Bölüm 8: İş Vakti

1246 Kelimeler
Masamune yeni arkadaşı Lilith ile beraber hana gelmişti. İkisi beraber içeri girdiklerinde bütün bakışlar Lilith' in üzerindeydi. Bu hem Lilith' i hem de Masamune' yi rahatsız ediyordu. İnsanlar bakmayı kesmeyince Masamune bağırdı. 'Önünüze dönün!' Masamune zaten ilk geldiği gün herkesin içine korkuyu yerleştirmişti. Bu yüzden bu handa ve çevresinde ona saygısızlık edebilecek kimse yoktu. Han müşterileri hemen önlerine dönerek onlara bakmayı kestiler. Ama aralarımda komuşacakları konu belliydi. Genç efendi bu kızı nereden bulmuştu? Aralarında sessizce konuşurlarken Masamune ve Lilith yukarı çıktılar. Masamune yukarı çıkarken hancıyı da çağırmıştı. Amacı birkaç şeyi belli etmekti. Hancı yukarı geldiğinde saygıyla eğildi ve söze başladı. 'Genç efendinin bir isteği mi var?' O da Lilith' e bakmak istiyordu ama bunu genç efendinin önünde yapamazdı. Az önce kıza bakanlara sinirlendiğini görmüştü. 'Bu kız benim arkadaşım. Ona yapılacak herhangi bir yanlış bana yapılmıştır. Eğer vücutlarından bir parçanın kopmasını isteyen biri varsa çekinmesin. Bana gösterdiğin saygıyı ona da göstereceksin. Anladın mı?' 'Elbette genç efendi. Kimse saygısızlık etmeyecektir.' 'Güzel.' Hancı aşağı kata inerken Masamune odanın kapısını açtı. İkisi birlikte içeri girdiler. Lilith bu odanın büyüklüğüne hayran kalmıştı. Kendi evleri bile bu kadar büyük değildi. Odadaki eşyalara baktığında ise bazılarının kırık olduğunu gördü. Ama umursamadı. Masamune kendisine doğru dönünce o da Masamune' ye doğru döndü. 'Lilith. Benimle gelmeyi kabul ettin. Seni yoldaşım olarak görebilir miyim? Sana güvenebilir miyim?' Masamune Lilith' e güvenmek istiyordu. Kendisiyle aynı kaderi paylaşan bu kıza karşı yakınlık hissediyordu. Sanki kardeşiymiş gibiydi. Ama onun böyle düşünüp düşünmediğini bilmeliydi. Sonuçta ustası tarafından kendisine bir görev verilmişti. Bu görevi mutlaka yerine getirmeliydi. Yalnız yapmayı planlamıştı ama bu kız her şeyi değiştirmişti. Diğer yandan Lilith de 3 can borcu olan bu gence tabii ki de ihanet etmeyi düşünmüyordu. Eğer o olmasaydı şimdi çoktan ölmüş olurdu. Hayatını o kurtarmıştı. O da artık onun sayesinde kurtulan canı ona bağışlayarak onun en sadık adamı olacaktı. Masamune' nin ilerde çok büyük yerlere geleceğini biliyordu. Bunu bilmek için bilgin olmaya gerek yoktu. Lilith onun kurtardığı canı onun uğrunda vermesi gerekse bile çekinmeyecekti. 'Benim hayatımı sen kurtardın. Bu canı senin uğrunda vermem gerekse bile artık çekinmem.' 'Bunu duyduğuma sevindim. Şimdi dinlen. Benim yapmam gereken bir şey var.' Masamune Lilith' e güveniyordu. Söylediklerinde samimi olduğunu anlamıştı. Şimdi kristalin enerjisini emme zamanı gelmişti. Biraz daha güçlenecekti. Seçmelere nerdeyse 2 ay vardı. Şu anda bütün öğrencilerden güçlü olsa da biraz daha güçlenmekten zarar gelmezdi. Lilith yatağa girdi ve yaşadığı bütün acı verici olaylar gözlerinin önüne gelirken uyumaya başladı. Masamune düşünüyordu. Lilith şu anda oldukça güçsüzdü. Onu bir şekilde güçlendirmesi gerekiyordu. Ama bunu nasıl yapacağı hakkında bir fikri yoktu. Lilith henüz bir dantiana sahip değildi. Masamune de en başta öyleydi ama onun dantianı ustasının onu kara büyücüye dönüştürmesiyle oluşmuştu. Ama Masamune