Avukat

996 Kelimeler

Ozan ağa, Hazal’a karşılığında ne isteyeceğini söylemedi. Hazal ise bu durumdan epey rahatsız oldu. Ona ne vereceğini bilmeden onunla bir anlaşma yapamazdı. “Karşılığında ne vereceğimi bilmem lazım.” Hazal yol boyu defalarca kez söyledi bunu. Ozan ise defalarca sessiz kaldı. “Ozan ağa… sana diyorum.” dedi Hazal. “Karşılığında ne istiyorsun?” Ozan direksiyon başında alayla güldü. Bu gülüş ona hasdı. “Zaten kendini dün gece verdin bana. Neyden korkuyorsun? Kaybedecek neyin kaldı.” Hazal öyle ağır yutkundu ki içinden keşke dedi. Keşke bu adamla birlikte olmasaydım. Ama sanki başka çaresi mi vardı? Elinde sıktığı telefona baktı. Ozan da telefona baktığını anlamış gibi ona döndü. Ozan ağa otoriter bir tavırla ona parmak salladı. “Telefonu sana özgürce herkesi ara diye vermedim. Senden

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE