Adını koyamadığı duygular zehirli bir sarmaşık gibi tüm bedenini sarmış, zehrini tenine acı bir şekilde işliyordu. Boynunda hissettiği sızı o sarmaşığın zehri değil, boynuna takılan metalin soğukluğuydu. Aynı zamanda bedeninde gezinen duyguların da kaynağı, o zehirli sarmaşığın kök saldığı yerdi. Luca' nın özel uçağı havalanmaya başlayalı sadece saniyeler olmuştu ki hemen yanındaki cama başını çevirip uzaklaştığı alana baktı. Zor seçilse de hâlâ oradaydı, gidişini izliyordu. Çok değil, sadece 10 dakika önce onun tam karşısındaydı. Gözleri önünde, parmakları teninde. Eli boynuna gittiğinde bedeni o dokunuşu tekrar hatırlamış ve baştan aşağıya garip bir ürpertiyle titremişti. "Luca..." Ağzından sadece ismi dökülmüş, boğazına takılan nefesler konuşmasına engel olmuştu. Az önce duyduğu iki k

