Sabahın ilk ışıklarıyla Masamune uyanmıştı. Yeni geldikleri handaki odada yataktan başka bir de koltuk olduğu için daha rahat uyumuştu. Yatağı Lilith' e vermiş kendisi koltuğa geçmişti. Masamune' nin aklına dün gece olanlar geldi. Masamune orada olmasa Lilith yine zor durumda kalacaktı. İnsanlar Masamune' den korkuyordu. Ama Lilith' den korkan yoktu. Hatta ona yanaşmak için fırsat kollayanları bile vardı. Bu kadar akılsız olanları bile vardı. Masamune' nin böyle durumlara nasıl tepki verdiğini görmüşlerdi. Birkaçı onunla konuşup gözüne girmek istemişti ama o kimsenin konuşmasına fırsat vermemişti. Konuşmaya gelen bir adamı terslemiş ve yerine geri göndermişti. O gece boyunca kimse onlara yaklaşmamıştı. Sonra da zaten yukarı çıkıp uyumuşlardı. Hancının yanında çalışan biri Masamune' nin kolundaki yarayla ilgilenmişti. Bir tür şifa merhemi sürdükten sonra kolunu sarmıştı. Şu anda kolu hala sarılıydı ama Masamune kolunun neredeyse tamamen iyileştiğini hissedebiliyordu. O koluna bakarken Lilith uyandı. Masamune onun uyandığını gördü.
'Günaydın.'
'Günaydın.'
'Hep böyle erken mi kalkarsın?'
Lilith daha birkaç gündür Masamune ile beraberdi ve hiç ondan önce kalkamamıştı. Ondan geç saatte uyumasına rağmen Masamune hep ondan erken kalkıyordu.
'Genellikle.'
Masamune' nin kolunu yine gören Lilith dün gece ki gibi yine özür diledi.
'Özür dilerim. Benim yüzümden bütün paranı harcadın ve yaralandın.'
'Yine söylüyorum eğer sen olmasaydın ben yine de göreve gidecektim. İşin parasında değildim. Gelişme kısmı beni daha çok ilgilendiriyor.'
'Zaten çok güçlüsün. Şimdiye kadar senden daha güçlüsünü hiç görmedim.'
'Ben şu anda zayıfım. Benden çok daha güçlülerde var.'
'Güçlüsün. Hem de çok güçlüsün. Ben senin yanında sadece bir yüküm. Sürekli benim yüzümden insanlarla kavga etmek zorunda kalıyorsun. Keşke kendimi koruyabilecek gücüm olsaydı.'
Masamune bu sözleri duyunca aklına gördüğü rüya ve aklına kazınan parşömen geldi. Dantian oluşturmanın yolunu biliyordu ama o kadar acı çektirecek bir yol istemiyordu. Mutlaka başka bir yol olması gerekiyordu. Dantianı olmayan insanların dantian oluşturmasının başka bir yolu olmalıydı. Mutlaka olmalıydı. Arkadaşının güçlü olmasını Masamune de çok istiyordu. Ama bu yoldan olmasını istemiyordu. Parşömenle yapılan bir büyü sadece sözlerle olmayacak kadar güçlü olurdu. Kara büyülerin insanlara akla gelebilecek en korkunç şeyleri yapmasının nedeni normal insanların bedeninin sıradan kara enerjiye bile zar zor dayanabilmesiydi. Üstüne bir de büyü kullanılırsa bedenin sınırlarını sonuna kadar zorlardı. İnsanların bazıları dayanabilir bazıları dayanamaz ve bayılırdı. Masamune dayanabilmişti ama onun dayanmasını sağlayan insanlardan intikam alma isteğiydi. Ustasının verdiği görev bittiğinde kasabasına geri dönüp istediğini yapabilirdi. Ama şu anda bir görevi vardı. Okul seçmelerinden sonra Lilith' in de onunla gelmesini istiyordu. Bunun için tek yol da Lilith' in o zamana kadar dantian oluşturup güçlenmesiydi. Masamune bunu çok iyi biliyordu.
Masamune dışarı çıkmalıydı. Hem normal alfabeyi öğrenmek için bir bilgi büyücüsü bulmalı sonra da kütüphanede dantian oluşturma hakkında araştırma yapmalıydı. Bilgi büyücüleri ustasının anlattığına göre neredeyse her şehirde bulunan, insanlara bilgileri büyü yoluyla öğretebilen kişilerdi. Tabii bunu belli bir ücret karşılığında yapıyorlardı. Masamune alfabeyi öğrenmeye çalışırsa bu çok uzun sürerdi. Bu yüzden bir miktar para karşılığı bilgi büyücüsünden ona öğretmesini isteyecekti. Ama diğer yandan Lilith' i yine yalnız bırakmak istemiyordu. Bu yüzden ona döndü.
'Dışarı çıkacağım. Benimle gelmek ister misin?'
Lilith de yalnız kalmak istemiyordu. Eğer Masamune sormasaydı o söyleyecekti.
'Tabii. Ben de yalnız kalmak istemiyordum.'
Masamune odanın kapısına yöneldi. Bu sırada da kolundaki sargıyı açıyordu. Kapının önüne geldiğinde sargıyı açmayı bitirmişti. Bezi bir kenara atıp koluna baktı. Yara tamamen iyileşmiş sayılırdı. Sadece küçük bir sıyrık kalmıştı. Bu da bir sorun oluşturmazdı. Kapıyı açan Masamune' nin peşinden Lilith de odadan çıktı. Kahvaltı etmemişlerdi ama açlık hissetmiyorlardı. Masamune handan çıkana kadar insanların onu izlediğini fark edebiliyordu. İnsanlar ise onun kendilerini fark ettiğini fark etmemişlerdi. Handan beraber çıktılar ve yürümeye başladılar. Öncelik bir bilgi büyücüsü bulmaktaydı. Burada krallığın başkenti Hoktus' da mutlaka bir bilgi büyücüsü olmalıydı. Masamune ve Lilith bir süre şehirde dolaşarak bilgi büyücüsü aradılar. Onu bulana kadar yolda gördükleri bir giysi dükkanına girmiş ve Lilith için elbise almışlardı. Masamune onunda hareketi kısıtlamayacak giysiler almaya dikkat etmişti. Gösterişe gerek yoktu. Kendi giysilerini de buna göre seçmişti zaten. Lilith içinde siyah bir t-shirt, pantolon ve hırka almışlardı. Şimdi ikisi kardeşmiş gibi görünüyorlardı. Siyahlar içindeki iki genç tekrar yürümeye başladılar. Çok geçmeden şehrin öteki ucuna gelmişlerdi. Diğer insanlara sorarak büyücüyü buldular. İnsanlar Masamune' ye genellikle yukarıdan bakarak cevap verirlerdi. Ama onun yanında Lilith' i görenler ona kibarlıklarının sınırlarını zorlayarak cevap veriyorlardı. Masamune buna pek takılmak istemese de içlerinden birine saldırmamak için kendini zor tutmuştu. Lilith onu sakinleştirdikten sonra büyücünün yanına geldiler.
'Hoşgeldiniz gençler. Size element büyüleri öğretmemi ister misiniz? İsterseniz güçlendirme büyülerim de var.'
Masamune direkt büyücünün gözlerine baktı. Adam onlara hemen en pahalı şeyleri teklif etmişti. Bu şehirdeki herkes açgözlü olmalıydı.
'Senden istediğim sadece okumayı öğrenmek.'
Büyücü şaşırdı. İlk defa birisi ondan ona okuma yazma öğretmesini istiyordu. Büyücü gencin çok güçlü olduğunu hissedebiliyordu. Ama hangi sınıflara sahip olduğunu anlayamıyordu. Bunun sebebi Masamune' nin önlem olarak güçlerini gizlemeye çalışmasıydı. Konuşma anında bir anlığına dikkati dağılmıştı. Böylece büyücü onun gücünü hissedebilmişti. Şaşırsa da bir şey sormamaya karar verdi ve konuşmasına devam etti.
'Okumak mı? İlk defa birisi benden ona okuma yazma öğretmemi istiyor.'
'Bunu yapabilir misin?'
'Tabii ki yapabilirim. Ama 200 altın karşılığında.'
Masamune yüzüğünde depoladığı altınlarında 200' ünü büyücünün önüne koydu. Sonra Lilith' e baktı. Aslında Lilith' e de öğretmesi daha iyi olurdu. Kütüphanedeki araştırmasında o da yardım edebilirdi. Lilith' in kulağına eğildi.
'Sen okuma yazma biliyor musun?'
Lilith bu soru karşısında utanmıştı. Böyle bir şehirde yaşamasına rağmen okuma yazma bilmiyordu. Utana sıkıla başını hayır anlamında salladı. Masamune bunu üzerine yüzüğünden 200 altın daha çıkardı.
'Ona da öğret.'
'Pekala.'
Büyücü altınları aldıktan sonra Masamune ve Lilith' in başına dokundu ve bir şeyler mırıldanmaya başladı. Masamune kafasının içinde garip bir şeyler olduğunu hissediyordu. Büyünün bitmesini beklediler. Büyü bitince büyücü karşıdaki tabelaları okumalarını söyledi. Masamune tabelalara baktığına Güney Meydanı yazısını gördü. Artık okuyabiliyordu. Lilith' e baktığı zaman onun da okuyabildiğini anlıyordu. Büyücüye teşekkür ettikten sonra tabeladaki kütüphane yazısına doğru yürümeye başladı.
'Kütüphaneye mi gidiyoruz?'
'Evet. Sana bir dantian oluşturmanın yolunu bulacağız.'
Lilith duydukları karşısında sevinçten ne diyeceğini bilemiyordu. Masamune onu güçlendirmek için araştırma yapacaklarını söylemişti. Bu onun mutluluktan uçmasını sağlayabilirdi belki de. Lilith Masamune' ye baktı.
'Teşekkür ederim hem de çok teşekkür ederim. Ne diyeceğimi bilemiyorum.'
'Bir şey söylemen gerekmiyor. Ben yaklaşık 2 ay sonraki okul seçmelerine katılacağım ve senin de yanımda gelmeni istiyorum. Sen güçlenmeden bu imkansız. O yüzden hadi gidelim. Yeni öğrendiğimiz bu okuma işini bayağı bir süre yapmamız gerekebilir.'
Masamune bunları söylerken gülümsemişti. Normalde gülümsemezdi ama Lilith... Onun ilk arkadaşı... Onun gülümsemesini sağlıyordu. Masamune bu şehirde hayatı boyunca sahip olamadığı bir şe bulmuştu.
Bir kardeş...
Konuşarak kütüphanenin kapına geldiklerinde içerisinin çok sessiz olduğunu gördüler. Bunun sebebi içeride görevliden başka kimsenin olmamasıydı. Anlaşılan bu şehirdeki insanlar okumayı bilmelerine rağmen sevmiyorlardı. Bu yüzden kütüphane pek kullanılmıyordu. Görevli içeriye birilerinin girdiğini görünce hemen yanlarına geldi.
'Hoşgeldiniz. Yardımcı olabilir miyim?'
Masamune kendisine nazikçe soru soran bu yaşlı kadını sevmişti. Samimi bir ses tonuyla konuşan kadın karşısındaki insanı hemen kendisine ısındırıyordu. Masamune aynı kibarlıkla cevap verdi.
'Hanımefendi. Biz dantian oluşumu ile ilgili bilgi arıyoruz.'
'Bir dantian oluşturmak için mi?'
'Evet.'
Yaşlı kadın en arka kısımdaki rafları gösterdi.
'Dantian ile ilgili kitaplar orada.'
'Teşekkür ederiz.'
'Rica ederim.'
Masamune ve Lilith birlikte arka raflara doğru yürümeye başladılar. Masamune giderken diğer raflardaki kitaplara bakıyordu. Neredeyse her şeyle ilgili kitap vardı. Teknikler bile vardı. Tabii çok güçlü değillerdi ve Masamune çok daha iyilerini biliyordu. Bu yüzden hızlıca arka rafa geldiler. Her kitap dantianla ilgiliydi. Dantian seviyeleri, dantian gücünün nasıl arttırılabileceği, dantian seviyeleri arasındaki farklar... Bu kitaplar arasında dantian oluşturmakla ilgili olan bir kitap bulmak biraz zor olacaktı. Masamune de Lilith de bunu anlamıştı. Sonrasında birbirlerine bakıp aynı anda konuştular.
'Hadi başlayalım.'