"Melike!" diye haykırdı Zeki, panikle sevdiği kadının başını elleri arasına alırken. Kaan bir an bile duraksamadı. “Dur, arabayı getiriyorum hemen!” dedi telaşla uzaklaşırken. Zeki yere yığılan genç kadını sarsmamaya dikkat ederek kollarına aldı. Başı bedeninden gevşek bir şekilde geriye doğru düşen Melike’nin solgun yüzündeki acı dolu ifade yüreğini dağladı. “Dayan Melike, ne olur dayan,” diye yalvardı, gözleri dolu dolu. Yarı baygın durumdaki Melike’yi Zeki ve Kaan, zamanla yarışarak hemen en yakın hastaneye yetiştirmeye çalışıyorlardı. Şehir, çoktan uykuya dalmış, gece yarısının sessizliği sokaklarda yankılanıyordu. Araba, ıssız sokaklarda hızla ilerlerken Zeki arka koltukta Melike’nin başını göğsüne yaslamış, dudaklarında bir kıpırtı, dua ediyordu. Kaan ise direksiyonu tüm gücüyle

