Geçmez sandığı bu iki gün çok çabuk geçmişti. Bugün göreve başlamıştı ve acil gelen bir emirle herkes depoda toplanmış çantasını hazırlıyordu. Yüzbaşı Mahir'le bu iki gün içinde neredeyse hiç görüşmemişlerdi. Balkonda yan yana içtikleri sigaraların haricinde. O zaman diliminde de sigaraları bitene kadar ikisi de sessizliğe gömülüp tek kelam etmemişlerdi. Yüzünü koyu yeşile boyadıktan sonra arkasını döndü ve günlerdir karşılaşmamak için çaba verdiği adamla göz göze geldi. Üniformasının içinde gergin duran vücudunu görmemek imkansızdı. Tıpkı Hüma gibi Mahir'de baştan aşağı süzdü genç kızı. Hala onun bu tim için riskli olduğunu düşünüyordu. O, şehit Hakan Albay'ın birinci dereceden yakınıydı. Duygularının disiplininin önüne geçmesinden şüphe duyuyordu. Bunu Generalle özelikle görüşmüştü

