''
Arkasını dönüp zile bastığında avuç içimdeki para ile öylece duruyordum arkasında.Babam kapıyı açıp önce abime sonra bana baktı. Gözleri bir an elimde ki paraya kaydı. Abim bana bir kez olsun bakmadan ayakkabılarını çıkarıp içeri girdi.Gözlerim babamdaydı. Yanaklarımdan sayısız yaş süzülüyordu.İçeriden annemin ağlama sesleri geliyordu. Babam tam karşımda öylece duruyordu.
''Baba''
Sesimi duyduğu anda kapıyı sertçe yüzüme kapadı.Ben o gün evimi,ailemi kaybettim.
Ben o gece kendimi kaybettim.
Artık babamın ay parçası değildim.
Ben artık Feraye değildim.