Başımdaki ağrıyla yüzümü buruşturdum, nerde olduğumu anlamak için gözlerimi açtım odanın içine sadece ay ışığı giriyordu. Büyük ve sanırım lacivert ve siyahla döşenmiş bir odaydı, eşyalarımı ararken pencerenin kenarındaki Ateş'i görmemle duraksadım arkası dönük elinde sigarasıyla gökyüzüne bakıyordu,en son onun beni bulmasını hayal sanmıştım ama gerçekmiş sanırım kendime bir kaç küfür ettikten sonra şaşkınlığımı üzerimden atmaya çalışırken yüzünü bana döndü. Sanırım uyuma numarası yapmak için çok geçti. bu yüzden ben de yüzümde salak tebessümle, " Naber ya uzun zaman oldu demi ortalama bir kaç saat falan. Ee napıyosun görüşmeyeli?" "Dalga geçilecek zaman mı Deniz ölüyordun nerdeyse, madem panik atağın var neden ilaçlarını almıyorsun ne kadar endişelendim biliyor musun?" "Özür dilerim bi

