Uyandığımda yağız yanımda yoktu telefonu elime aldığımda 5 mesaj ve 8 arama vardı.
Açıp baktığımda tanımadığım bir numaradan gelmişti mesajlar hemen dışarıya çıkmam gerektiğini aksi takdirde başağa zarar vereceğini yazmiştı ayaklandığımda tekrar bir mesaj geldi
"Yağız evde değil sessiz bir biçimde çık dışarı kimseye görünmeden"
Merdivenlerden inerken kimseye rastlamamıştım ev çok sessizdi kapıyı açıp dışarı çıktığımda dışarısı da ev kadar sessizdi
"Evin arkasına gel korkmadan"
parmak uçlarımda yürürken gelen silah seslerini ve oraya doğru koşan korumaları gördüm dışarı çıktığımda karşımda yağız yaşlarında bi adam vardı beni görür görmez bana sıkıca sarılıp saçlarımı öpmeye başladı
"Güzelim iyimisin?"
tanımıştım sonunda çalıştığım kafeye neredeyse hergün gelen memduh beydi biraz uzaklaşıp anlamaz gözlerle ona bakarken
"Korkma sana zarar vermem iyi olduğuna emin olmaya geldim merak etme en yakın zamanda alacam sizi "
diyerek elini karnıma attı ne olduğunu hala anlamamıştım burçak ve zeynep bana hep bu adam seni kesiyor kesin begendi seni demelerine rağmen hiç umursamamıştım ama doğruymus
"Siz kimsiniz ne arıyorsunuz burada ve bana kim zarar vercek ki "
"Yağız denilen o puşt dikkat et kendine erva en yakın zamanda tekrar gelecem"
diyerek uzaklaşmıştı benden allahım nasil bir tarikata düştüm ben.
Sessizce tekrar içeriye döndüp kapıyı örttüğüm gibi kendimi kanepeye atmıştım allahım bu ne böyle bacaklarımı orta sehpaya atıp dizlerimi kırarak kollarımı yaslayıp düşünmeye başladım 6 ay olacaktı neredeyse ve ben ne yaşadığımı bilmiyorum nasıl birşeyin içine düştüm ben.
Kapı sertçe açıldığında dönüp kapıya bakma gereksimi hissetmiştim gelen yağızdı yerimden kalkmamıştım zaten o da gelip karşıma oturdu hemen derin nefesler alıyor parmaklarıyla şakaklarını ve alnını ovuyordu ben sessizce onu izlerken çalan telefonun sesi bozmuştu sessizliği yağız telefonu kaş çatarak açtıktan sonra yüksek sesle konuşup küfür etmeye başladı telefonu duvara atıp paramparça ettikten sonra yerine korkuyla sinip ona bakan beni gördü başını olumsuz anlamda sallayıp bana döndü elimden tutup beni ayağa kaldırdıktan sonra hızla dudaklarıma yapışıp emmeye başladı başta ne olduğunu anlamasam bile bende ona karşılık vermiştım dudaklarımı sertçe emip ısırıyor bir eliyle beni kendine bastırırken bir eliyle de sertçe kalçamı ovuyordu o kadar sert davranıyordu ki istemsizce elimi göğsüne koyup kendimi ittim yağız bana bakarken
"Ne oluyor"
diyi vermiştim bir anda yağız tekrar bana yaklaşıp burnunu boynuma sürttükten sonra kulağıma fısıltı şeklinde
"Seviş benimle erva"
"A- anlamadım"
"Neyini anlamadın erva seviş benimle seni istiyorum "
"Ol-olmaz"
"Neden peki"
dedi o kısık baştan çıkarıcı sesiyle
"Be-ben şey ııhh regl oluyorum"
"Nasıl oluyorsun peki anlatsana biraz"
dedi alay dolu sesiyle hassiktir hamileyim ben ne regl olması salak erva söyleyecek başka yalan mı yoktu sanki regl ne ya cevap vermediğimi gören yağız başını sallayarak
"Verecek cevabın olmadığına göre"
diyerek bileğimden sertçe tutup beni yatak odasına götürdü beni yatağa yatırarak üstüme çıktı ve gözlerimin içine bakarak
"Belkide aklında başka birisi var diye benimle sevişmek istemiyorsun"
diyerek bana çok sert bir tokat attı ben neye uğradığımı şaşırırken yağız yüzüme doğru sertçe bağırmaya başladı
"Benim evimde benim nikahımın altında karnında benim bebeğimle sen nasıl başka bir adamla sarılırsın ha"
diyerek sert bir tokat daha atmıştı ben ne dediğini anlamazken çenemden sertçe kavrayıp bağırmaya devam etti
"Ne yapmaya çalışıyorsun sen denizi biter memduhu başlar nasıl bir sürtüksün sen söylesene benimle sevişirken hangisini düşünüyorsun denizi mi memduhu mu veya varmı aklında başka birisi cevap versene?"
