Baba evinin kapısının ardına sırtını yaslamış bütün yolu koşarak gelmiş gibi nefes nefeseydi, Reyyan. Bir kaplumbağanın kurtulan hayatının sonunda Ufuk'un nefesinin yanında yürümüştü. Birlikteyken yapabildikleri her şeyi unutmuş gibiydi Reyyan şimdi. Ufuk'un hiçbir zaman gürültücü olmamış varlığı bugün sanki öyleymişte yeni yeni dinginliğe kavuşmuş gibiydi. Gözlerini kapadı, soluğunu itina ile dinledi. Bir adımını diğerinin yanına doğru taşıdı ve dış kapının yanında ki pencerenin perdesini hafifçe sıyırdı. Hemen karşısındaydı. Gidememişti. İnce tül kumaşın sıkıştığı parmak araları terli, tam tersine uçları buz kesiyordu. Ufuk'un bakışları çekildi, elleri cebine saklandı. Yıllar öncesinin kaymakam beyi toyluğunu atmış, acısını sırtlanmış ve gerisin geri döndüğü bu kasaba da hayatının dökül

