O gece Reyyan, babasının evinde uyudu. Ya da uyumaya çalıştı. Sabaha kadar aklında tek bir şey vardı; gece yarısına kadar evin işinde çalışan Ufuk gece olunca yatmaya nereye gitmişti? Oysa babasının ısrar ettiğini de duymuştu. Duyduğu halde ses de etmemişti. Ufuk, o yokmuş gibi davrandığı halde o var diye yatmamıştı o gece o evde. Diğer gecelerinde böyle misafirliklere gebe olmadığını söylüyordu besbelli. Sabahında halen bir yığın işin olduğu evleri için kolları sıvadı. Her adımda kulağı kapıda, dışarıda, içeri girecek yeni nefesteydi. O nefes içeri girmedi. Ufuk o gün gelmedi. Ertesi günde gelmedi. Ablası ile eniştesi İstanbul'a dönmek üzere yola çıkarken, onları uğurlamaya geleceğini sandı, Ufuk yine gelmedi. Sormak istedi soramadı. Söylediklerini hatırlattı kendisine. Böylesi bir evlil

