Kıstığı gözlerinin hedefi karşısında inip kalkan yapay adamlardı. Fakat aklı kesinlikle burada değildi. “Avcı indir!” Levent Üsteğmenin otoriter sesiyle elinin altındaki silahını çekip sertçe bastı tetiğe. “Avcıııı! İndir dedim, öylesine sık demedim!” Kaşları çatık adamın bağırışı gerginliğini daha da arttırdı. Yerde uzanıyor olmanın rahatlığıyla derin bir nefes daha alıp tekrar bastı tetiğe. Yüzü gerginlikle bağırıyordu. Son atışıyla kafasını eğip kuru toprakla buluştu hareleri. Yanaklarını şişirip dudaklarının arasından nefesini üflerken birkaç toprağın havalanmasını izledi. “Kalk!” Aldığı emirle silahının bacaklarını toplayıp ayağa kalktı. Üzerinden aşağıya sinen toz bulutunu önemsemeden silahını dikleyip tuttu. Bakışları stresliydi. “Bunlar senin atışların değil. Kaçırdığın hede

