Oteldeki seranın içinde bir ileri bir geri adımlayarak zihnimdeki düşünceleri dindirmeye çalışıyordum. Dün yaşananlar bir türlü aklımdan gitmiyordu. Odadan çıktıktan sonra kimseye görünmeden bir taksiye binmiş direkt olarak otele gelmiştim ve otele gelir gelmez de kimseye görünmeden kendimi çalışma odama atıp tüm gün çalışmıştım ama yine de dünü bir türlü unutamıyordum. Özellikle de öpüştüğümüz an her aklıma geldiğinde vücudum bana tezat bir şekilde adrenalin salgılıyor ve kalbim hızla çarpmaya başlıyordu. İçmek benim neyimeydi acaba? Kafa dağıtmak… Bunlar normal insanların yapabileceği şeylerdi. Ben ise normalleşmeye çalıştığım her gün yeni bir problem bulutu ediniyordum. Sinirle resim çizdiğim köşeye doğru ilerlediğimde kulağıma kulaklıklarımı takarak boş tuvale bakmaya başladım.

