Yakışıklı serseri!
Kendi kurallarımı yazmak istedim, ama hayatın bana sunduğu defterin sayfaları çoktan doldurulmuştu.”
Ben kimseye zararı dokunmayan, kendi halinde yaşayan bir kızdım. Hayallerim vardı, kendi kurallarım vardı… Ama yaşadığım hayat, çevrem ve toplumun görünmez zincirleri bana hiçbir zaman istediğim özgürlüğü vermedi.
Gezmeyi, yeni yerler görmeyi, keşfetmeyi çok severdim. Fakat ne zaman uzaklara gitsem, sonunda dönüp geldiğim yer yine aynıydı: kendi sınırlarıma hapsedilmiş küçük dünyam.
Temiz olmaya, düzenli kalmaya özen gösterirdim. Ama en büyük kuralım bambaşkaydı: kokum. Çünkü kokum, kim olduğumu en saf hâliyle anlatırdı bana.Sevdiğimde sahiplenirdim. İyi niyetimle yaklaşır, kolay kolay vazgeçmezdim. Vazgeçtiğimde ise asla affetmezdim; kim olduğunun, bana ne kadar yakın olduğunun hiçbir önemi yoktu. Saf olduğumu, fazla iyi olduğumu söylediler. Ama ben bildiğim yoldan hiç şaşmadım.
Hayal kurmayı seviyordum. Belki fazla… Ama inanıyordum ki insanın hayaline düşmeyen hiçbir şey, gerçeğe dönüşmezdi.
Ve hayat akıp giderken, bir gün karşıma çıktı. Sosyal medyanın soğuk ekranında beliren yakışıklı bir serseri… Her şey o an başladı.
kendisiyle aynı şehire mensup insanlarmışız...
kendisi sosyal medyada paylaştığım hikayelerimden etkilenmiş ve bana mesaj attı.
kendisinin adı Ronî 'ydi kendisi çok tatlı ve aşırı sıcak kanlı bir insandı.
bana mesajda şöyle yazmıstı" meraktan soruyorum ;bu kadar sağlam repliklerin kaynağımı var yoksa direkt hayatındanmı alıntı?😏" demişti.
Bende " kendi duygularım desem " dedim.
Ronî" demekki storylerinde senin ruh halini izliyor, Bende bölüm bölüm takipteyim " diye yazdı ve böylelikle konuşmuş olduk...
tabi ben o sıralar pek iyi değildim içime kapanmıştım ,yalnız hissediyordum, üzgündüm ,hersey bana saçma geliyordu, bilmiyorum ya çok tuhaftı gerçekten ben bile bazen kendime anlam veremiyordum Ronîyle konuşmak bana iyi hissetirmişti bu mesafeye rağmen yanımda olması...
yasadığimız coğrafya ya rağmen sanki yanımda gibiydi
Ben Ronîye gerçekten çok çabuk alıştım sanki yılardır tanıyordum yakışıklı serseriyi...