Kasıklarımdaki dayanılmaz acıyla gözlerimi açtığımda gün henüz aydınlanmamıştı. Karanlık odada gözlerimi kırpıştırırken karşımdaki dijital saatin kırmızı ışığı göz kırptı. Saat 04:45’i gösteriyordu. Kuzu’nun sıcak nefesi göğsümü ısıtırken gözlerimi kapatıp burnumdan derin bir nefes çektim içime. Bunun beni biraz gevşetmesi lazımdı ama mümkünmüş gibi daha fazla sertleşmeme sebep oldu. Aylardır bu işkenceye katlanıyordum. Birimde yaptığımız toplantıdan sonra hayallerimin bir kısmını gerçekleştirmiştim. İnsanlardan uzak bize ait küçük bir kulübeye sahip olmuştuk. Tek komşumuz iki kilometre uzaklıktaki Arda ile Buse idi. plan yapmaya başladığımda bu ikilinin evleri aklıma gelmiş ve ona göre araştırma yapmıştım. Bu arsayı bulduğumda hemen satın aldım. Arda tabi ki onların rahatını bozduğum iç

