Bölüm 13: Güçlenmenin Bedeli

1413 Kelimeler
Masamune ve Lilith tekrar hana gelmiş, yemek yedikten sonra sabaha kadar deliksiz bir uyku çekmişlerdi. Masamune yine Lilith' den erken uyanmıştı. Uyandığı zaman da dantian büyüsü için doğru bir mekan düşünmüştü. Olabilecek en iyi mekan şehir dışındaki ormanın derinlikleriydi. Şehirden o kadar uzağa gidip yapacağı büyüyü yaparsa enerjiyi gizleyebilme şansı daha da artardı. Şehirdeki insanlar o kadar uzaktan gizlenmiş enerjiyi hissedemezlerdi. Masamune' nin düşüncesi bu yöndeydi. Bu sırada Lilith de uyanmış ve yine geç kalktığını fark etmişti. Bunun üzerine Masamune' ye baktı. 'Sen uyuyor musun?' Masamune hiç böyle bir soru beklemiyordu. 'Tabii ki uyuyorum. Sadece yeterli olacak kadar uyuyorum.' 'Peki ne kadar uyku yeterli oluyor?' 'Yaklaşık 5 saat.' 'Sadece 5 saatcik uykuyla mı ayakta duruyorsun?' 'Evet. Çok mu tuhaf?' 'Biraz.' Masamune önüne döndü. Lilith' e kara büyücü olduğunu söyleyemezdi. Bunu asla yapamazdı. Ayrıca dantian oluşturmanın bir yolu olduğu konusunda onunla konuşmalıydı. Tabii çekeceği acıdan da haberi olmalıydı. Bunu yapmak istemiyordu ama bu durumda Lilith' in dantian oluşturmasının bir yolu yoktu. Kraliyet kütüphanesine girmek için ülkede çok yüksek bir konuma gelmeli ve kraldan özel izin almalıydı. Ama okulda yükselmeden bu imkansızdı. Lilith' in de okula gelmesini istiyorsa başka yolu yoktu. Bunu Lilith ile konuşmaya karar verdi. Lilith yeni uyandığı için gerinerek kendine gelmeye çalışıyordu. Masamune tekrar ona döndü. Lilith Masamune' nin ona baktığını görünce bir şey söyleceğini anlamıştı. 'Lilith. Dantian oluşturmanın bir yolunu biliyorum.' Masamune direkt söylemişti. Çünkü biraz daha düşünürse bundan vazgeçecek ve arkadaşını, kardeşini güçlendiremeyecekti. 'Ciddi misin!?' Lilith o heyecanla bağırmıştı. 'Bak ama bu yolu kullanmak istemiyordum. Bir büyü yoluyla dantianını oluşturabileceğimi düşünüyorum. Ama bu sana dayanılmaz acılar çektirecek. Bedeninin sınırlarını zorlayacaktır.' 'Kabul ediyorum. Sadece yanında yük olarak dolaşmaktansa acı çekerek güçlü olmak istiyorum. Her şeyin bir bedeli olur zaten değil mi?' 'Sen bana yük değilsin. Sen benim kardeşimsin. Çok güçlü olsan da ben seni korumaya devam edeceğim.' 'Teşekkür ederim ama daha güçlü olursam sana daha az yük olurum. Bunu istiyorum. Hadi yap.' 'Dikkatli düşün.' 'Yeterince düşündüm. Hadi hemen yap.' 'Hemen yapamam. Bazı şartları sağlamamız gerekiyor.' 'Ne gibi şartlar?' 'Öncelikle şehirden olabildiğince uzaklaşmalıyız. Sonra senin gözlerini bağlamam gerekecek. Ve çok fazla acı çekeceksin. Bundan emin misin?' 'Evet eminim. Hadi çıkalım.' Masamune Lilith' in gözlerini de bağlamalıydı. Çünkü parşömendeki yazıları görmemesi gerekiyordu. Ayrıca ustasının ona öğrettiği bağlama büyüsünü yapabildiği kadar güçlü bir şekilde yapmalıydı. 5 adam sıska birini zar zor tutarken Masamune' nin tek başına Lilith' i tutması imkansızdı. Bu büyüyü tam gücüyle yapabilmesi için büyü sözlerinin tamamını okuması gerekecekti. Bu büyüyü sadece 2 kez kullanmasına rağmen sözlerini hala net bir şekilde hatırlıyordu. Bunu yapabilirdi ama hala Lilith' in çekeceği acıyı düşünüyordu. 'Tamam. Beni izle.' Lilith Masamune' yi izlemeye başladı ve handan çıktılar. İnsanların onlara bakışında hala bir değişiklik yoktu. Ama korkuları da değişmemişti. Masamune ve Lilith kahvaltıyı es geçerek direkt pazara girdiler. Masamune' nin kağıt, mürekkep ve fırça alması gerekiyordu. Pazarda önlerine gelen ilk satıcıdan bunların hepsini 30 altın karşılığında almışlardı. Masamune ve Lilith şu anda şehrin güney kapısına doğru ilerliyorlardı. Masamune muhafızların onlara sorun çıkarmayacağını biliyordu. Bu nedenle rahatça şehirden çıkabilirlerdi. Güney kapısının önüne geldiklerinde muhafızlardan birinin yine onlara saldıran birini öldürdüğünü görmüşlerdi. Bu krallıkta muhafızların kendilerine saldıranları öldürme yetkisi vardı. Onlar da çekinmeden öldürüyorlardı. Bu onların sorunu değildi. Bu yüzden yürümeye devam edip şehri terk ettiler. Masamune' nin düşündüğü gibi muhafızlar sorun çıkarmamışlardı. Yaklaşık 2 saatlik bir yürüyüşten sonra ormanın derinliklerine inmişlerdi. Masamune etrafına enerji yayarak yakındaki canlıları hissetmeye çalıştı. 300 metre yakınlarında yaşayan bir şey yoktu. Bu durum iyidi. En azından birde kaynak canavarı öldürmek zorunda kalmayacaktı. Lilith Masamune' ye bakıyordu. 'Nasıl yapacaksın?' 'Öncelikle şununla gözlerini bağla.' Masamune siyah bir bez parçasını Lilith' e uzattı. Lilith Masamune' nin dediği gibi hiçbir şey göremeyeceği bir şekilde gözlerini bağladı. 'Biraz bekle.' Masamune aldığı malzemeleri yere dizdi. Mürekkebin kapağını açtı ve fırçayı mürekkebe batırdı. Yere serdiği kağıt yine kıvrılmasındiye köşelerini taşlarla sabitlemişti. Yazmaya başladı. Her bir harfi yazdığında etrafa muazzam bir enerji yayılıyordu. Daha dantianı olmayan Lilith bile bu enerjiyi hissetmiş ve meraklanmıştı. Masamune' ye güveniyordu. Ona zarar verecek bir şey yapmazdı. Ayrıca çok büyük acılar çekeceği konusunda onu defalarca uyarmış ve bu yoldan vazgeçirmeye çalışmıştı. Lilith sadece beklemeye başladı. Etrafındaki onun bile hissedebildiği enerjiyi görmezden geldi ve sadece bekledi. Masamune ise hala yazmaya devam ediyordu. Bu parşömene yazılan her bir harf Masamune' yi sanki bu işten vazgeçirmek ister gibi yüksek bir enerji yayıyordu. Masamune bunu yapıp yapmama konusunda tereddüte düştü. Bir an arkasına dönüp Lilith' e baktı. O sanki hiçbir şey yokmuş gibi bekliyordu. Ama Masamune onun da hissedebildiğini biliyordu. Kendi kasabasında yaydığı ve çoğu kişinin ölmesine neden olan enerji bunun yanında hiçbir şeydi. Lilith' in bu kararlılığı Masamune' nin önüne dönüp tekrar yazmaya devam etmesini sağlamıştı. Nihayet bitirdiğinde parşömendeki bütün yazıların rengi mora dönmüştü. Sanki içlerinde sıvı bir şey varmış gibi enerji akıyordu. Masamune rüyasında harflerin parladığını görüp görmediğini net hatırlayamıyordu. Elindeki parşömen yazıların rengini değiştirdikten sonra bir enerji dalgasını etrafa yaymıştı. Bu dalga diğerlerine göre çok daha güçlüydü. Masamune pek etkilenmese de Lilith dizlerinin üzerine çökmüştü. Bir süre sonra dalganın etkisi geçince tekrar ayağa kalkan Lilith konuşmaya başladı. 'Gerçekten büyük bir büyü yapıyor olmalısın. Enerjisini ben bile hissettim.' 'İstersen hala bu parşömeni yırtıp buradan gidebiliriz.' 'Hayır. Bu kadar geldikten sonra bunu yapmam gerekiyor.' Masamune artık diyecek bir şey bulamıyordu. Ne söylerse söylesin Lilith' in kararını değiştirmeyeceğini de anlamıştı. Artık bunu yapmalıydı. Elinde parşömeni tutarken konuştu. 'Yere uzanmalısın.' 'Tamam.' Lilith yere uzanıp beklemeye başladı. Masamune de sağ elinin işaret ve orta parmağını yukarı doğru tutarak çenesinin altında koydu. 'Gökyüzündeki sakin ruh, yeryüzündeki kızgın ruhu bastırıyor. Can çekişmelerinin arasında onun hareketini kesiyor. Ruhuyla birlikte bedenini hapset.' Lilith Masamune' nin neler söylediğini tam anlayamadı. Ama son sözleriyle birlikte ne olduğunu anlayabilmişti. 'Bağlama Büyüsü: 12 Sabitleyici Zincir!' Masamune bunu söyledikten sonra sağ elini Lilith' e doğrulttu. O anda yerden çıkan 12 zincir Lilith' in bedenini sarıyordu. İkisi sağ bacağını, ikisi sol bacağını, ikisi sağ kolunu, ikisi sol kolunu, ikisi gövdesini, biri boynunu ve sonuncusu da alnını sarmıştı. Lilith şu anda hareket edemiyordu. Hareket etme amaçlı bütün çabaları boşa çıkıyordu. Ama bunun gerekli olduğunu düşünmüştü. Yoksa neden böyle yere sabitlenecekti ki? Masamune Lilith' e bakarak konuştu. 'Göbeğinin üzerindeki kıyafeti sıyırmam gerekecek.' 'Tamam.' Hareket edemiyordu ama konuşabiliyordu. Zincirler onu toprağa bağlamıştı. Masamune eğildi ve Lilith' in kıyafetini sıyırdı. Sonrasında parşömeni yerleştirmeden önce Lilith' e sordu. 'Hazır mısın?' 'Evet hazırım.' Masamune parşömeni Lilith' in karnının üzerine koyduğu gibi bıraktı ve enerjiyi gizlemeye çalıştı. Parşömenin vücuduna değmesiyle birlikte Lilith atabileceği en güçlü çığlıkları atıyordu. Onlara yarım kilometre uzakta olan kuşlar bile bu çığlıklar sebebiyle tedirgin olup uçmaya başlamışlardı. Lilith hiç durmadan çığlık atıyordu. Beyaz teni kıpkırmızı olmuştu. Masamune hem zincirlerin dayanabilmesi için enerji gönderiyor hem de ortaya çıkan kara enerjiyi gizlemeye çalışıyordu. Lilith ise çığlık atmaya devam ediyordu. Masamune bile onun çığlıkları karşısında tedirgin olmuştu. Bedenin sınırlarını zorlayan bir büyü şu anda kardeşinin can çekişmesini sağlıyordu. Masamune suçluluk hissetmeye başladı. Lilith' in çektiği acı yüzünden kendini suçlamaya başladı. Ona bu yolu söylediğine pişman oldu. O an büyünün enerjisi azalmaya başladı. Masamune artık hissedilmeyeceğinden emin olduktan sonra gizlemeyi bıraktı. Ama asıl kısım şimdi başlıyordu. Alıştırma kısmı büyünün enerjisi bitince bitiyordu. Şimdi asıl acıyı yaşayacaktı. Lilith bir süre çığlık atmayı kesti. 2 saniyelik bir aranın ardından daha yüksek çığlıklar atmaya başlamıştı. Gözündeki bez parçası çıkmıştı. Masamune Lilith' in gözlerine baktı. Gözleri kan dolmuştu. Başını sağa sola savurarak onu tutan zincirlerden kurtulmaya çalışıyordu. Masamune ne kadar kurtulamayacağını düşünse de Lilith sağ kolundaki zincirlerden birini kırmıştı. Masamune hayretler içinde zincirlere daha çok enerji gönderdi. Ama yine de Lilith sağ kolunda kalan bir zinciri de kırmıştı. Lilith zincirlerden kurtardığı sağ kolunu deli gibi oraya buraya savuruyor ve yere vuruyordu. Masamune artık bitmesini bekliyordu. Lilith ayaklarındaki zincirlere yüklenerek onları da kırmaya çalışacağı sırada Masamune öne atılıp Lilith' in ayaklarını tutmaya başladı. Ayaklarını hareket ettiremeyen Lilith daha fazla acıya dayanamayarak bayıldı. Masamune onun bayıldığını anlayınca hemen ayağa kalktı. Artık büyü bitmişti. Bunun kanıtı etraftan çıkan mavi enerjilerin Lilith' in karnına girerek orada dönmeye başlamasıydı. Artık onun da bir dantianı vardı. Artık o da güçlenecekti. Belki de Masamune' den daha güçlü olacaktı. Masamune Lilith için sevinse mi üzülse mi bilmiyordu. Zincirlerini çözdü ve onu yavaşça kucağına aldı. Savaşçı gücü sayesinde zaten zayıf olan kızın ağırlığını hissetmiyordu. Bu şekilde yürüyerek şehre vardığında akşam olmuştu. Şimdi hana gitmesi ve Lilith' in uyanmasını beklemesi gerekiyordu. Giderken yolda onu kucağındaki baygın kızla görenler merak içinde onlara bakıyorlardı. Ama şu anda Masamune' nin umrunda olan tek şey Lilith' in dinlenmesiydi. Kısa bir yürüyüşün ardından hanın önüne gelmişti. Sonrasında içeri girerek odasına çıkmış ve Lilith' i yatağa bırakmıştı. Geriye sadece onun uyanmasını beklemek kalıyordu. Masamune' nin o kadar acıya uzun süre dayanabilen bir kızın sabaha uyanacağından en ufak bir kuşkusu yoktu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE