Erva kollarıma yıgıldığında ne yapacağımı şaşırmıştım kendime gelip hacer ve tuğba ablaya seslenip kolanya getirmelerini söyledim ervayı yatağa bıraktıktan sonra hacer abla ve tatiana elinde kolonya ile odaya koşmuşlardı ben beklerken onlarda ervayı ayıltmaya çalışıyorlardı erva kendine geldikten sonra hızla yataktan kalktığında biraz bekledi ve bakışlarını bacaklarına çevirdi bende ervayla birlikte baktığımda bacaklarından aşağıya doğru akan kırmızı sıvıyı gördüm ben kafamı kaldırıp ona bakarken ervanın gözleri hala bacaklarındaydı başını olumsuz anlamda sallayıp dolu gözlerle bana baktığında gözlerinin gittiğini fark ettim yanına gittiğim gibi kollarıma yığılmıştı tekrar zaten ervayı kucaklayıp arabaya götürdügüm gibi hastane yolunu tutmuştum başımı çevirip arkaya baktığımda cansız bir biçimde yatıyordu biraz daha gaza yüklenip hastaneye varırken arabayı durdurup hemen ervayı kucağıma aldım hastanenin içinde sedye diye bağırdığımda tüm gözler bana dönmüştü hızla sedyeyi getirip ervayı yatırıp götürdüler.
Bekleme salonunda beklediğim dakikalar bana yıl gibi geliyordu doktorların hemşirelerin biri girip biri çıkıyordu en sonunda sinirlenip çıkan hemşireye bağırdığımda hemşire
"Doktor az sonrâ çıkıp bilgi verecek"
diyerek uzaklaştı benden olduğum yerde yürümeye devam ederken odadan bir doktor çıkıp bana baktı
"Tansiyon düşüklüğü eğer biraz daha geç getirseydiniz bebeği kayıp ederdik şu an ilaçlı serum verdik uyandığında tekrar gelecem"
diyerek uzaklaştı benden odaya girip ervaya baktığımda yüzü bembeyazdı sadece morluklar vardı kendi kendime küfür ederken hemşire gelip seruma tekrar ilaç sıkarak gitti .
Ervaya baktığımda üstünün tamamen kan olduğunu görünce yareni arayarak ervaya kıyafet getirmesini söyleyip birşey sormasına izin vermeden kapattım erva gözlerini açtığında bana cevap beklercesine baktı elini karnına atıp beklemeye başladı
"Korkma bişi yok iyimiş "
dediğimde yüzünü diğer tarafa çevirmiştı yanına yaklaşıp eline dokunduğumda elini çekip diğer tarafına döndü tamamen yanına oturup
"Ne yapsan haklısın ama yapma böyle"
ağzını açtığı gibi odaya giren annem yaren ve ablamla ağzını tekrar geri kapattı yaren ve ablam ervaya yaklaşırken annem biraz ileride bekliyordu ablam ervanın saçlarını yüzünden çekip morlukları görünce bu sefer ervanın kafasını diğer tarafa çevirdi o tarafta da morlukları görünce bana bakmak için kafasını kaldırırken bileklerini gördü sinirle bana bakarken annem ne olduğunu anlamaya çalışıyordu
"Ne bu kızın hali !"
