Peri Bacalarının Sana Girmesi Dileğiyle

495 Kelimeler
"Var mısınız maça kızlar? Yenilen yarınki öğlen yemeklerini ısmarlar." "En son yenilgiyi unuttunuz sanırım." deyip alayla Kadir'e baktı Aleyna. "Bu sefer diyet falan demem yemediğim kalmaz. Tüm hırsımı alırım. Söyleyeyim de." deyip güldü. "Tabi yenebilirseniz." "Kaşınıyorsunuz." deyip güldü İrem. "Tırnaklarım da uzun, kaşıyayım mı?" "Hay hay." Kadir topu atınca, üzerindeki hırkayı çıkartıp kenara attı İrem. Savaşın kabul edildiğini anlayan diğer kızlar da hazırlanmaya başladı. Maça başladıklarının bilmem kaçıncı dakikasında, kendine atılan pası onun yerine tutan Miraç'a baktı Aleyna. Hiçbir şey söylemden ona baktıktan sonra, elindeki topu bir kaç kez yerde sektirdi sakince. Topları alınınca hâliyle herkes durmuş ve Miraç'a bakıyordu. "Şey. Topumuz.." Çocuğun sözünü tamamlamasına izin vermeden başını kaldırıp topu kafasına attı. "Ne yapıyorsun sen ya?" "Asıl sen ne yapıyorsun?" deyip kolunu tuttu Miraç. "İnadıma mı yapıyorsun kızım?" "Bırak be!" deyip kolunu sinirle çekerek hırkasını bankın üzerinden alıp okulun içine doğru yürümeye başladı. "Yemin ederim gökten peri yağsa bana bacaları denk gelir." diye söylenerek sinirle sınıfa doğru yürürken, ona bakarak gülen Gamze çarptı gözüne. "Ama ben o bacaları alıp sana monte etmeyi bilirim Gamze hanım." diye fısıldadı ve Koray'a mesaj attı sınıfa girerken. ** "Nasılsın Gamze?" "Tükürüklerini yüzüme saçmasan daha iyi olabilirim gibi." "Diş telinden onlar. Ağzım tam kapanmıyor da. Çıkınca daha yakışıklı olacağım." diyerek yanına oturan çocuğa baktı. Yakışıklı olması için tır falan çarpması gerekiyordu. "Hmm. Öyledir tabi." deyip gözlerini devirdi. "Bu arada tanışamadık bir türlü. Hüsamettin ben." Koray bir yandan tükürükler saçarken, bir yandan da adını söyleyince gülmemek için kendini zor tutuyordu. Gözündeki bilmem kaç numara gözlüklerle hiç göremediği için, Gamze'yi görmek adına gözlerini kıstı. Gamze cevap vermeyince "Yarın hava çok güzel olacakmış." dedi. "Okul çıkışı benimle gezmek ister misin?" "Yok." dedi Gamze ayağa kalkıp kitabını eline alırken. "Ben yarın okul çıkışı ölmeyi düşünüyorum. Cenaze işleri falan zor. Gezebilecegimi pek sanmam." O aceleyle giderken, gözlüklerini çıkartıp çaktırmadan tipini düzeltmek için tuvaletlere doğru yürüdü Koray da. Planın 2. Kısmını gerçekleştirmek için hazırdı artık. ** "Aleyna!" Durup "Ne var be ne?" diye bağırarak olduğu yerde arkasını döndü. "Nereye?" "Sınıfa Miraç. Gidebilir miyim?" Gözlerini devirerek ona baktı. "Neden sinirlendin ki?" Miraç'ın az önce hiçbir şey yapmamış gibi sakince sorması şok etmişti onu. Şizofren miydi acaba? Tabi ki de öyleydi. Yoksa neden onunla çıkmayı kabul etsindi ki? "Az önce arkadaşımın kafasına basket topu attın. Farkındasın yaptığın şeyin değil mi?" "Evet. Sadece biraz başı acımış. Buz verdim merak etme." Şaşkınlıkla ona bakıp kafasını iki yana salladı. Vallahi de iyi değildi bu çocuk. "Buz verdin." Kahkaha attıktan sonra sakinleşmek adına dudaklarını yaladı ve birbirine bastırdı sinirle. "Baştan ona vurmamayı düşündün mü acaba? Yani, öylesi daha kolay olur diye söylüyorum." "Düşündüm. En azından bir kaç saniye. Topu istemese, gayet de sakindim." "Ne kadar garip değil mi? Çocuğun oyuna devam etmek istiyor oluşu. Sinirlenmek için muazzam bir neden." deyip gitmek için arkasını döndü. "Aleyna!" "Yemin ederim adımdan korkuyorum." diye mırıldanıp Miraç'a baktı sorarcasına. "Benimle de basket oynar mısın?" Avuç içiyle başına vurduktan sonra gülmemek için alt dudağını ısırdı. Miraç'ın ciddi olduğunu görünce kendini tutamayarak gülümsedi. "Topu kimsenin kafasına atmazsan neden olmasın."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE