Ana yemekler bitmişti. İki kadeh daha şaraptan sonra bende gerginlik merginlik kalmadı, baya da keyfim yerinde. Saruhan’ın da muhabbeti çok iyiymiş bu arada. O bana Londra’dan anılar anlatıyordu ben ona üniversiteden. “Benim seninki gibi aksiyonlu hayatım yok tabi,” dedim uğraşarak. “Benim ne aksiyonumu gördün? Ama gezdik fingir fingir yalan değil.” Saruhan bir kadehi geveliyordu masaya oturduğumuzdan beri. Sarhoş değildi. “Ben de gezeceğim bundan sonra. Maaşımı gezmek için yiyeceğim. Tabi hayatta kalmak için gereken harcamalardan para kalırsa.” “Para hiç kalmıyor gerçekten,” dedi kabullenerek. “Yani babamlardan hiç destek almadım daha parasal anlamada ama bazen sırf yemek almaya param gitmesin diye akşam yemeğine gidiyorum onlar. Mevlütlerde pilav yiyorum ben ya. Yeni yaşama skille

