Biz ablamla birbirimize bakışıp kalmıştık. Gelen kadın ve adama, ardından giren halam ve kızına sonra da birbirimize. “Ben haber verdim abi,” diye öne atıldı halam. Gururlu vakur tavrı iyi iş başardığı için tebrik bekleyen ayın elemanı havasındaydı. “Niye?” diye sordu babam beklediğinin tam zıttı azarlar gibi. “Annen gelmiş yaptığına bak.” diye kızdı babannemiz olan kadın. “Siz de kalkın öpün elimi bakayım!” Çoktan elini uzatmıştı öpelim diye. Annem ölürken neredeydin sen? Dik dik bakmakla yetindiğimi görünce elini benden yana uzattı. “El öpmekle baş eğilmez.” “Annemi istemeyen bir kadının elini öpersem başım eğilmez, kopar.” Kaşlarımı çatmış öfkeyle bakıyor olmalıyım ki ablam yanıma gelip dikildi. “Umay haklı. Annem kanser olduğunda, biz hastanelerde sürünürken neredeydiniz?” “

