8.Bölüm

1047 Kelimeler
Eray'ın sesini duymam ile endişe ile yağız'a baktım. "Naptın bak çıkamıyoruz" hızlı hızlı ve sinirli ve konuştum bizi kilitleme'se şuan burada olmayacaktık. "İyi oldu pskiloji'nin bozulmasından daha iyi böyle" saçmalıyor du ben iyiyim öyle psikolojim bozulmaz'dı. Eğer burada durmam'la bozulurdu. "Bak burada durursak bozulur çıkar telofonunu abimi ara hadi" çok hızlı konuşuyordum heyacanlıydım. Pencere yok burada havasızlıktan Öleceğiz. Havasız kaldıkça öleceğiz. "Asel Asel iyimisin" değilim öleceğiz burada. "Öleceğiz öleceğiz burada nefesim kesilmeye başladı nefessizlik ten öleceğiz kalacağız burada" gözlerim hafif hafif kararmaya başladı. En son duyduğum şey ise yağız'ın abime seslenmesiydi. . . . . "Hasta uyanıyor" Gözüme vuran keskin beyaz ışıkla gözüm acımaya başladı. Gözümü daha sıkı kapatmaya çalıştım. Ama en sonunda hafif hafif açtım. Gözüm çok acıyordu. Boğazım çok kurmuştu. Susadım. Karşımda genç bir hemşire vardı. "S-su" diye fısıldadım. Konuşunca boğazıma keskin bir ağrı girdi. Hemşire hafif doğrulmama yardım etti ardından küçük açılmamış bir su'yu açıp elime verdi. "İyimisiniz" hemşire sanki birşeyden emin olmak ister gibi yüzüme bakıyordu. "İyiyim şey abimler gelmedi mi?" "Dışardaki beyefendimi abinizmiydi ben eşiniz sanmıştım 3 gündür başınızda beklediği için" 3 gün mü? "Anlamadım 3 gün ne alaka?" "Ee ben en iyisi abinizi çağırayım" hemşirenin apar topar odadan çıkması ile şaşkınlıkla baka kaldım. "Asel iyimisin" bir şok daha geliyor çünkü içeriye giren abim değil Psikolog yağız. "Ee sen abim değilsin" dedim hayretler içinde. "Sanırım kısa süre hafıza kaybı yaşayacak oyüzden beni hatırlamıyosun" hafıza kaybımı. "Anlamadım" "Bak sen şuan hafıza kaybı geçiriyorsun" ben mi yoo geçirmiyorum. Demek isterdim ama demeyeceğim çünkü olayı çözdüm. Şuan onu hatırlamıyorum sanacak. a ne diyorsun harika bir haber bu. "Şey galiba yanlış hastaya geldiniz" ihihi biraz cani biraz da evil oldum. Bence bunda sorun yokdur. "Yok yavrum doğru yere geldim" yavrum mu dedi şuan bu sözleri karşısında hafıza kaybı geçirebilirim. Doktor izinli hafıza kaybımı geçirebilirim. "Kimsin de bana yavrum diyorsun sen abim seni sulukla döver bak" i********: da keşfetim de gördüğüm şeyi uygulayabilirdim dimi? "Sulukla mı yavrum abin kaç yaşında senin" "Yavrum deme abim 6'ya gidiyor duyarsa sulukla döver" "Yaa annen duyarsa kisar dimi" anladı aferin Asel sana. "Evet" Güldü gamzeleri çıktı, gamzelerine gülümsedim. "Şuan 5misin" sesini çocuk sesi yapmaya çalışarak konuştu. Oyun yapıyordu sırf ona yaptım diye. "4 ama 5'e geçeceğim okul tatil olunca" bende sesimi kız sesi yapmaya çalıştım. "Hım benimle cıkarmısın" "Annem kisar" "Haberi olmaz ki" "Abim 6'ya gidiyor duyarsa sulukla döver" son sözümden sonra boğazıma gıcık girmişti acımaya başladı. "Hey hey iyimisin" diye su uzattı suyu alırken yüzümüz çok yakındı. Öpsem mi. Sacmala Asel adam seni kesin kardeşi olarak görüyordu. Suyu alıp kafamı geriye çektim. "Iıı şey ben Ali gili alıp geleyim" utanmıştım bununla birlikte adamı da utandırmıştım. "Peki" fısıltılı sesimle güldü. Ne var gülecek!?. "Eh ben gideyim çağırıp geleyim artık" "Eh sen gidip çağırıp gelin artık" dhaa fazla durmadan odadan çıktı. Çok utanıyorum adam kaç yaşında ben kaç yaşındayım ve resmen flörtleştik ya. geleli 2 gün olmadan yaşadıklarıma bak. Acaba aşık mı oluyorum. Olmazdım ki ne kadar tanıyordum ki. Yaşını ismini soy ismini bukadar. Bu kadar bilgi ile aşık mı olunur du. Kapının birden açılması ile kapıya baktım irkilmiştim. Gelen kişi abim, neva,aslı,Zehra,Leyla. İlk dikkatimi çekenlerden neva oldu tüm suratı yarabandı ile doluydu. Ona ithafen