Mırıldanarak kalemimle masada ritim tutarken yazdıklarımı tekrar tekrar okuyordum. Ekleme ve çıkarma yaparken en mükemmelini üretmeye çalışıyordum. Öğle aram bitmek üzereydi ve son düzeltmelerle uğraşıyordum. Yemek yememiştim ama aç da hissetmiyordum. Gözlerim ve boynum ağrımaya başladığında defterimi kapattım ve sırtımı dikleştirdim. Ellerimle omuzlarıma masaj yaparken bakışlarımı kantinde gezdirdim. Sessiz sayılırdı aslında, herkes kendi arasında ses seviyesini koruyarak konuşuyordu. Bu hoşuma gitmişti. Gözüme tanıdık gelen birkaç sima vardı ama nerden tanıdığımı hatırlamıyordum. Serin bir rüzgar esince kafamı kapıya çevirdiğimde gördüğüm manzarayla hızla yerimden kalktım. Barış hızla bana doğru geliyordu ve küçüklüğümden beri tanıdığım kadarıyla şu an çok sinirliydi. Peşinden gelen Yel

