Mutluluk. Son bir ayımın en güzel tanımı. Sözümüzün üstünden geçen bu bir ay rüya gibiydi. Hastane de molalarda sürekli beraberdik. Yemeklerimizi beraber yiyor, izin günlerimizi aynı zamana denk getiriyorduk. Sabahları o mahalleden geldiği için direkt hastane de buluşuyor ama akşamları eve o bırakıyordu. Tabi bir de ağzından hiç düşmeyen düğün meselesi baş gösteriyordu. Dalgınlıkla evet desem kendimi nikah masasında bulabileceğime inanıyorum. Çünkü bir düğün yapalım, nikah kıyalım kelimeleridir devam ediyor. Daha da tuhafı aynı anda abim ve Eren abinin de aynı ısrarıydı. Zeynep ve Nur da benim gibi bulutların üzerindelerdi fakat onlar her şeyi ağırdan yaşamak istiyorlar ve isteme olayını uzatabildikleri kadar uzatıyorlardı. Tabi çıldıran abim sayesinden annem oluyordu. Bende anlamıyo

