Bazen insan öyle şeyler yapıyordu ki sonrasında o yaptıkları karşısına çıktıkça pişmanlık bir hırka gibi bedenini sarıyordu. Baran, gerçekten de pişman olmuştu. çünkü yaptığı bir hareket başka birinin hayatındaki tüm dinamiğe resmen bomba etkisi yaratmıştı. Annesi Selime ise oğlunun karşısında oturmuş ona bakışlarını dikerek bakarken resmen içini okuyordu. “Değdi mi a benim ağa oğlum. O gencecik kızın namusuna laf getirmene çarşı Pazar da rezil olmasına bu avlu da sana hesap sorarken yığılıp kalmalarına değdi mi de bana.” Baran, öne doğru eğilmiş dirseklerini dizlerine yaslamış elleri ile yüzünü sıvazlıyordu. “Ana, tamam haklısın fena iş ettim. Ağzımın payını da aldım ama ben böyle olsun istemedim.” “Sen istemedin ama burasının nasıl bir yer olduğunu biliyordun. Burcu yine sabır