diye öfkeyle bağırdığında erva sıçramıştı yerinden annem ervaya biraz daha yaklaşıp yüzüne baktıktan sonra elleriyle yüzünü okşamaya başladı bana sinirle bakıp kafasını sallarken
"Ben seni böyle mi yetiştirdim hayvanları ağaçları çiçekleri korurken bi kadına el kaldırmayı mi ögrettim ben sana karım da karım çocuğumda çocuğum diye geziyorsun alıp gidiyorsun evden daha rahat vurabilmek içinmiydi karına karnında senin çocuğunu taşıyan bir kadına onu da geçtim bir kadına bir insana sen nasıl el kaldırırsın ayıp değilmi yaptığın çocuğuna yazık değilmi kaç oldu bu kaç sefer daha getirmek istiyorsun bu kızı hastaneye sen öldür de rahatla o zaman"
diye sessizce konuştuktan sonra
"Yeter artık karışmak istemedim ama oyuncağın kum torban değil bu kız senin erva kalk kızım gidiyoruz bende bir anneyim benimde kızlarım var"
diyerek ervanın üzerindeki çarşafı çektiğinde ervanın şortunda ve bacaklarındaki kanı gördü gözleri 3 üde şaşkınlıkla bakarken erva başını sallamıstı yaren bana dolu gözlerle bakarak
"Gitti mi doruk"
"Sakin olun birşey yok sadece kanaması oldu"
dediğimde annem alayla gülerek
"Bu sefer de başaramamışsınız yağız bey bir dahaki sefere artık"
"Anne"
"Bana anne deme hamile bir kadına karısına vuran işkence eden bir oğlum yok benim"
diyerek ervayı ayağa kaldırdı
"Kalk kızım gidelim sen de torunum da artık benim yanımda kalacaksınız daha fazlasına göz yumamam ben"
diyerek ağlamaklı sesiyle konuştu ervayı yarene vererek
"Yardım et kızım değiştirsin erva üstünü sonra da gidelim evimize"
erva ve yaren banyoya girdikten sonra bana bakıp olumsuz anlamda başını salladı ve kapıya döndü gerçekten annemden beklemediğim bir hareketti bu bir süre sonra yaren ve erva banyodan çıkmıştı o sırada doktor içeri girip
"Ayaklanmışsınız erva hanım bu reçetedeki ilaçları düzenli kullanacaksınız haftaya tekrar muaineye gelin şimdilik sorun yok ama olmayacağı anlamına gelmiyor iyi günler"
diyerek tekrar çıktı odadan yaren ervanın kolunda odadan çıkarken yanlarına yetişip ervanın kolunu yarenden kurtarıp ben girdim koluna erva kolunu benden kurtarıp tek başına yürümeye başladı sinirden derin bir nefes alıp yanlarında yürümeye başladım .
Çıkış işlemlerini halledip hastanenin dışına çıktığımızda ablam annem yaren ve erva ablamın arabasına doğru yürümeye başladılar ervanın kolundan tutup kendi arabama doğru götürdüğumde annem bize dönüp
"Erva sen bizimle geliyorsun"
anneme anlamaz gözlerle bakarken annem bana normal bir biçimde bakıp
"Neden öyle bakıyorsun yağız erva bizimle gelecek"
"Ne demek bizimle gelecek benim karım benimle birlikte kendi evine gelecek"
annem alayla gülüp
"Karın ha onu vurmadan önce düşünecektin "
diyerek ervanın kolundan tutup arabaya bindirdi ablam ve yaren de bindikten sonra süratle önümden geçip gittiler ben şaşkınlıkla arkalarından bakarken annemi haklı bulup bir süre düşünmem gerektiğini anladım bende arabaya binip kendi evime sürmeye başladığımda kendi kendime düşünmeye başladım o kızın ne suçu vardı neden ona böyle davranıyordum 1 gün iyi davranıyorsam 1 hafta kıza etmediğimi bırakmıyordum doğru o gelmek istemedi ben zorla tutsak ediyordum onu o gitmek için çabaladıkça ben onu daha fazla yanıma çekip tüm kapılarını kapatıyordum o çocuğu gerçekten istiyormuyum onu bile bilmiyorum bir intikam herşey bir intikam uğruna başlamıştı daha sonra da kontrolden çıktı zaten suçu neydi ervanın suçu yoktu tek suçu memduhun ondan hoşlanmasıydı ondan hoşlanan biri yüzünden geldi herşey başına derin düşüncelerle kısa sürede evde olmuştum eve girip yukarı çıktığımda oda erva kokuyordu heryer hızla banyoya girip duş alıp çıkmıştım o odadan o kıza kendimi kaptıramam bebeği doğurduğu anda kurtulacaktım ondan odadan çıkıp kanepeye uzandım düşünceler bu 3 ay yordu beni cidden.
Bi evde bir kadın bir evde bir adam bir başka evde intikam için yanıp duran 3 insan memduh ve deniz ervayı isterken damla hala yağızın peşindeydi.
Erva tekrar geri geldiği evde yatakta yade ve yarenle muhabbet ederken yağız kolu başının altında bir kanepede öylece düşünüyordu.
Memduhun planları işliyor denizi de damlayı da yanına çekmişti sonunda geriye 2 adım kalmıştı o 2 adımdan sonra kesinlikle hem yağız hem deniz erva için bitecekti geriye sadece kendisi kalacaktı hoşlantısı aşka dönmüştü ama karşılık alamadığı aşkı da takıntıya yağız hamlesini iyi yapmış ervayı avucuna almıştı yılların acısı onda da intikam duygusunu depreştirmişti hamlesini yapmış hamle sırası memduha geçmişti.....