Hayatın kendine ait bir hızı vardı. Bu hız bizim algımızla bazen şelale hızında akıp gidiyordu bazen de düz bir dere yatağındaki gibi usul usul yolunu buluyordu. Bazen koca bir ülkenin içinde bütün mutsuzluklar seni kovalarken bazen de küçük bir karavanın içinde sonsuz mutluluğu elde edebiliyordun. Hayatın kendi içinde bir matematiği vardı ve bu bizler için çözümü imkansız bir denklemdi çünkü çözmeye çalışınca karşına çıkan değişkenler tahmin edilemeyecek sürprizlerle dolu olurdu. Bu denklemin içinde şelaleden dökülen suyun hızında geçen bir karavan macerası sonrası eve dönmüşlerdi ve döndükten bir gün sonra Selim görev için çağrılmıştı. Arzu bir aydır kocasından haber alamamıştı. Evde tek değildi yanında Tülin vardı ama yine de yalnız hissediyordu ve Selim’in geleceği günü dört gözle be

