Bedenim olduğu yere yığıldı.Gözlerim açık bir şekilde yıldızlara bürünmüş gökyüzünü izliyordum.Dudaklarımı aralayıp nefesimi yavaşça dışarı üfledim.Sırtımda keskin bir acı peyda oldu ve ben tekrar nefesimi tuttum.Sırtımdan vücuduma doğru keskin bir acı yayılıyordu ve ben her nefes alıp verişimde tüm vücuduma sanki elektrik çarpıyordu.Gözlerimi kapadım.Acınınhafiflemesini bekledim ama geçmiyordu.Tüm bedenim titriyordu.Onun kokusu iliklerime kadar doluyordu ama acıma hiç fayda etmiyordu.Gözlerimi araladım. Ardından şaşkın gözlerle o bana doğru eğildi.Dizlerinin üstüne çöküp bana bakmaya başladı.Sadece bana bakıyordu.Hiç kımıldamadan bana bakıyordu.Sırtımda ki keskin acı giderek artıyordu.Nefes alıp verdikçe sana bir bıçak saplanıyordu.Gözlerim onun gözlerini buldu.Bir umut hala onda bir şeyler görmeyi bekliyordum ama o hiç hareket etmeden öylece duruyordu.Gözlerimiz birbirine değdiğinde derin bir nefes bıraktı.Elleri saçlarının arasına girip sertçe asıldı.Takatim olsa onu durduracaktım.
Biliyorum ben bir salaktım.
Vurulmuştum ve hala onu düşünüyordum.Bakışları benden kayıp arkamda bir noktaya kaydığında düşüncelerimden sıyrılıp baktığı yere bakmaya çalıştım fakat bu daha çok canımı acıtmaktan başka bir işe yaramadı.Dudaklarımın arasından ince bir çığlık karanlığa karışıp kayboldu.Gözleri kısa bir an bana kaydı ardından yerden destek alarak ayağa kalktı.
Nasıl yani gidiyor muydu?
Kalbimede bir şimşek çaktı.Gözlerimden yaşlar peş peşe süzülüyordu.Neden bu adamı sevmiştim.Dünya üzerinde sadece o mu kalmıştı da ben bu adamı sevmiştim.En kötüsü de onu sevmekten pişman değildim.Bir kez daha olsa bana yaşattığı her şeye rağmen ben yine onu severdim.Bu düşünce daha da çok canımı yaktı.
Kendimi o kadar değersiz ve ucuz hissediyordum ki sırtımda ki kurşun yarasından saha çok canımı yakıyordu bu düşünceler.Tepemde öylece dikiliyordu ama bana değilde arkamda ki noktaya kitlenmişti gözleri.Ardından bize doğru yaklaşan adım sesleri duydum.
‘’Derdin ne senin?’’
Bir an bana dediğini sandım ama sonra fark ettim ki ayak seslerinin sahibine söylüyordu.Adım sesleri git gide bana doğru yaklaşıyordu.Kafamı hafif arkaya attığımda ağzım açıldı.Dünyalar güzeli bir kadın bize doğru geliyordu.Üzerinde ateş kırmızısı bir mini elbise vardı.Dudakları da tıpkı elbisenin kırmızısındandı.
Bana doğru geldi.Üstünde ki mini elbiseyi zerre umursamadan olduğu yere çöktü.Gözlerim kızın yeşil gözlerine kaydı.Nefesimi tuttum.
Kimdi bu kadın?
O ise beni hiç umursamadan omuzlarımdan tuttuğu gibi ters çevirdi.Acıyla çığlık attım.Gözlerimden yaşlar boşalmaya başlamıştı.Nefesimi tutup acının hafiflemesini bekledim.Canım çok yanıyordu. Aslında şiddetli ağrılara alışkındım daha önce daha da fazla acıya katlanmıştım.
‘’Napıyorsun sen?’’
Onun sesi ardından sıcak elleri omuzlarımı kavradı.Cenin pozisyonuna yakın bir pozisyonda durmuş acının az da olsa geçmesini bekliyordum.Geçmiyordu .Endişe dolu gözlerle bana baktı.Sıkıca sarılsın bana istiyordum.Sımsıkı sarılsın hiç bırakmasın istiyordum.Gözlerim kadına kaydı.Güzeldi.Evet şu an bu haldeyken bile onu kıskanıyordum .Salaktım.
‘’Önemli bir yara değil.Kurşun çıkışını göremedim ama sıkıntılı bir yerde değil.Gidelim.’’
Kaşlarım çatıldı.Bu kadın kimdi?Ben şu an ne yaşıyordum.Ayrıca yaram bu kadar acıyorken nasıl önemli bir yara değil diyebilirdi.Zihnimde bir yerlerde sadece su kelime yankılanıyordu.
Gidelim.
Gidelim.
Nasıl yani beni bu halde bırakıp o kadınla gidecek miydi?Üstelik bu kadın beni vurmuştu.Başımı kaldırıp ona baktım.Elleri hala omzularımdaydı.Göz göze geldik.Tepkisizce ona bakıyordum.Gözlerimden yaşlar akmak için yoğun bir mücadele içersindeydi ama olabildiğince kendimi sıkıyordum.Pek başarılı olamıyordum tabi.
‘’İyi değil onu burda bırakamam’’
Yavaşça nefesimi bıraktım.Parmakları yanaklarımda ki yaşları kuruladı.Dokunuşu sıcacıktı.İlk elimi sıktığı gün gibi yumuşacıktı.Gözümü ondan ayırmyordum.Beni bırakmamalıydı beni burada böyle bu halde bırakıp gitmemeliydi ama ona gitme de diyemezdim çünkü o benden gideli çok olmuştu.
