Lacivert bakışları titrek bir hal almıştı saatler birbirini kovalarken,istemsizce hep aynı şeyi düşünürken. Zihni tek bir ismi sayıklayıp duruyordu onu sarsarcasına. Ne yaptıysa, nasıl baş etmeye çalıştı ise olmadı. Bir bahane ile halasını yanına çağırdı, falanca eniştesinin kırk mevlidine kuran okumaya gidecekti. Ablasını aradı, İbrahim arkadan o kadar çok ağladı ki üç dakikalık konuşma sonrası yine dört duvar arasında yalnızdı. Babasının belli belirsiz nefesini saymazsa. Bir kaç kez denedi şansını, babasını konuşturmak istedi ama olmadı adam elindeki kitaba fazla bağlanmıştı ve kapatıp da Reyyan'ın aklını dağıtacak bahisler etmeye hiç niyeti yoktu. Zaten konuşsa da aklını hep aynı yöne dağıtıyordu; hiç lazım olmayan o yöne. Solgun renkli duvarların üzerine üzerine geldiği üç günün sonras

