Zaman ilaçtır derler her yaraya ama bazen olmuyordu. Kişi kendini iyileştirmeye çalışıyor beceremiyordu. Sevde de öyleydi. Berk’in ardından kendini herkese kapamıştı ama bir acısını dışarıda bırakamıyordu. Bir onu yok sayamıyordu. Ruhu her geçen gün karanlığa gömülüyor acısı boğazındaki urganı sıkıyordu. Ne yapsa nasıl bir yol izlese bilmiyordu. O kaybolmuştu. Beyni uyuşuyor kalbi göğsünde kan akıta akıta can çekişiyordu. Nehir, kapıyı tıklatıp başını araladığı o kısımdan uzatırken “Canım yemek hazır hadi gel” dediğinde sarındığı kamuflajdan başını kaldıran Sevde boş gözlerle baktı. “Aç değilim.” “Sabah da bir şey yemedin önceki akşam da. Olmaz böyle hadi. Hasta olursun bak.” “Canım istemiyor.” İçeri girip kızın yanına yatağın kıyısına oturduğunda başını yana eğip onu izledi. Res