‘’Burda bir dakika daha kalırsak biteriz.’’
Gözleri benden arkamda duran kadına kaydığında gözlerimi sıkıca yumdum.Gitmesin istiyordum.Omzumda ki elini çektiğinde üşüdüğümü hissettim ardından yanağımda duran eli de terk etti bedenimi.Gözlerim onun gözlerine kaydı.Aramıza kırmızı elbiseli kadının sesi girdi.
‘’Merak etme yardım on dakikaya gelmiş olur.’’
Başımı olumsuzca salladım. Uçsuz bucaksız bu yerde gecenin bir yarısı beni tek başıma bırakmamalıydı.
Beni bırakmamalıydı.
Gözleri gözlerimdeydi. Sanki gitmek istiyordu ama bir yandan da beni burada bırakmak istemiyordu. Zorlukla elimi havaya kaldırıp eline tutundum. Gözleri birleşen ellerimize kaydı. Sırtımda ki kurşundan dolayı nefes almak bile çok zorken konuşmak canımı çok yakacaktı biliyordum ama belki işe yarardı.
‘’Gitme’’
Diye fısıldamaya yetti gücüm sadece. Kaşları çatıldı. Arkamda ki kadının oflama sesi kulaklarımda yankılansa da şu an tek umurumda olan karşımda duran çatık kaşlı adamdı.Yutkundum.İçten içe gitmemesi için dualar ediyordum.
Garip bir şekilde giderse bir daha onu göremeyecek gibi hissediyordum.Başımı olumsuzca salladım.Parmakları tekrar saçlarının arasına girdi ve sertçe asıldı.
Kararsızdı.
En azından kafası karışmıştı öyle değil mi?
Bu iyi bir şeydi.
Ve ben koca bir aptaldan başka bir şey değildim.
Öfke dolu gözlerimi ona diktim.Şu an tek istediğim boğazını yapışıp onu öldürmekti.Sadece bir istekti.Oysaki kendime onu öldüreceğime dair söz vermiştim o gece.
‘’Beş dakikamız kaldı.’’
Arkamda ki kadının sesi ile gözlerimi devirmek istiyordum. Nereden çıkmıştı bu kadın hem ayrıca beni vurmuştu ve nasıl bu kadar rahat davranabiliyordu. Hem birbirlerini nereden tanıyorlardı. Parmakları yanaklarımda dolandı. Ardından bana doğru eğilip alnıma sıcak bir buse kondurdu. Gözlerim kapandı.
Gidecekti.
Gidecekti ve ben onun gidişini görmek istemiyordum.
İnsan kendine bunun yapar mıydı?
Neden kendi kendime acı çektiriyordum.
Unutmak bu kadar zor olabilir miydi?Unutmak bu kadar acı verici olabilir miydi? Acı hafiflemez miydi?Acı hiç dinmez miydi?Neden benim acım hiç bitmiyordu.eden ben bu adamı hiç unutamıyordum.Neden ondan başka kimseyi sevemiyordum.Başkasını sevmek istiyordum.Canım yandığında çekip gitmek yerine bana sımsıkı sarılacak birini sevmek istiyordum.Ellerim üşüdüğünde cebine sok demek yerine ellerimi avuç içlerine hapsedecek bir adamı sevmek istiyordum.Beni kardeşi, gibi gördüğünü söyleyen bir adamı sevmek istemiyordum.Ben beni bu halde bırakıp giden bir adamı sevmek istemiyordum.
‘’Özür dilerim.’’
Dudaklarımı sıkıca birbirine bastırdım. Yanaklarım tekrar ıslanmaya başlamıştı. Onun gözleri önünde ağlamak istemiyordum.En son olması gereken buydu.Daha da acınası bir duruma düşmek istemiyordum ama göz yaşlarıma da hakim olamıyordum.Ağladıkça sırtımda ki yara sızlıyordu. Sanki gözyaşlarım oraya değiyordu ve yakıp geçiyordu.Benden uzaklaştığını hissettiğimde gözlerimi araladım.Buz gibi zeminde öylece yatıyordum.Canım yanıyordu,kalbim acıyordu,üşüyordum,ağlıyordum.
Yalnızdım.
Yapayalnızdım.
Gidiyordu.Beni burada bir başıma bırakıp o kadınla gidiyordu.Ne olmasını bekliyordum ki zaten.Her zaman böyle olmuştu.O sessiz sedası gitmişti bense sadece onun gidişini izlemiştim.Gitmeliydi de zaten.Kalması benim için hiçbir şey ifade etmeyecekti .Bir an önce gitsin istedim ana kokusu hala etrafımdaydı.Gözlerimi sıkıca yumdum ayak sesleri artık daha da uzaktan geliyordu.Nefesimi tutup bir an önce buradan gitmeyi diledim.Sırtımda ki acı dayanılmaz bir hal almıştı.Bedenimin uyuştuğunu hissediyordum.Canım yanıyordu ama her şeyden önemlisi yalnızdım.
Beynimde yankılanan düşünce canımı mümkünmüş gibi daha çok yaktı.Ben uzun zamandır kimsessizdim.Ailem beni o gece terk etmişti.Hiç arkadaşım kalmamıştı.Ben onun yüzünden tüm ailemi kaybetmiştim.Ben onun yüzünden her şeyimi kaybetmiştim ve hala onun arkasından yaş dolu gözlerle bakabiliyordum.
Kimsesizdim.
Yapayalnızdım.
Gözlerim kapanmadan önce son gördüğüm gökyüzünde ki benim aksime ışıldayan yıldızlardı.