duyduklarımla neye uğradığımı şaşırıp gözlerimi ayırarak ona bakıyordum ne diyordu bu böyle ben o adamı tanımıyorum bile başımı hızla sallayarak
"Ben o adamı tanımıyorum bile"
"O yüzden mi benim evimin bahçesinde sarıldınız birbirinize"
diye tekrar sert bir tokat attı bana gerçekten bu kadarı fazlaydı kollarına vurmaya başladığımda tek eliyle iki kolumu başımın üstünde sertçe birlestirip parmağıyla şakağıma vurmaya başladı
"Sadece ben olacam anladın mi o küçük aklınla bana oyun oynama erva aklında hayatında yatağında sadece ben olacam sana kimse dokunmayacak benden başka gözlerine kimse bakmayacak kokunu kimse duymayacak karnındaki bebek benim anladın mi benim "
diye yüzüme kükredi resmen ben ağlarken
"Ağlama benim karşımda senin o sahte gözyaşlarına inanmam ben o aklındaki kimse çıkar aklından sadece ben olacam sadece beni düşüneceksin sadece beni seveceksin aklında kalbinde sadece ben olacam"
diyip üzerimden kalktı beni de ayağa kaldırıp duvara yasladı burnunu yanağıma sürterken
"Cehennemin tekrar başlıyor erva sana fazla yüz verdim anlaşılan bundan sonra bu odanın dışına çıkmayacaksın"
diyerek beni sertçe yere fırlatıp odadan çıktı çıkarken kapıyı kitlemeyi de ihmal etmedi tabi zar zor ayağa kalkıp aynadan yansımama baktığımda çok kötü görünüyordum yüzüm çenem boynum morarmış dudağım patlamıştı bi anda aşağıdan yağızın sesi yükseldi
"O kadın o odadan çıkmayacak olurda çıkarsa hepinizi bina temeline gömerim"
diye bağırıyordu banyoya gidip elimi yüzümü yıkadıktan sonra geçip odaya oturdum berbat bir durumdu bu hiç tanımadığım bi adam bana sarıldı ve ben anlamadığım bir nedenle dayak yedim tekrar yatağa uzanıp içim dışıma çıkana kadar ağlamıştım en son güneş doğmaya başladığında gözlerimin ağrımasıyla uyuya kalmıştım
1 Haftadır ne ben odadan çıkmıştım ne de kimse odaya gelmişti sadece tatiana yemek getirip götürüyordu dışarıyla tek bağlantım pencereler ve balkondu onda da çıkmam yasaktı sadece odayı havalandırabiliyordum o da sabah uyandıktan sonra 1 saat onun haricinde açmam yasaktı yağızı hiç görmemiştim bu 1 hafta da pek görmek de istemiyordum açıkçası ne olursa olsun bir kadın dayak yemeyi hak etmez yağız bana hem fiziksel hemde psikolojik şiddet uyguluyordu beni bir odaya kitlemiş dışarıyla tüm sosyal bağlarımı koparmıştı kimseyle konuşmuyor içimi sadece duvarlara döküyordum hamileliğımi en kötü biçimde geçiriyordum yerle birdim şu an pencerenin önündeki berjere oturmuş gözyaşlarımı akıtıyordum tekrar sessizce istemiyordum ben böyle olmasını bu saçma hayatı da yağızı da istemiyordum.