konuştum. "İyimisin neva" neva hemen yatağın boşluğuna gelip oturdu. "Ben iyiyim asıl sen iyimisin çok korktum sana bir şey olacak diye" konuşurken ellerimi tutmuştu. Ben nasıl kör olmuştum neva'ya karşı... "İyiyim" kendimi mahçup hissediyordum. Suçum olmasa bile. Neva arkadakilere dönüp konuştu. "Bizi yalnız bırakırmısınız" dedi "Olmaz belki öldürürsün kardeşimi nereden bilip güvencem sana" bunları söyleyen kişi tabiki abimdi. "Ali abi 10 dakika sadece" "Peki, hadi çıkalım" tam çıkarken arkasını döndü "tırnağı kırılsa mahvederim seni neva" abim ne yapmaya çalışıyordu anlamıyorum. "Peki Ali abi" neva abimin aksine gülümseyerek cevap verdi. Ardından bana döndü. "Asel nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum o yüzden baştan anlatacağım bu sefer tüm gerçekleri ile" Kafamı salladım ve sessizce dinlemeye başladım. "Herşeyin en başı daha çocuk yaşımda satıldım 14 yaşında idim evlendiğimde. Çok küçüktüm Asel 16 yaşımda kuruma alındım evlendiğim adamın koruması ihbar etmiş. Adalet ilk defa kurtardı bir kadını sandım. Ama yanıldım. Reşit oldum. Çıktım yurttan Evlendiğim adamın oğlu yani Eray. O buldu beni ben gittikten sonra adam intihar etmiş. Eray'da beni suçlu buldu aylarca bir evde, bir odada, bir yatakta tecavüz'e uğradım hergün farklı adamlar tarafından biri bile acı çektiğimi anlamıyor zevkten sanıyorlar her bağırmamı. Sonra kaçtım sen kurtardın beni Ogün Eray aşık oldu sana. Başta hep istemedim gerçekleri anlatmak istedim ama yapamadım çünkü çocuğum elindeydi" her bir sözün de şok yaşıyordum bunları nasıl yaşamıştı. Bunları nasıl yaşamıştılar. O anlatırken ben ağlamaya başladım. Oda benle ağladı. "Siz evlendiniz sıra rahat bıraktı beni. Çünkü seni onla ben tanıştırmış oldum ona bir özür gibi geldi o iğrenç zihniyetine hediye olarak geldi. Ama o zaten her gördüğü kadını pazarlıyordu. Buna aşık olduğu kadın ve aşık gibi davrandığı kadınlar her gördüğün aşık gibi davranıyor Asel" tam bir şey diyecekti ki yarıda kesti. Hemen odadan çıktı. Ardından yağız girdi odaya. "Noldu neden ağlıyorsun o mu bir şey dedi" Neden bu kadar ön yargılı idiler. "Neden bu kadar ön yargılı sınız neden yani" Şuan birisine sarılmaya ihtiyacım var. Ama abim yok şuan burada değil. "Her şey orta da Asel o kız ihanet etmiş sana bana biraz gerçek biraz da yalan geliyor her şey" o an dayanamayıp konuştum. "Bana sarılırmısın" başta afallasa da hemen sarıldı. Abim gibi sımsıkı sarıldı. İlk defa abim'in sevdiği gibi sevildiğimi hissediyor dum. "Sarılmak iyi geliyor sana" "Evet iyi geliyor" "Bundan sonra hep sarılırım" "Bundan sonra hep sarıl" bunu söylerken utansamda sevinmiştim. O iyi biriydi. "Seni üzenleri daha beter üzmek istiyorum" sarılmayı bırakıp yüzüme bakarak bunu söyledi. "Ben kimsenin üzülmesini istemem" "Sonra sen üzül oldu küçükhanım" bu sözüne karşıt yüzümü buruşturdum sonra kendime baktım ben küçük değilim ki!. "Ben küçük değilim" dedim yüzümü sinirli bir şekilde yapmaya çalışarak. "Şuan çirkin küçük oldun" ee ben çirkinde değilim. "Çirkin olsam kimse uğruma ölmezdi" bunu dememle suratı değişti. "Kim ölüyormuş ya" "Bak bir sürü 30'a yakın hemde okulda bütün öğrencilerim peşimde hepsinin ortasına atarım seni" en son elimi yumruk yapıp karnına vurdum. "Dur ocakta yemeğim vardı ben gideyim" diye güldü canı acımadı mi ya. Tam konuşacakken içeriye bir adam girdi 30'larında bir adam. "Merhaba Asel Demircan sizmisiniz" kimdi ki bu adam. "Evet benim siz kimsiniz" adamın suratında anlamadığım bir ifade oluştu. "Ben mi ben-" o sıra içeriye abim girdi. "Ne işin var senin burada derhal çık" kimdi bu adam??? ______________________________
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE