bc

DENİZ'İN YANGIN'I (+18)

book_age18+
606
TAKİP ET
5.3K
OKU
dark
family
friends to lovers
playboy
badboy
mafia
gangster
heir/heiress
drama
tragedy
sweet
mystery
scary
enimies to lovers
addiction
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Sabah uyandığımda geceden kalmanın etkisiyle başım çatlıyordu. Alp'in duşta olduğunu seslerden anlayıp sosyal medyama giriş yaptım. Ama gördüğüm rezilliklerimden sonra ekranı kapatmam bir oldu.

Storymde saçma salak ona hitaben videolarla karşılaşmam benim için hiç iyi olmamıştı. Videoda onu özlediğimi gelmezse başka biriyle olacağımı söylediğim yaklaşık altı tane video vardı ve görüntülenme sayısı yüz bini geçikti.

Kafama defalarca vurup çığlık attım. Alp heyecanlı bir şekilde yanıma geldi. ''S-sen ne yaptın lan. Her magazin sayfasına düşmüşsün çabuk kaldır onları.''

''Ben ne bileyim Alp senin beni durdurman gerekirdi aptal.'' kafamın altındaki yastığı kafasına geçirdim ve telefonu eline verdim.

Sildikten sonra ''Sildim ama artık çok geç, millet zaten ne arıza çıkarsan da üstüne yürüsek diye bakıyordu. Ellerine mükemmel bir koz vermiş oldun şuan.''

Kafamı sağa sola salladım sanki rüyaymışta ayılmam gerekiyor gibi. ''Ben ne yaptım, siktir, siktir çok fena boku yedim. Zaten dönmek için bir işaret bekliyordu. Gittim altın tepside sundum adama.''

''Cidden düşündüğün bu mu şuan? Kızım tüm Türkiye senin Ateş'e hala deli gibi yanık olduğunu öğrendi daha ne olsun. Zaten işaret bekliyorsa senin hala boş olmadığını biliyor demektir. Tamam zamanında olmuş olabilir bir şeyler ama bence yeniden bir şans verebilirsin.''

Omzuna sertçe geçirdim. ''Oldu paşam, ben ne acılar çektim iki siktiri boktan bir çük için kendimi yeniden kurtlar sofrasına oturtamam tamam!''

''Tamam be ne kızıyorsun, siktiri boktan dediğin şey için ülkenin yarısı sıraya girer Deniz. Çarpılırsın.''

Sinirle kafa attım ''Alp kuşum sabrımı sınıyorsun yap-ma''

Kafasını ovuştururken bir iki küfür edip kahvaltı hazırlamak için mutfağa gitti. Sıçtığım boku temizlemem gerekiyordu onun buraya gelmesinden önce hemde. Odanın içinde volta atarken telefonuma gelen aramaya baktım, en büyük sponsorlarımdan biriydi.

''Efendim Selda hanım?''

''Ay kız barıştınız mı yoksa, bizim marka için de çok iyi olur bu bak. En iyisini yapmışsın.'' sinirlerim zıplamaya başlıyordu.

''Hayır Selda hanım hangi habere dayanarak bunları söylüyorsunuz bilmiyorum ama yok öyle bir şey.'' Üzülmüş gibi bir ses çıkardı.

''Hiç mi yok şans?''

''Yok'' Üstüne bastıra bastıra söylesemde defalarca kez sordu ben de en sonunda yüzüne kapattım.

Alp de pişmiş kelle gibi yüzüme bakarken daha fazla şiddet göstermemem için kendini korumaya aldı.

Kapı çaldı ve koşarak gitti.''Siparişler gelmiş olmalı sabah sabah acılı mis gibi bir ramen yiye-LİM DİCEKTİM.''

Sesini yükseltmesine baktım ve bana ağzını oynatarak 'koş' dedi ben ne olduğunu anlamadan içeri tanıdık kokuyla alev alan gözleri girdi.

''Daha ne kadar kaçmayı düşünüyorsun?''

''Has-siktir''

Hayatım boyunca ailem için her şeyi yaptım, onlar ise beni gözden çıkarmakta hiç tereddüt etmedi. Ateş’in parasıyla borçlarını kapattıklarında, benim acımı görmezden geldiler, beni sattılar. Şimdi uzaklaştım, kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. Tokyo’da hayallerimin peşinde koşarken, geçmişin gölgeleri peşimde. Ama biliyorum ki geri dönmek zorunda kalacağım. Ve bu defa Ateş’le yüzleştiğimde, sadece onunla değil, geçmişin yaralarını yeniden kanatmak zorunda kalacağım.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
"I"
“Ne yapıyorsun burada?” “Seni almaya geldiğim belli değil mi?” “Seninle yeniden o bok çukuruna dönmeyi istediğimi kim söyledi?” “Birinin söylemesine gerek yok, seni satan anne babandan ya da o salak arkadaşlarından daha iyi tanıyorum seni.” “Haha, beni o kadar iyi tanıyorsan benden sakladığın onca şeyin ne olduğunu öğrendiğimde seninle tüm bağlarımı keseceğimi de bilirdin.” “Zaten biliyordum ama bana geri döneceğini de biliyorum.” “Kendi narsist dünyandan çıkıp etrafında olanları görürsen, benim sana geri dönmeyeceğimi de bilirsin.” “Sen öyle san!!” Kapıyı hızla çarpıp çıktığında kalbim yeniden normal ritmine dönüyordu. Ne yapacağımı bilemeyerek Ayça'yı aradım. “Ne oldu kuşum?” “Ne olacak, Ateş yine buradaydı.” “Nereden öğrenmiş adresini? Hala geri mi götürmeye çalışıyor seni?” “Evet, yine aynı tantana. İstemediğimi binlerce defa söyledim. Hala deli gibi aşık olsam da yaptıklarından sonra geri dönmemi beklemesine gerçekten inanamıyorum. Yarına uçak bileti alıp gidiyorum, kimse geri döndüremez artık. Cidden sıkıldım bu durumdan.” “Saçmalama, nereye gidiyorsun? Hem ne yapacaksın, nereye gideceksin? Elinde ne doğru düzgün birikim var ne de güvencen. İlk üniversiteyi bitir, ondan sonrası gelir. Zaten şurada birkaç sene daha dayandıktan sonra rahatsın.” “Ayarladım her şeyi, iki hafta önce Japonya'dan mail aldım, bursla ilgili oraya yerleşeceğim ve siktr olup gideceğim. Yoksa ya ben onu boğazlayacağım ya da o beni. Dayanamıyorum artık. Önceden kaçırdım bu fırsatı sırf onunla olmak için ama şimdi bir daha tepmem bu fırsatı.” “Yani ne diyebilirim ki? Sen öyle istiyorsan benim de arkadaş olarak sana destek vermekten başka bir şansım yok.” “Teşekkür ederim her şey için. Seninle irtibatı koparmak istemiyorum, hep yanımda olmanı istiyorum. Yanımdasın değil mi, ne olursa olsun?” “Tabii ki deli kız, iyi ve kötü günde, şu zamanlar çoğunlukla kötü günlerde ama olsun, hep iyi ol, bana yeter.” “Öptüm kuzu, çok seviyorum seni. Dikkat et, yarın indikten sonra ararım seni.” “Tamam canım, bende.” Bu ani karardan sonra kapatmaya hazır olan bavula son kez iç geçirerek baktım. Tüm hazırlıklarımın tamam olduğunu anladıktan sonra kendimi yatağa attım ve uykunun beni ele geçirmesi çok uzun sürmedi. Sabah Loki'nin tatlı miyavlarıyla uyandım. Uçağım gece yarısı olduğu için tamamen toparlanıp gitmem için yeterince vaktim vardı. Biraz kedimle vakit geçirdikten sonra kahvaltımı yapıp evden çıktım. Almam gereken birkaç kıyafet ve ıvır zıvır için alışveriş merkezine gitmem gerekiyordu. Arabayı çalıştırdıktan sonra siteden çıktım. Her zaman yaz insanıyım ama bu kadar sıcağa karşıyım. Biraz kendi kendime sıcaktan yakındıktan sonra alışveriş merkezine varmıştım. Araba parkettikten sonra mağazaları gezip ihtiyacım olanları aldım. Yeterli olduğunu hissettikten sonra eve geri döndüm. Kendime sandviç hazırladıktan sonra telefonda arabanın ve evin satışı için işlemleri başlattım. Ailemin bana son yararı olan arabayı ve evi de sattım. Gerçekleri öğrendikten sonra bir daha görüşmemiştim onlarla. Gerçi görüşsem bile kendimi tutamayıp bağırıp çağırmaktan başka bir şey de yapamazdım. Son kez evi gözden geçirdikten sonra Lokiyi hazırlayıp evden çıktım. Taksiyi aradıktan kırk dakika sonra havalimanındaydım. Her şeyi geride bırakmaya hazır mıydım? Evet, peki bundan pişmanlık duyar mıyım? Henüz bilmiyorum. Ama yapmam gereken şeyin farkındayım. Kendimi Ateş'ten uzaklaştırmam gerektiğinin farkındayım ve bunu yapıyorum. Yapmak zorundayım. Yoksa hayatımı yaktığı gibi beni de kendini yakması an meselesi. ..............................................................

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
531.7K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
64.6K
bc

AŞKLA BERDEL

read
81.5K
bc

HÜKÜM

read
226.4K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
46.5K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
24.7K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook