"Evet!" Diye inledim. "Evet sevgilim. Senin olmayı çok se- ah... ah... seviyorum Eşref. İçimde olmanı çok seviyorum..."
Dudaklarımdan arsızca dökülen sözler zevk sarhoşluğundandı. Kendime gelir gelmez büyük bir utanç duyacağım bu kelamlar şu anda bana müthiş bir zevk veriyordu.
Eşref'in ettiği kirli sözlere sinirlenen Süreyya gitmişti, yerine bambaşka biri gelmişti. Resmen onun gibi biri olup çıkmıştım. Gerçekten de üzüm üzüme baka baka kararıyordu.
Bacaklarımı omzuna alıp daha derinlerime baskı yapmasıyla gözümden birkaç damla yaş usulca süzülerek yastığa düştü. İnanılmaz zevk alıyordum. Altında kendimden geçtiğim adamın her zerresini hissediyordum.
"Of..." Dudaklarım usulca aralanırken gözlerim kapandı. "Çok büyüksün. Ah... İnanamıyor- ah!"
"Sevgilim değil." Diyerek hırladı ve sert aletini saatlerdir örselediği kadınlığıma çarptı. Öylesine sert öylesine hoyrattı ki! Altında can çekişiyordum. Bedenim sürekli hareket ediyordu. Sürekli hareket halinde olan bedenlerimizin etkisiyle yatakta gürültüyle sallanıyordu. "Kocanın ben senin yavrum. Kocan!"
"Ah!" Kalın siki dibime dayanmıştı. Canımı yakıyordu fakat zevk öncelikliydi. "Daha imzayı atmadık, hatırlatırım- ah hayvan!" Diyerek damarına basmaya çalıştım fakat kendini içime öyle sert çarptı ki, sözlerim dudaklarımda asılı kaldı.
"Dini nikâhımız kıyıldı. Of, kasma kendini yavrum." Omuzlarına aldığı bacaklarımı indirerek bir tanesini sertçe tutup beline aldı. "Bir ay sonra düğünümüz var. Her halükarda bir Tunga'sın güzelim. Kaçışın yok."
"Oh.." Dişlerimi sertçe alt dudağıma geçirerek alttan alttan gözlerine baktım. "Kaçmak isteyen kim?" Diyerek kollarımı omuzlarına doğru uzattım.
İri bedeninin altında resmen savruluyordum. Sert soluklarımız odayı dolduruyor, biz ise hınca hınç birbirimize karışmaya devam ediyorduk. Eşref'in diri ve sıkı kalçaları durmadan hareket ediyordu. Hoşafımı çıkarmıştı!
Kadınlığımın duvarlarını zorlayan sertliği tıpkı bedeni gibi sıcacıktı. Kuytularıma uzanıyor, en derinlerime kadar giriyordu. Altında kavruluyordum. Arada dudaklarıma bahşettiği tatlı ve tutkulu öpücükleri karşılıyor, ellerimi sıcacık pürüzsüz teninde gezdiriyordum.
Ne zaman tatlı öpücüklerine teslim olsa, kadınlığımı döven koca sikinin acısıyla dudaklarından ayrılıp cırlamaya başlıyordum. "Eşref..." Delici bakışlarını birleşme noktamızdan çekip yukarı çıkardı. "Yoruldum, boşal artık..." dedim nazlı bir edayla. Gerçekten de fena hâlde yorulmuştum. Üç haftanın hıncını çıkarmıştı.
"O küçük amın memnun değil mi hâlinden?" Kirlie sözleri kadınlığıma küçük iğneler batmasına sebebiyet verdi. Tüm arzum, koca erkekliğinin yer edindiği kadınlığımda toplandı. Kasılmalarımı o da hissetmiş olacak ki, arsızca gülümsedi. "Deliğinin genişlemesi lazım bebeğim."
Kalın s****i içimden çıkardı. Sularıma bulanmış, ucu morarmaya yakın bir şekilde kızarmıştı. Damarları kabarmıştı. Mantarı andıran iri başını tekrar deliğime yaslayarak gözlerime baktı ve kendini birden içime itti. Çığlık attım. Eşref kasıklarını kasıklarıma yapıştırarak birkaç saniye bekledikten sonra ağır hareketlerle geri çekildi ve tekrar aynı hareketi sergiledi. Bu ağır ama sert vuruşları bir süre devam etti. Her hamlesinde yatakta biraz da yukarı kayıyordum. Öyle ki, başım yatağın demir başlığına dayanmıştı. Eşref'in her hareketinde odaya oldukça yoğun ve erotik sesler doluyordu.
