Zorda olsa hepsi birbirinden ayrılmış ve gözyaşlarını silmişlerdi. Çok zor bir dönemden geçiyorlardı fakat beraber olduktan sonra atlatamayacakları hiçbir şey yoktu. Bir arada olup birbirlerine güç olacaklar, zor zamanları omuz omuza geçireceklerdi. Güneş onlar içinde doğacaktı. "Şimdi şuraya oturup ağlayacağım.!" Arkalarından gelen sesle oraya döndüler. Adel hariç hepsinin yüzünde ufak bir gülümseme vardı. O ise kim olduğunu bilmediği için şaşkınca bakıyordu kısa boylu, tombul kadına. Başında yazması, üstünde örgü yeleği, ayağında örme patikleriyle çok tonton biriydi. Adel kadını tanımasa bile içi sıcacık olmuştu. Kadın bir kaç adımda yanlarına ulaşıp herkesi es geçerek ikinci oğluna, Kurtbey'e sarıldı. "Annem biz hep senin yanındayız oğlum. Meriç'im erken gitti ama böyle olması

