Maria gitmek için artık hazırdı şu an gizli geçitin kapısının önündeydik
İki muhafız vedalaşmamızı bekliyordu
Maria'mı alıp gideceklerdi
Maria'nın beline elimi atıp kendime çektim ve sıkıca sarıldım Maria bana karşılık verdi
Onun güzel kokusunu içime çektim bir süre bu güzel kokuya hasret kalacaktım
"Seni seviyorum Maria"
Maria ağlamaya başlayınca ondan ayrıldım ve gözyaşlarını sildim
"Lütfen ağlama dönüp seni bulacağım ve bir daha ayrılmayacağız"
"Sana çok alıştım Hunter ve gidiyor olman beni çok üzüyor"
"Bende üzülüyorum bebeğim ama en çok sen üzüldüğün için üzülüyorum"
"Elimde değil kendine çok dikkat et ve bana sağ salim gel"
"Geleceğim söz veriyorum güzelim hadi ağlama ve git artık"
Maria tekrar bana sarılıp dudaklarını dudaklarıma bastırdı ilk şaşkınlığı atlatınca ona karşılık verdim bir süre öpüştükten sonra dudaklarımı ayırdım
"Seni seviyorum Hunter dönmeni dört gözle bekleyeceğim lütfen çok dikkatli ol"
Bana ilk kez seni seviyorum demişti bunun sebebinin bir süre ayrı kalmak zorunda olduğumuz için olduğunu biliyordum ve tabi eş bağından dolayı beni seviyordu
Zamanla tamamen kendi isteğiyle sevecek kalbinden bu cümleyi söyleyecekti
"Bende seni seviyorum bebeğim sende kendine dikkat et"
Başını sallayıp yürümeye başladı gidişini izlemek kalbimden bir parçayı koparıp onunla gitmesini sağladı bir kaç kez arkasına dönüp baktı tebessüm ederek karşılık verdim
Maria gözden kaybolunca kapıyı kapattım ve saatlerce kapıya yaslı şekilde oturdum
Artık benimde toparlanıp gitme zamanım gelmişti o yüzden kalkıp evime geçtim
Maria'dan
Hunter'den ayrılmak bana çok zor gelmişti hele seni seviyorum dedikten sonra gözyaşlarımı tutamamıştım Hunter belki bilmiyordu ama ben onu seviyordum onu gördüğüm ilk gece ondan etkilenmiştim Lucas yüzünden kalbime mühür vurmak zorunda kalmıştım eğer birine karşı sevgi hissetseydim onu öldüreceğini biliyordum
Lucas benim hayatımda ki en kötü şeydi hala bana ulaşmak için her şeyi yapıyordu bu sefer ne olursa olsun ona teslim olmayacaktım gerekirse ölür hunter'den başkasıyla olmazdım o benim hem kocam hemde mühürlüm'dü
Kalbim sadece onun sevgisiyle atıyordu
Hunter olmasaydı kesinlikle dayanamazdım
Canıma kıyardım
Gizli geçitten çıkıp ormanlık alana girdik biraz yürüdükten sonra bizi at arabası karşıladı ve 4 muhafız daha
At arabasına bindim muhafızlar da atlara binince yola çıktık...
Günlerce yol gittikten sonra bir köye vardık küçük bir köydü Hunter gelip beni alana kadar burda kalacaktım
Köyü daha şimdiden sevmiştim
Bu ülkeye gelmeden önce bizimde köyümüz vardı ayda bir kere gider doğa ile iç içe zaman geçirirdim
Lucas hayatıma girdikten sonra her şey kötüye gitti ve hiç bir şeyden zevk almamaya başladım
Hunter hayatıma girdikten sonra bazı şeyler düzeldi onunla olduğum sürece her şeyin yoluna gireceğine emindim
***
Yaklaşık 1 ay sonra
Yaklaşık bir aydır köyde yaşıyorum Hunter'in geleceği günü sabırsızlıkla bekliyorum onu o kadar özledim ki özlemi içimde büyük bir yangın yeri
Tarlada ektiğim tohumlar fidan oldu her gün gelip onlarla ilgileniyorum büyük ihtimalle sebzelerini yiyemeyeceğim ama olsun geride kalanlar yiyebilir
Bugün içimde bir heyecan var sanki Hunter'i hissedebiliyorum kurdum içimde cıvıl cıvıl
Saatler geçtikçe bir koku burnumu istila ediyor ve işte anlıyorum Hunter bana yaklaşıyor dışarı çıkıp kapının önünde oturuyorum koku gittikçe yaklaşıyor
Artık oturduğum yerde duramıyor ayağa kalkıyorum
Ve işte biraz ilerde bir kaç askeri ile kocam görünüyor
Hemen koşmaya başlıyorum Hunter benim koştuğumu görünce oda koşmaya başlıyor
Yarı yolda beni karşılıyor boynuna atlayıp sıkıca ona sarılıyorum
Hunter beni belimden tutup etrafında döndürüyor şu an o kadar mutluyuz ki
Kendimi tamamlanmış hissediyorum
"Seni o kadar özledim ki bebeğim"
"Bende seni çok özledim aşkım"
Hunter bir süre donup kalıyor
"Sen bana ne dedin"
"Seni çok özledim aşkım dedim"
"Yerim o dilini bir daha söyle"
"Aşkımm"
"Beni dünyanın en mutlu erkeği yaptın bebeğim"
"Sende beni mutlu ediyorsun canım kalbimde o kadar çok sıfat var ki sana söylemek istediğim"
"Zamanımız bol şimdiden sonra hepsini söyle mutlu et şu gariban kalbimi"
"Ederim aşkım"
Adam yorgun argın ben hâlâ kucağındayım hemde bir sürü asker ve benim için görevli muhafızlar var
İyice utanmaz bir kadın oldum
Hunter beni yere indirip yüzüme baktı
"Neden yanakların kızardı güzelim"
"Öylesine eve geçelim mi gerçi size layık değil majesteleri ama elimizde bu var"
"Sen beni eve mi atmaya çalışıyorsun bakayım"
"Evet fakir haneme buyur"
"Seninle her yerde yaşarım hiç sıkıntı yok bebeğim"
"Biliyorum aşkım hadi eve geçelim yorgun ve açsındır askerler muhafızların kaldığı evde dinlenebilir"
"Tamam bebeğim"
Hunter askelere ve muhafızlara emir verip beni takip etmeye başladı kapıyı açınca içeriye girdik beni bileğimden yakalayıp kapıya yasladı ben şaşkın gözlerle ona bakıyordum
"Bal dudaklarını çok özledim öpebilir miyim"
Kollarımı boynuna dolayıp dudaklarına yaklaştım yarı yolda beni karşılayıp dudaklarıma yapıştı aynı açlıkla bende ona karşılık verdim
Gerçekten onu çok özlemiştim
Uzunca bir süre öpüştükten sonra nefesim kesildi ve Hunter'den ayrıldım
Bir süre nefeslenip Hunter'i elinden çekerek oturma odasına götürdüm
İçerde ki divan'ın üzerine uzan diyerek yatmasını sağladım hemen ardından bende uzandım
Artık yüz yüze bakıyorduk o yakışıklı yüzünü çok özlemiştim uzun süre bakmaya doyamayacaktım
Bir süre baktıktan sonra aklıma aç olabileceği geldi
"Aç mısın Hunter"
"Şu an tek istediğim şey seninle bu şekilde kalmak ve özlem gidermek"
"Bende istiyorum ama aç aç olmaz aşkım bir şeyler ye"
"O zaman atıştırmalık bir şeyler yiyeyim"
"Tamam sen az dinlen ben hemen geliyorum"
Hemen kalkıp küçük mutfağıma gittim kahvaltılık bir şeyler hazırlayıp masayı kurdum
Oturma odasına geçip Hunter'i kaldırdım
Birlikte masaya oturduk
Hunter yemeğini yerken sürekli bana bakıyordu ben gözümü ondan hiç çekmiyordum
"Sende yesene bebeğim"
"Aç değilim sen ye"
Hunter yemeğini bitirince masadan kalkıp beni de kaldırdı masayı toplamama bile izin vermeden beni kucağına aldı ve yatak odasına taşıdı beni yatağa bırakıp sadece boxer kalacak şekilde soyundu
Bende yataktan kalkıp rahat şeyler giydim ve Hunter'in yan tarafına yattım
Hunter hemen beni göğsüne çekip saçıma bir öpücük kondurdu ikimizin de kalbi son derece hızlı atıyordu