"Ah... Eşref.. yapma.." Hareketleri asla yavaşlamıyordu. Ellerini kafamın üzerine yerleştirerek başlığa çarpmamı engelledi ve sert bir darbeyle s****i kadınlığıma sapladı.
"Sikeyim seni!" Ani bir manevrayla yerlerimizi değiştirdi ve beni kucağına aldı. Hâlâ içimdeydi. Kadınlığımı zorlayan sertlikle gözlerim dolarken ellerimi geniş göğsüne yaslayarak derin bir nefes aldım. Lâkin Eşref'in durmaya hiç niyeti yoktu. "Hadi.." Kalçasını yukarıya doğru bir sert hareketle savurarak içime çarptı.
"Dur!" Sıkıca gözlerimi kapatarak istemsizce yukarıya doğru kalktım ve kalın aletinin baskısından biraz olsun kurtuldum. "Bekle biraz..."
Eşref sessizce hareket etmemi beklerken yakıcı gözlerinin odağında yalnızca ben vardım. Yoğun bir aşk ve tutkunun izlerini taşıdığı gözleri üzerimdeydi. Hafifçe doğrularak kalın sikinin üzerinde hareketlenmeye başladım. Ellerimi kalın bacaklarına yaslayarak birkaç defa oturup kalktım.
"Firuze'm." Dedi Eşref ve kolunu belime doladı. "Böyle mi sekiyorsun kocanın kucağında? Hızlan güzelim."
"Eşref.." Elimi kadınlığımın dışında kalan erkekliğine atarak okşamaya başladım. Köküne doğru kalınlığı had safhaya ulaştığı için içime almakta bir hayli güçlük çekiyordum. "Çok kalın burası.." Diyerek okşadığım aletini işaret ettim. "Amım mı parçalansın?"
"Parçalansın," Diye hırladı. "Sikimi öyle sıkı sarıyorsun ki, sikimi saran o küçük amcığını parçalamak istiyorum!" Kucağında öylece duran ince bedenime alttan bir darbe daha vurdu. Çıkan ses kulaklarıma dolduğu an daha fazla tahrik oldum. Seri hareketlerle alttan alttan kadınlığıma pompalamaya başlayan adamın bu hırslı ve tutkulu hâli gözlerimin kaymasına sebebiyet verdi.
"Zıpla hadi!" Elini kalçama sertçe çarparak tiz bir ses çıkmasına sebebiyet verdi. Ellerimi geniş ve kaslı omuzlarına yaslayarak bedenimi usulca kaldırdım ve sertçe aşağı bıraktım. Benim dudaklarımdan firar eden zevkle karışık acı, Eşref'in dudaklarında saf arzuya bıraktı.
"Uf.." Kendimi bir kez daha kucağına bırakarak iri aletinin duvarlarını aşındırmasına izin verdim. Her hareketimde dudaklarımdan anlamsızdır sözler dökülüyor, sızlanışlarım Eşref'in dudaklarına çarpıyordu.
Ansızın dudaklarıma yapışarak küçük dudaklarımı ağzının içine alarak sertçe öpmeye başladı. Hoyrat bi şekilde ağzına alıp emdiği dudaklarını serbest bırakarak kalçama avucunu çarpıp nefes nefese geri çekildi.
"Yoruldu mu benim bebeğim?" İri avucunu enseme yaslayarak okşadı. Ardından ensemde duran elini çekmeden saçlarımı sertçe kavrayıp beni kendine çekerek geniş göğsüne yaptırdı ve yatakta hafifçe kayarak seri hareketlerle alttan amcığıma döşemeye başladı.
"Eşref!" Diye hınçla çığlık attım. Beklemediğim bu hareketi karşısında kafamı hafifçe yana yatırarak omuzuna yasladım. Beni öyle sıkı tutuyordu ki, kollarının esaretinden kurtulmama imkân yoktu. İri s****i her içime çarpmasında sesler yükseliyor, Eşref ise kısık kısık kulağıma inliyordu. "Yavaş olsana, acıtıyorsun!" Dedim ve dişlerimi çıplak omuzuna geçirdim.
Eşref yerlerimizi değiştirerek beni tekrar altına aldı ve kalın s****i tekrar dibime dayadı. Sertçe girip çıkıyordu. Etime vura vura dar kadınlığımı aralıyordu. Her darbesinde iri topları da kalçama sertçe çarpıyordu.
"Seni seviyorum..." Kollarımı omuzlarına doğru usulca çıkararak kalın ensesinden ellerimi kavuşturdum. "Ah... ah... Eşref!" Sert darbelerinden kaçış yoktu. Beni sarsarak hareketlerine devam ediyordu.
"Firuze'm.." Eşref hafifçe gülümsedi ve s****i köküne kadar içime gömerek yakışıklı yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Muazzam bir gülüşün esir aldığı yüzü ışıl ışıl parlıyordu. "Çok güzelsin sevgilim. Tapıyorum ulan sana!" Etli dudaklarını sertçe dudaklarıma bastırarak geri çekildi. "Bana ait olduğu için şükrettiğim tek kadınsın. Senden başka yolum yok, senden başka yönüm yok! Aşığım sana Firuze."
"Ben de..." Diye inledim. "Ben de sana aşığım sevgilim." Alnımı alnına yaslayarak gözlerimi sıkıca kapattım. "Çok aşığım."
"İflahım siktin!" Eşref kalçasını öne doğru savurarak kükremeye benzer bir ses çıkardı ve kremasını oluk oluk içime bırakmaya başladı. "İliğimi kemiğimi kuruttun.."
"Eşref!" Diye cırladım ve omuzuna bir darbe indirdim. "Çıksana be adam, içime boşaldın!"
"Fena mı?" Diyerek güldü ve yüzünde ki keyifli gülümsemeyle içimde sertliğini koruyan s****i hareket ettirmeye başladı. "Küçük bir Şehriyemiz olur."
"Ne?" Sz ağzımdan dökülür dökülemez gözlerim hayretle irileşti. Henüz ilk şoku atlatamadan, verdiği isimle ikinci bir darbe daha almıştım. Göğsümde bir yer inatçılık ve öfke karışımı bir hisle kabardı. "Saçmalama! Çocuğuma o ismi verecek değilim."
"Bak sen şu işe.." Kaşları sahte bir ciddiyetle çatıldı. Dudaklarının kenarında belli belirsiz bir kıvrım vardı. "Nesi varmış? Rahmetli nenemin ismiydi."
"Ciddi olamazsın, Eşref!" Diyerek kollarından kurtulmaya çalıştım fakat beni sıkıca tutarak içime biraz daha gömüldü. "Ah.. Bırakır mısın lütfen!" Dudaklarımdan dökülen kısık inlemeye mani olamadım. Daha az önce boşalmıştı fakat hâlâ daha bir taş kadar sertti.
"Ciddiyim yavrum." Diyerek hafifçe güldü. Resmen benimle eğleniyordu. "Çok zarif bir isim Şehriye. Eski, köklü, gelenekli..."
"Çocuğum alay konusu olur.." Diyerek, daha ortada olmayan bebeğim için dertlenmeye başladım. "Yarın birgün okulda adını söyleseler çocuk travma geçirir, sınıf kahkahadan yıkılır!"
"Çok konuşma.." Diyerek gür bir kahkaha patlattı. "Benim kızımla dalga geçmeye kim cesaret edebilir? Of, sikeyim seni! Kasma kendini Firuze!"
"Daha yeni boşaldın?" Dedim sahte bir kızgınlıkla ve şikayet etmeye başladım. "Kalk artık üzerimden, Eşref. Saatlerdir yataktayız!"
"Bir posta daha atalım bebeğim?" Kafasını boynuma gömerek derimi dişlerinin arasına aldı. "Son bir posta. Of... ateş gibisin!"
"Eşref..." Boynundaki dudakların baskından huylanarak hafifçe kıkırdadım. "Hızlan sevgilim.." Dedim şevkle.
Hızlandı... Zaman, nefesimizle yarışır oldu. Tekrar, yine ve yeniden birbirimize karıştık. Biz birbirimizi sevmeye muhtaçtık. Ve biliyordum ki, mutlak birbirimizi sevecektik.