12.BÖLÜM

695 Kelimeler
Sabah gelen tıkırtı sesleriyle gözümü açtığımda yağız belinde havluyla banyodan çıkmıştı yarabbim sana geliyorum adam yunan tanrısı zeustu sanki vicudunun tamamı kaslarla kaplıydı. Saçından akan su damlacıkları gögsüne oradan karın kaslarına akıp kasıklarına doğru yol alırken havluda son buluyordu gözümü açar açmaz karşılaştığım manzaraya bakarmısın? Sırtını bana döndüğünde biçimli sırtına bakıyordum şimdi de ahh şimdi tırnaklarımla harita etmek vardı orayı kafamı sallayarak beynimdeki edepsizce düşünceleri yok etmeye çalıştım gene libidom tavan içimdeki azgın şeytan iş başındaydı bu hamilelik yaramamıştı bana gözüm tekrar yağızın sırtına takıldığında "Tamam erva biliyorum çok yakışıklıyım ama yapma böyle nazar değdireceksin" utançla başımı önüme eğmiştim bu ego yığınının egosunu zirveye çıkarmıştım sabah sabah içimdeki azgın şeytanı def ederek ayaklarımı yorgana vura vura ittim üzerimden ayağa kalkıp banyoya giderken yağız kolumdan tutup beni dolapla arasına sıkıştırdı "Kocana günaydın öpücüğü vermiyecekmisin?" "Ne münasebet" "Derken" "Ne derken" "Neden ne münasebet" "Ne neden ne münasebet" "Erva başlama gene" "Neye başlamıyım yağız" "Yok birşey erva sen git elini yüzünü yıka uykun açılsın" yanağımdan öpüp banyoya doğru itmişti beni elimi yüzümü yıkadıktan sonra banyodan çıktığımda yağız kot pantolon ve siyah bir tişört giymiş berjerde elindeki telefonla uğraşıyordu kafasını kaldırıp bana baktığında "Duş alacaksın sanıyordum" "Neden kokuyormuyum?" "Hayır da genelde hep banyoda olduğun için" "Geveleme lafı kokuyorum yani ben" Ayağa kalkıp banıma yaklaşarak "Evet erva kokuyorsun" yüzüm düşüp tekrar banyoya döndüğümde beni kendine çevirip saçımı yana attı burnunu boynuma sürterken "Çok güzel kokuyorsun erva" elimi göğsüne koyup kendimden uzaklaştırmaya çalışırken belimden tutup beni kendine bastırmıştı kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda gözlerinde anlamsız bir duygu vardı. Nefret değildi sevgi ve şefkat hiç değildi acıma desen o da değildi o kadar garip bakıyordu ki anlamlandıramıyordum dudağı kıvrılarak kulağıma eğildi ve; "Beni kendine çekiyorsun erva ama unutma sen beni kendine çektikçe ben ikimizi de daha derine çekerim" diyip boynuma hafif bir öpücük bırakarak uzaklaştı benden ben neye uğradığımı şaşırırken yağız tekrar eski yerine oturup telefonu eline aldı bana bakmadan "Dün gece birşey yememişsin hazırlan kahvaltı edelim" başımı sallayıp yatağa yönelip toplayacakken yağız bana bakıp "Sen bırak toplarlar sen hiçbirşey yapmayacaksın hatta yerinden bile kalkmayacaksın" birşey demeden dolaba doğru yürüyüp dolaptan kıyafetlerimi alarak banyoya girerek hızlıca giyinip çıktım yağız benim çıktığımı duyunca ayağa kalkıp kapıya doğru yürümeye başladı kapının önünde beni beklerken ona yetıştiğimde kapıyı açıp aşağı indik. Kahvaltı hazırdı ve evde 2 tane kadın vardı yağızın dün gece gelecekler dediği kadınlar olsa gerek omuz silkip masaya geçtiğimde taş gibi 25 27 yaş arası bi kadın gelerek yağızın çayını dolduruyordu ben kadına ters ters bakarken yağız bana dönerek "Erva sizi tanıştırmayı unuttum tatiana senin özel yardımcın senin herşeyinle o ilgilenecek" şaşkınlıkla ona bakarken ne alaka isimli 2 numaralı bakışımı da atıyordum yağız gülümseyerek "Hamilesin sen ervacığım herşeyinle birinin ilgilenmesi gerekiyor malum tuğba abla ve hacer abla evle ilgilenecek senin isteklerini yapamazlar o yüzden tatiana sadece sende sen ne istersen onu yapacak" diyerek bana bakıyordu birşey demeden sertçe çatalımı peynire sokarak ağzıma attığımda yağız başını sallayıp gülüyordu kahvaltı sonrası yagızla salonda oturuken yağız kendine kahve bana da süt getirttirmişti başta süte göz devirirken yağız sütü kakaolu olarak değişttirtmisti otururken yağız bana dönerek konuşmaya başlamıştı "Bak erva seni çok bunaltıyorum bunun farkındayım ama benim çocuğumu taşıyorsun ve duyuldu o yüzden senin de bebeğimin de hayatı riskli olabilir o yüzden seni bırakmamı bekleme bir süre ve benim yanımda kaldığın süre zarfınca illaki ihtiyaçların olacak ve ben senin çalışmana izin vermediğim için benim karşılamam gerekiyor çekinmeni utanmanı istemiyorum karnında benim çocuğumu taşıyorsun ve ben aşırı mutluyum baba olacağım için beni ne kadar mutlu ediyorsun bir bilsen o küçük kalbin varya kaldırmaz bunu pişman değilim sadece senin açından pişmanım seni böyle birşeye sürüklediğim için pişman olmanı istemiyorum sadece senden istediğim birkaç şey var canını yaktım kötü davrandım sana özür dilerim senden ılımlı davranmanı istiyorum sürekli kavga ikimiz de yorulduk artık hem sana hem bebeğime eziyet oluyor o yüzden lütfen biraz daha sakin ol ileride gitmek istersen gene gidersin zorlamam seni ama şu anda göndermem seni gitmeyi aklından çıkar" başımı sallayıp cevap vermedim "Başka bir sorun varmı peki" Başımı olumsuz anlamda salladım yağızda olumlu anlamda başını sallayıp elimden tutarak beni ayağa kaldırdı yukarıya çıkarıp yatağa yatırdıktan sonra "Bu gün çok ayakta kaldın dinlen biraz uyandığında biraz dışarı çıkarız" diyerek çarşafı üstüme örttü ben gözlerimi yumarken yağız da yanıma uzandı
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE