Masamune tam 5 gündür bekliyordu. Lilith bir türlü uyanmamıştı. Nefes alıyordu ama uyumaya devam ediyordu. Masamune onun hemen uyanmasını beklerken Lilith 5 gündür uyanmamıştı. Bu olay Masamune' ye büyünün bedenin sınırını zorladığını hatırlattı. Lilith bedeninin sınırları zorlanırken buna dayanmıştı. Ama kendini çok zorlamıştı. En sonunda ise baygın düşmüştü. Masamune onun için şifa iksirleri almıştı. Ama onlar da hiçbir işe yaramıyordu. Ona doktor bile getirmişti. Bu büyük bir riskti ve doktor gidene kadar kara enerjiyi saklaması gerekmişti. Doktor ne olduğunu anlamadığını ve ne zaman uyanabileceğinin belli olmadığını söylemişti. Masamune en sonunda onun içindeki kara enerjiyi çekerek bedenini rahatlatmak istemişti. Ama bu da işe yaramayabileceği gibi Lilith' i hayatta tutan şey kara enerji de olabilirdi. Parşömenin dantian oluşturmasının sonucu bu olmalıydı. Ne zaman uyanacağının belli olmadığı bir uykuya dalmak... Masamune artık yapabileceği bir şey olmadığını anladığında oturup beklemeye başlamıştı.
Bu uzun bekleyiş beş gün sürmüştü ve hala devam ediyordu. Masamune artık iyice endişelenmeye başlamıştı. Bu kadar uzun bir uyku hayra alamet olamazdı. Ya da olabilirdi. Masamune ilk kez kara büyü kullanarak saldırı dışında bir şey yapıyordu. Bunun nasıl sonuçları olabileceğini hiç düşünmemişti. Bunun kardeşine nasıl şeyler yapabileceğini hiç düşünmemişti. O sadece bedenin sınırlarını zorlayacak bir acı çektireceğini sanıyordu. Ama Lilith hala uyanmamıştı. Masamune bir doktor daha bulması gerektiğini düşündü. Bunun üzerine odadan çıkarak aşağı kata indi ve dışarı çıktı. Handaki insanlar gencin yine doktor bulmaya gittiğini anlamışlardı. Çünkü bu genç 5 gündür sadece doktor bulmak için o odayı terk etmişti. Kalan zamanlarda odadan çıkmamış, yemeğe bile inmemişti. Öyle bir duruma gelmişti ki hancı ona kendisi yemek götürmüştü. Şimdi de herkes bu gencin yine doktor loncasına gittiğini anlamışlardı.
Masamune hızlıca yürüyerek 3 dakika içerisinde doktor loncasına gelmişti. Loncadaki doktorlar artık bu genci tanıyorlardı. Bu genç onun hastasını iyileştirene 1500 altın öneriyordu. Ama şimdiye kadar giden doktorların hiçbiri hastaya ne olduğunu anlamamıştı. Masamune kalan bütün parasını önermesine rağmen hiç tereddüt etmemişti. Sonuçta Lilith için bir kere parasının tamamını harcamıştı. Bir kere daha harcayabilirdi. Hatta her seferinde harcayabilirdi. Masamune parasını masaya koydu.
'Bir doktor istiyorum. Hadi biriniz gelin!'
Doktorlardan hiçbiri öne çıkmıyordu. Çünkü hepsi onun hastasını iyileştirmeyi denemiş ama hiçbiri hastalığın ne olduğunu çözememişti.
'İşe yaramaz doktorlar!'
Masamune loncanın içindeki doktorlara bağırdıktan sonra hızlıca yürümeye başladı. Hana geri dönüyordu. Yapabileceği bir şey kalmamıştı. Şehrin doktor loncasındaki kimse Lilith' i iyileştirememişti. Masamune de şifa büyüleri bilmediği için bir şey yapamamıştı. O sinirle hızlıca hana gelen Masamune gördüğü manzara karşısında hayrete düştü.
Lilith uyanmıştı!
Ve yine biri Masamune' nin yokluğundan yararlanıp Lilith' e sarkıyordu.
Masamune hemen adama haddini bildirmek isterken Lilith Masamune' nin geldiğini görmemişti.
Lilith hiç beklenmeyen bir şey yaptı. Elini ona doğru uzatan adamın elini yakaladı. Sonra da sıkarak kırdı! Eli kırılan adam yerde elini tutarak çığlıklar eşliğinde küfür ediyordu.
'Seni aşşağılık fahişe!'
Masamune daha fazla duramadı ve yerdeki adamın önüne gitti. Masamune' nin geldiğini gören adam artık iyice korkmaya başlamıştı. Kim Masamune' den korkmazdı ki? O anda adama bakışları öldürmemek için kendini zor tuttuğunu belli ediyordu. Ama adama bir şey yapmadı. Çünkü Lilith uyanmıştı. Hem de sadece uyanmakla kalmamış güçlü olarak uyanmıştı. Masamune hemen Lilith' in yanına gitti.
'Lilith. Sen... Uyanmışsın!'
Masamune bağırmaktan kendini alıkoyamamıştı. Mutluluğu her halinden belliydi. Hemen Lilith' e sarıldı. Bu Masamune' nin hayatındaki ilk sarılmaydı. Bu kıza karşı büyük bir sevgi besliyordu. Onunla kaldıkça bu kız resmen onun kardeşi olmuştu. Lilith Masamune' nin ona sarılmasına karşılık verdi. Sonra da merakla sordu.
'Ne kadar uyudum ki?'
'Tam beş gün Lilith. Tam beş gün.'
'Biraz falza uyumuşum. Kusura bakma.'
'Ne kusurundan bahsediyorsun? Senin uyanman her şeyden daha önemli.'
Masamune handakilerin onları ve yerdeki eli kırık adamı izlediklerini sonradan fark etti.
'Hadi Lilith. Yukarı çıkalım.'
Masamune ve Lilith merdivenleri çıkmaya başladılar. Masamune odalarının kapısının kırılmış olduğunu gördü. O kapıya bakarken Lilith açıkladı.
'Bu kadar güç artışı beklemiyordum. Kapıyı açmak için çekince elimde kaldı.'
Lilith' in utanarak söylediği bu cümle Masamune' nin daha da sevinmesini sağlamıştı. Odaya girdiklerinde Masamune hemen Lilith' i koltuğa oturttu. Kendisi de karşısındaki sandalyeye geçti.
'Nasıl hissediyorsun?'
'Güçlü.'
'Bu çok güzel. Sana gücünü söylememi ister misin?'
'Bunu yapabilir misin?'
'Tabii ki de yapabilirim. Hatta sana da öğretebilirim.'
'Hadi o zaman! Ne duruyorsun?'
Masamune Lilith' in gücünü ölçmeye başladı. Lilith şu anda tam 20. Seviye savaşçı ve 2. Seviye büyücüydü! Anlaşılan parşömen çektirdiği acılara karşılık Lilith' e fiziksel güç vermişti. Hatta yan sınıf açmış ve orada da seviye atlamasını sağlamıştı. Masamune hemen Lilith' e öğretmeye başladı.
'Şimdi benim içimi görmeye çalış ve sanki kendi bedeninmiş gibi hisset. Sonra da gücüme odaklan.'
Lilith Masamune' nin söylediklerini yaparak Masamune' nin güç seviyesine bakıyordu. Bir an Lilith' in yüzünde değişik bir ifade oluştu. Bir şeyleri anlayamıyor gibiydi. Masamune o an fark etti ki kara büyücü sınıfını gizlemeyi unutmuştu. Lilith' in kara büyücüleri bilmesi gerekiyordu ama enerjisinden anlayamazdı. Masamune hemen odaklanarak kara enerjisini gizledi. Sonra Lilith' in yüz ifadesi normale döndü.
'Bir an garip bir şeyler hissettim. Parşömendeki enerjiye benziyordu.'
'Belki de parşömenin etkisi hala üzerindedir.'
Masamune onu geçiştirip konuyu değiştirmeye çalışıyordu.
'Eee. Benim güçlerim hangi seviyede?'
Masamune' nin sorusu üzerine Lilith hissettiklerini unutup ona güçlerini söylemeye başladı.
'45. Seviye Büyücü ve 40. Seviye savaşçısın.'
