Sabah beşte, Ankara sessizdi. Şehrin gri binaları, uykusuz gecelerin ardında soluk bir sabaha uyanıyordu. Marya, devlet konutlarının olduğu cadde boyunca yürürken başındaki dosya çantasını sıkıca tutuyordu. Yeni kimliğinde “Meryem Karaca” yazıyordu ama artık o ismin ağırlığını taşımayı bırakmıştı. Adı, her şey gibi, görevdi. Binanın önündeki asker selam verdi. Marya karşılık verdi, gözleri kısa bir süreliğine onun apoletine takıldı — yeni rütbeler, yeni simgeler. İçeri girdiğinde koridorlarda yankılanan ayak sesleri bile farklıydı; burada herkes sessizdi ama her sessizlik bir emir gibiydi. Odanın kapısında küçük bir tabela asılıydı: İç Güvenlik İstihbarat Başkanlığı – Alt Birim / Sağlık ve Psikolojik Rehabilitasyon Dairesi. Resmî adı buydu. Gayriresmî adı ise herkesin kulağına fısıltıyl

