Vakit gelmişti fakat Meva hala yatağında oturarak öylece boşluğa bakıyor, düşünüyordu. Yaman gelmemişti. Bundan sonra da geleceği yoktu. İçini çekti. Özlem duyduğunu yanında kim olursa olsun belli ettiriyor kendini acınası bir duruma sokuyordu artık. Arayıp gelmesini isteyecek kadar kendini kaybettiği gece kendini banyoya kapatmıştı. Aynada gördüğü kadının çökmüş halini görüyordu her gün ama o an duyduğu özlem canını o kadar yakmıştı ki kendine ilk defa o kadar acımıştı. Aşkını gizli gizli içinde yaşadığı vakit ne kadar da güçlüydü! Yaşanmışlık değil, umut edilen, yaşanılmayan insanı zihnen ve bedenen tüketip yok ediyordu. Meva yüreğinden avuç içlerine aldığı aşkının kurbanı olmuştu. O gece kendine acıyarak yatağına gömülmüş ve yaşadıklarını sindirmeye çalışmıştı. Tuğçe yanındaki kol

