19.BÖLÜM

744 Kelimeler
Aradan 1 hafta geçmiş erva aramızdaki soğuk savaşı hâlâ devam ettiriyordu neredeyse 8 aylık hamileydi ve kilo almıştı karnı hamile olduğunu bagirircasina belli ediyordu artık annem babam yaren ve ablam hep destek ve yardımcı oluyorlardı benimsemisleri iyice ervayı karnıyla oynuyorlar atakanın gelmesini 4 gözle bekliyorlardi herseyi hazirdi oğlumun sadece kendi yoktu bu süre zarfında yanında kalıp destek olmaya çalışmıştım ama izin vermiyordu buna beni kendinden itiyordu resmen yaklaştığımda hemen uzaklaşıyor onun olduğu ortama girince hemen terk ediyordu o ortamı neyseki yemeklerini düzenli yiyor ve katılıyordu anlamların arasına tek basina takilmiyordu tekrar ablamla bahçede otururken havanın serinliğini umursamayıp üzerini ince giyinerek çıkmıştı elime şal alıp omuzuna örttüğümde ise hemen kalkıp gitmişti ablamla oturup kahvelerimizi içerken "Beni görmezden geliyor görmek istemiyor" "Haksızmı sence?" "Sonuna kadar haklı ama fazla uzamadı mı bu durum" "Yaptıklarına rağmen mi unutma sen onun hayatını elinden aldın ve yetmezmiş gibi bunu yüzüne haykırdın " "Ben sanırım ona bilmiyorum ama" "Sen ona aşık oluyorsun hatta oldun da" "Galiba evet abla öyle bir duruma geldim ki konu erva olunca gözüm hiçbirşeyi görmüyor o gülünce papatyalar açıyor sanki" "Papatyaları sevdiğini biliyorsun" "Evet biliyorum en sevdiği çiçek papatya en sevdiği hayvan köpek em sevdiği renk mor ona da en çok mor ve siyah renkler yakışıyor içinde yeşil biber olan yemekleri sevmiyor yumurtayı asla yemez hatta dokunmaz bile rahat giyinmeyi seviyor abartılı şeyleri asla sevemez sadelik ve zariflikten yana" "Sakin ol tamam olmuşsun sen" dedi ablam gülerek "Nasıl affettirecem kendimi ona " "Beni yanlış anlamanı istemiyorum ama çabalamak gerekiyor ha diyince olmaz sen onu çok kırdın" "Biliyorum abla" "Neyse yagizcigim biz çıkıyoruz ervaya dikkat et yarın öğlene doğru geri geliriz" diyip gitmişti ablam bu gün yeni açılacak otelimizin acilisi için son kontrolleri yapılacaktı ben ve erva haricinde herkes de orada olacaktı herkes gittikten sonra ben salonda otururken erva odasından hiç çıkmamıştı televizyona dalmış öylece izliyordum YAZARDAN DEVAM Geç saate kadar televizyon izlemisti yagiz Tabi bu süre zarfında erva da odada tek başına oturmaya devam ediyordu tam aserecek zamanı bulmuştu gerçekten şu an canı aşırı çilekli karpuzlu sakız istiyor ve çiğnemezse ölecek gibi hissediyordu artık dayanamayarak aşağıya inmişti parmak uçlarında merdivenleri inerek sessizce salona gitmiş kanepeye oturmuştu yağız karşısında ervayı görünce şaşırmış baka kalmıştı erva kıvranıyordu söylemek için ama bi yandan hamilelik bi yandan gurur ne yapacağını şaşırmıştı yağız hiçbirşey söylemeden sadece izliyordu kadını anlamıştı birşey söyleyeceğini ama kendisi konuşsun diye bekliyordu "Iıı yağız şey ben senden birşey istesem yaparmisin?" heyecanlanmıştı yağız uzun bir süre sonra erva kendisiyle konuşuyor hatta kendisinden birşey isteyecekti "Tabi güzelim sen işte yeterki senin için canımı veririm" "Canına gerek yok bana sakız alsan yeterli" şaşırmıştı yağız gece gece sakız ne alaka yağız şaşkınca ervaya bakarken erva gözleri dolarak "Neden bakıyorsun öyle canım çekti çilekli karpuzlu sakız " "Tamam güzelim tamam ben hemen bulup gelecem" diyerek kalkmıştı ayağa heyecanlandirmisti yağızı çünkü ervanın aserdigine ilk defa şahit oluyordu ve bu gece ne olursa olsun o sakızı bulacaktı saat gece 3 tü ve bu saatte açık bir yer bulmak gerçekten çok zordu efeyi arayarak açık market bulmasını istedi uzun bir arayışın sonunda nihayetinde bulmuştu mutlulukla evin yolunu tuttu tekrar Eve geldiğinde erva salonda bıraktığı şekilde oturuyordu yağızın elindeki poşeti görünce mutluluktan gözleri parlamıştı genç kadının poşeti önüne dökerek tek tek çiğnemeye başladı sakızı ağzına alıyor aroması bitince atıyordu bi kaç tane çiğnedikten sonra teşekkür ederek tekrar çıkmıştı odasına odasına girip sıcak bir duş aldıktan sonra kasılmalarla uzandı yatağa canı çok yanıyor geçer diye umud ediyordu Memduh amacına ulaşmış denizi yarene takılmaya ikna etmişti deniz fırsatını bulup yakinlasmisti yarenle otel açılışına denizi de davet etmişti yaren deniz ervaya yakın olmanın yaren ise aşık olmanın heyecanını yaşıyordu içinde ervanın açılışa gelmeyeceğine üzülmüştü açıkçası çok özlemişti ervayı ama biliyordu eninde sonunda erva geri dönecekti Yağız bir süre daha oturduktan sonra erva için aldığı hediyeyi vermek için ervanın odasına çıkmıştı kapıyı çaldı ama ses yoktu sonunda odaya girdiginde ervanın yatakta iki büklüm yattığını görünce korkuyla gitti yanına oturup ervayı kendine yasladı saçlarını yüzünden çekerek "Güzelim iyimisin?" "Canım yanıyor " "Kalk hastaneye gidelim" "Hayır gitmek istemiyorum" "Acı mi cekeceksin sabaha kadar yürü hadi gidelim" "Zorlama lütfen gitmek istemiyorum" yağız sırtını yatak başlığına dayadı ervayı da göğsüne yasladı "Rahatmısın böyle" "Evet şu anda rahatim" "Ne yapıyım ağrını geçirmek için söyle onu yapıyım bari" "Benim için sabaha kadar böyle kalirmisin" "Ben senin için bir ömür bile böyle kalırım " diyerek saçlarını okşamaya başladı ervanın acı çekiyordu ve onun elinden hiçbirşey gelmiyordu acı çeken nefesleri kesilmiş nefesi düzene girmiş uyumuştu erva yağız da burnunu saçlarına dayayıp kokusunu içine çekerek sabaha kadar o şekilde oturmuş.....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE