Korku bedene yayılmış en büyük silahını kafesle siper etmişti. Hayatla birleşen o korku pıtırcığı kalbimin tam ortasında amaçsızca savaş veriyordu. Öyle bir an oluyordu ya insanın her şeyini kaybedeceğini hissetmesi gibiydi. Ciddi duruşu kendinden emin tavrıyla karşımızda duruyordu. Ne sinirli ne de mutluydu. Sadece gözleri Bora'nın üzerindeydi. Yanıma geçip ellerini belime koydu. Ve yüzünde gözlerine ulaşmayan tebessümle ona doğru bakmaya devam etti. Bu sıcak bir gülüş değildi. Bu farklı bir şeydi. Her ne kadar emin olamasam da içindeki yangının soğuk sırıtması sadece dudaklarına yayılmıştı. '' Murat '' Demiş ve ona bakmıştım. Benim onun adını anmasıyla ellerini Bora'ya doğru uzattı ve birbirlerinin ellerini sıktı. Yüzümdeki hayret ikiye katlanmıştı. '' Nasılsın Bora görüşmeyeli '' Ded

