Yavuzdan... Maralın nefes almadığı bu ülkeye sığamadım.. Altı ay Mardin'de kaldıktan sonra bir sabah kimseye haber vermeden Fransa'ya gittim... Artık mecburi bir durum olmazsa dönmemek üzere hem de... Babam amcam yengem kuzenlerim hepsi dönmem için çok uğraştılar ama ikna edemediler beni.. Bu dünyadan temelli gitmek vardı ya anneme ikinci bir vicdan azabı olmak istemedim.... Yaşıyormusun derseniz sadece nefes alıyorum... Gidişimin üçüncü ayında dayanamadım bir akşam İstanbul uçağında buldum kendimi... Sonrada İstanbul'da da Maralın mezarı başında... Hiç konuşmadan akşama kadar oturup toğrağını okşadım sanki saçlarını okşar gibi... Sonrada geldiğim gibi sessizce döndüm... Bu gidiş dönüşler defalarca tekrarladı... İnsan mezarı bile özlüyormuş tecrübe ile sabit Arada Kürşat la konuşuyoruz