Masamune şaşırmıştı. Ama neden aklına gelmedi ki? Kurtla yaptığı dövüş onun gelişmesini sağlamış olmalıydı. O dövüşte hem savaşçı güçlerini hem de büyücü güçlerini kullanmıştı. Bu da iki sınıfında gelişmesini sağlamıştı. Bunu kendi de kontrol ettiğinde anlamıştı. Lilith' in de artık dantianı olduğuna göre artık onun da güçlenme vakti gelmişti. Neyse ki Masamune Lilith' e iki sınıfta da yardım edebilirdi. Hancının getirdiği yemeği yedikten sonra dışarı çıkmışlardı. Masamune kapının tamiri için hancıya 20 altın bırakmıştı. Bu fazlasıyla yeterli olacaktı. Sonrasında Lilith' i şehrin güneyindeki ormana götürdü. Burası rahatça çalışabilecekleri bir yerdi. Dantian büyüsüiçin indikleri kadar derine inmediler. Masamune Lilith' i o gün boyunca çalıştırdı. Lilith artık 25. Seviye savaşçı ve 10. Seviye büyücüydü. Masamune' nin ona öğrettiği saldırı büyüleri sayesinde uzaktan rakibini vurabilir ve savaşçı yönü sayesinde de yakın mesafede etkili saldırılar yapabilirdi. Masamune hala biraz şaşkındı. Çünkü parşömenin Lilith' i bu kadar güçlendirmesini beklemiyordu. Aslında sadece dantian vermesini bekliyordu. Ama Lilith şehirdeki diğer insanlara göre daha güçlü olarak uyanmıştı. Demek ki uykusunun uzun sürme sebebi seviye atlamasıydı. Masamune de o gün Lilith ile beraber çalıştığı için 49. Seviye büyücü ve 45. Seviye savaşçı olmuştu. Masamune içindeki kara enerji sebebiyle normalden çok daha hızlı gelişebiliyordu. Bu özelliği sayesinde kolayca seviye atlamıştı. O gün hana giden Masamune ve Lilith deliksiz bir uyku çekmişti. Uyanınca yemek yemişler ve hanın aşağı katında oturmuşlardı. Artık Lilith de güçlü olduğu için handaki müşterilerin bakışları değişmişti. Hepsi bu kızın sıkarak bir adamın elini kırdığını görmüşlerdi. Artık bu kızdan da korkuyorlardı. Ona sarkmak isteyen herkesin düşüncesi değişmişti. Bu kız birden bire nasıl böyle güçlenmişti? O gencin hergün buraya doktor getirmesinin sebebi neydi? Bu kıza ne olmuştu? Herkesin aklını kurcalayan sorular bunlardı. Cevabını bildikleri tek soru ise bu kıza saygısızlık eden birinin başına ne geleceği idi.
Lilith artık Masamune kadar güçlü olmasa da aurasını salarak insanlara hissettirebiliyordu. Hareketsiz bırakamasa da ya da korkudan öldüremese de yine de insanlara korku salabiliyordu. Masamune ve Lilith artık hergün talime gidiyorlar, birlikte en zor görevleri yapıyorlar ve gelişmeye devam ediyorlardı. Günler böyle geçerken Masamune Lilith' e enerji topu büyüsünü de öğretmişti. Hatta bunu da geliştirmesine yardım etmiş, bu arada kendisi de bu tekniği geliştirmişti. Artık sadece bir saniye odaklanarak bir ağacı sallayacak etkiyi oluşturabiliyordu. Lilith ise bir adamın kılıcını düşürmesine yetebilecek bir kuvvette enerji topu atabiliyordu. Kalan zamanlarında ise kütüphanedeyken öğrendiği gibi meditasyon yaparak enerji topluyordu. O Masamune gibi olmadığı için enerji toplaması gerekiyordu. O da günün yarısında enerji topluyor diğer yarısında ise o enerjiyi kullanarak talim yapıyordu. Lilith gittikçe kendini meditasyon konusunda geliştirdi ve normal insanlardan 3 kat daha hızlı enerji toplayabilmeye başladı. Masamune ve Lilith günlerini böylece geçirirken yine bir gün talim yaptıkları sırada başkalarının onları izlediğini fark ettiler. Bu insanlar ağaçların arkasına saklanıyor ve zaman zaman onlara bakıyorlardı. Bu işte bir şey olmalıydı. Masamune onlara fark ettirmeden enerjisini saldı ve kaç kişi olduklarını saymaya başladı. Masamune' nin sayışına göre etraflarını saran adamlar 40 kişiydi. Bu adamların saldırmak için bir an bekledikleri açıktı. Masamune ve Lilith gitmeye hazırlanıyormuş gibi yaptılar. Amaçları adamların ortaya çıkmasını sağlamaktı. Adamlar da yemi yutarak hemen ileri atılıp Masamune ve Lilith' in etrafını sardılar. İçlerinden birisi onlara bağırdı.
'Cheng Klanının genç efendisi Shintarou' nun size selamı var!'