YAĞIZ'DAN
Erva 1 haftadır odada kitliydi yanına da gitmiyordum gidemiyordum ona hem vurmuş hemde hakaret etmiştim açılan kapılar tekrar kapanmış yıkılan duvarları tekrar inşa etmiştik şimdi de ihale için yapılacak toplantıyı bekliyordum dalmış kalemle oynarken kapı açıldı ve içeriye deniz ve memduh girdi memduh denizi de çekmişti yanına yüzlerine bakmadan kalemle oynamaya devam ederken memduh ve deniz karşıma oturdular memduh sinir bozucu bir şekilde gülerken
"Yağız bi selam da mı vermez oldun dostum"
"Dost dediğin dost gibi olur arkasından iş çevirmez"
"Senin yaptığın gibi mi?"
alayla gülerek
"Hayır senin yaptığın gibi"
"Sen benim olanı aldın"
"Eski defterleri açmayalım üzülürüz"
dedikten sonra içeriye bir kadın girmiş toplantı başlamıştı deniz sürekli olarak bana ters ters bakıyordu uzun süren toplantının ardından teklifler konuşulmuştu toplantı bittikten sonra tam ayaklanmış çıkıyordum ki memduh
"Yağız bey"
diyerek seslenmişti ellerim cebimde ona dönerken
"Erva' ya selam söyle ve deki ona verdiğim sözü tutacam emin olsun"
duyduklarımla yumruklarımı sıkarken deniz de alayla gülmeye başladı memduha doğru bir adım atarak
"Benim karımın kimsenin verdiği boş sözlere inanma gibi bir niyeti yok takmamış seni emin ol"
"Alacam onu senden o kızı senin eline bırakmaya niyetim yok"
dediğinde kaşımla denizi işaret ederek
"Yanındakinin herşeyden haberi yok sanırım böyle güldüğüne göre"
dediğimde ikisinin de gülen yüzü düşmüş sinirle bakmışlardı bana memduh sesini kısarak
"Benim olanı alacam yağız erva benim olacak "
dediğinde sıktığım yumruğumu yüzüne geçirmiştim arkamı dönüp gideceğim sırada
"Ervanın kokusu yağız çok güzel değilmi?"
dediğinde belimden silahı çıkarıp memduha doğrulttum memduhun adamları da bana silah çektiğinde memduh gülerek
"Bu kadar adamın içinde mi? peki karın bana emanet"
duyduğumla silahımı tekrar belime takıp çıkmıştım oradan arabama bindiğimde sinirden delirmek üzereydim söyledikleriyle deli etmişti beni hızla arabayı clube sürdüğumde boş denecek kadar az insan vardı odama çıkıp bir bardak viski alıp sıgaramı yakıp çekmeye başlamıştım başıma bela bir kız ve onun aşıkları insanların içinde benim karımın adını ağızlarına alıyorlardı uzun süre takıldıktan sonra aşağı inip locaya oturdum bir süre tek başıma oturduktan sonra yanıma sarışın bir kız oturup konuşmaya başladı kızla mubabbeti ilerlettikten sonra odama geçmiştik oturduğum koltukta kız kucağıma oturup dudağıma yapışıp bir süre öpüstükten sonra ervayla ilk birlikte olduğumuz gece gelmişti aklıma burada başlayıp eve geçmiştik biraz daha ilerlettikten sonra kız soyunup gömleğimin dügmelerini açmaya başladı tekrar aklıma erva gelmişti sıcak teni darlığı kız tekrar kucağıma oturup dudağımı emmeye başladığı zaman miğdem bulanarak kızı üstümden itmiştim kız bana şaskınlikla bakarken kıza bakmadan
"Üstünü giyin çık hemen"
"Anlamadım"
"Neyini anlamadın giyin ve defol git"
diye bağırdığımda kız giyinerek çıkmiştı odadan üstümü düzeltip çıktıktan sonra arabama binip eve doğru yol aldım eve vardığımda arabayı korumalardan birine vererek içeriye girdim ve üst kata ervanın odasına çıktım kitli kapıyı açıp odasına girdiğimde yatakta oturmuş öylece duvarı izliyordu hiç bakmamıştı bile yanına yaklaşıp yüzünü kendime çevirdiğimde çökmüs bir kadın gördüm karşımda yüzü çökmüş gözlerinin altı morarmış ve kızarmış çökmüştü yüzünde çensinde ve bileklerinde hala o geceden kalma morluklar vardı gözlerinin içi kızarmıştı ağlamaktan ayağa kaldırdığım gibi kollarıma yığılmıştı .....