Şeref’in adamı haysiyet Şeref’in söz verdiği gibi beni sağ salim kapımın önüne geri getirdi. Arabadan indiğimde bacaklarım titriyordu. Kaldırıma çöktüm ve eşyalarımı yanıma bırakmalarını izledim. “Siz eve girene kadar bekleyebiliriz Umay hanım,” dedi haysiyet kibarca. Abisinin sözünü dinleyen akıllı bir çocuk. “Gidin,” dedim öfkeyle. Biraz daha muhattap olursam saçımı başımı yolmaya başlayacağım. Arabaya bindiler ve saniyeler içinde kayboldular ortalıktan. Onlara dair görebildiğim son şey plakaları oldu. Başımı dizlerimin arasına aldım, ellerimi birbirine kenetleyerek başımın üzerine kapattım. Kendimi dünyaya kapatmaya ihtiyacım vardı. Ne kadar öyle kaldım bilmiyorum ama birinin adımı bağırdığını duydum. Kartal. “Umay!” diye adımı ünledi ve koşan adımları gittikçe yaklaştı. Dibimde

