Hissettiği çok yoğundu. Başına siyah küçük bir çöp poşeti geçirilmiş gibi nefes almaya çalışırken bedeni her yandan sıkıca hapsedilmiş gibi kıvranıyordu. Boğazından yukarıya çıkan yüksek hırıltılar etini yarıp yükseliyordu. Babasının mezara koyuluşunu durdurmak için avazı çıktığı kadar bağırdı. Ama kimse onu duymuyordu. Görmüyordu.. Zaman bir anda değişerek annesinin mezarına bakıyordu şimdi de. “Bari onu bırakın bana.” Çaresizlikle mırıldandığı sözlerini yine kimse duymadı. Soğuk toprakla annesini kapatırlarken başını yukarıya kaldırıp boğazı yırtılırcasına kuvvetle bağırdı. Dizleri bedenini taşımaz bir halde kırılıp yere çökerken elleri iki yana düştü. Göz yaşları birbirinin ardına toprağa dökülürken burnuna değen minik ıslaklıkla açtı gökyüzüne çevrili kirpiklerini. Bir tane dah

