Önizleme
"Ana kız çok küçük!Olmaz diyorum!"
Mukadder hanım ikna etmeye çalıştığı oğlunun çatık kaşlarına bakarak konuşmasına devam etti.
"Neresi küçük oğlum.Ben onun yaşındayken kardeşine hamileydim."
Oğlunun sert bakışları aniden kendisine dönünce yerinde kımıldandı zavallı kadın.
"Yapma Boran'ım,gel kabul et bu kızı.Yaşın kaç oldu hâlâ evlenmedin.Millet konuşmaya başladı artık.Üzüntüden gözüme uyku girmiyor benim oğlum.Gözüm açık mı gideyim istiyorsun bu dünyadan?"
Boran içinde kaldığı duruma içinden küfürler savururken hâlâ onu ikna etmeye çalışan annesinin sesi geliyordu.Artık ezberlediği bu sözleri duymak onun için bir şey ifade etmiyordu.Oturduğu yerden ayaklanacağı sırada annesi hemen koluna sarılıp onu zorlukla tekrar oturtmuştu.
"Dur hele bir kaçma!Kızı göstereceğim sana.Bak bir Leyla gösterdiydi sabah,ben anlamıyorum şu meretten."
Elinde ki akıllı telefonu oğlunun eline tutuşturup umutla bakmasını bekledi.
"Ana!"
"Boran!Sütümü helal etmem sana!"
Boran duyduğu şeyle dişlerini sıkarak annesine baktı.Tehdit ettiği şeyi kulağı duyuyor muydu?İyice çığırından çıkmıştı bu kadın.
Sinirle açtığı telefonun fotoğraf galerisine girdi.
İlk başta bir fotoğraf vardı.
Parmağıyla dokunup açılmasını çatık kaşlarla bekledi.
"Heh budur işte!Şanlıların kızı.Maşallah pek güzeldir değil mi Boran'ım?"
Ekrana göz ucuyla baktı.Güzeldi kız.Çok güzeldi.Siyah saçlarını arkaya atmış, kapkara gözleri ve beyaz teniyle kameraya kocaman gülümsemişti.
Kucağında tuttuğu kediye baktı.Gerçekten çocuk diye geçirdi içinden.
"Ne dersin?Olur değil?"
"Olmaz ana!Çoluk çocuk bakamam ben bu yaştan sonra!
Ayağa kalkarak annesinin telefonu yanına bıraktı ve büyük konak kapısına ilerlerledi.Arkasında ki bağıran annesinin sesini umursamadı adam.
"Olacak Boran!Ben de bu kızı bu konağa gelin getirmezsem bana da Mukadder demesinler!"