Saruhan’ın gelişiyle ortalık birden hareketlenmişti. “Merhaba,” dedi Saruhan efendi bir tavırla. Ben kahveye gel derken bundan bahsetmiyordum sevgili Saruhan. Gizli gizli gelmen, bahçede kahvemizi içmemiz ve gitmen gerekiyordu. “Yanlış bir zamanda mı geldim?” “Yok baco çok doğru zamanda geldin,” dedi Aras sırıtarak. Baco ne Aras? “Boca? Ne?” Saruhan anlamamıştı ama bizimle iletişimi kesip babama döndü. “Çok geçmiş olsun Tuğrul abi,” dedi ve elindekileri bana uzattı. “Hoş geldin canım,” dedim ve sarılmak için uzandım. Benim rolleniş hızı peki? Yanak yanağa öpüştük. “Ne oluyor?” diye fısıldadı Saruhan kulağıma. “Ne olmuyor ki,” dedim dertli dertli. Saruhan elbette bir şey anlamamıştı ama yanıma dikildi. Hamide ve Tarık bizi izliyordu. “Biz de tam senden bahsediyorduk,” dedi Aras