henüz birini kara büyücü yapmayı bilmiyordu. Ayrıca böyle bir şeyi ustasına danışmadan yapamazdı. Bir şekilde Lilith' in dantianı oluşturulmalıydı. Masamune kristalin enerjisini emmeyi unutmuş sadece Lilith' i güçlendirmenin bir yolunu düşünüyordu. Bu düşüncelerle gece geç saatlere kadar durdu. Sonra da oturduğu sandalyede uyuya kaldı. ---------- Pelerinli adam bir masanın önünde durmuş kağıda bir şeyler yazıyordu. Başındaki kapüşondan dolayı yüzü görünmüyordu. Kağıda değişik harflerle bir takım yazılar yazıyordu. Bu alfabe Henga Alfabesiydi. Sadece kara büyücülerin bildiği, aklıllarına kazınan alfabe... Masamune bu adamı yukarıdan izliyordu. Adam yazmayı bitirdiğinde kağıdı eline aldı ve yazdıklarını okudu. Bu sırada Masamune de okuyordu. Sayfayı tamamen doldurmuştu. Adam yürümeye başladı. Masamune de adamla beraber sürükleniyordu. Başka bir odaya girdiler. Odada 5 kişinin tuttuğu biri vardı. Çelimsiz gibi görünen adam hiçbir şekilde direnmiyordu. Neden 5 kişi tutuyordu? Direnmeyen bir adamı tutmak için 5 kişi fazla değil miydi? Masamune bunları düşünürken kağıda yazı yazan adam elinde tuttuğu kağıdı havaya kaldırdı. Kağıdın üzerindeki harfler şekil değiştirmeye başladılar. Artık kağıtta can çekişen bir adam resmi vardı. Beş kişinin tuttuğu adam üzerindeki kıyafeti sıyırarak göbeğini açtı. Kara büyücü elindeki kağıdı getirirken adamı tutan 5 kişi daha sıkı tutmaya başladılar. Kara büyücü elindeki parşömeni adamın karnına bastırdı. Parşömen adama değdiği anda yavaşça karnının içinde kaybolmaya başladı. Neden beş kişinin tuttuğu şimdi daha iyi anlaşılıyordu. Adam çığlık atarak ellerinden kurtulmaya çalışıyordu. O kadar çelimsiz bir adamı beş kişi zor tutuyorlardı. Adam gittikçe çığlıklarını artırırken artık bedeninin hareketleri yavaşlamaya başlamıştı. Adam çığlık atmayı kesti ve bayıldı. Adamın bayılmasıyla birlikte onu tutan beş kişi bıraktılar. Parşömen tamamen kaybolmuştu. Etraftan çıkan mavi enerjiler adamın karnına girmeye başladı. Karnına giren enerjiler bir noktada sürekli dönüyorlardı. Masamune adamın dantianının oluştuğunu anlamıştı. ---------- Sabah olduğunda Masamune uyanmıştı. Lilith' e bakınmak için boynunu çevirdiği sırada boynu acımıştı. Boynu tutulmuş olmalıydı. Ayağa kalktı ve Lilith' e baktı. O hala uyuyordu. Dün yaşadıkları ona çok ağır gelmişti. Bir günde hem saldırıya uğramış hem de ailesini kaybetmişti. Bu çok kötü bir durumdu. Masamune bunları düşünürken gördüğü rüya aklına geldi. Resmen rüyası ona birinin farklı bir yolla nasıl dantian oluşturabilceğini göstermişti. Ama Masamune buna pek inanamıyordu. Bütün gece bunu düşündüğü için bilinçaltında önemli bir yeri tutmuş ve ona bu rüyayı göstermiş olmalıydı. Ama ya bu rüya gerçekse? Ya sadece kara büyüyle yapılan bir yöntem varsa? Masamune Henga alfabesiyle yazılan parşömeni gayet net bir şekilde hatırlıyordu. Aynısını yazabilirdi. Ama rüyanın devamına göre bu büyü yapılan kişinin kendisinden geçmesini sağlayacak kadar acı çektiriyordu. Öyleydi ki 5 kişi çelimsiz bir adamı zar zor tutabiliyordu. Şimdilik bunu yapamazdı. Lilith' in çığlıkları yakınlarda dolaşan askerleri bile buraya çekebilirdi. Ayrıca parşömenle yapılan bir büyünün enerjisini gizleyemeyebilirdi. Bu durum da şimdilik bu işi ertelemeye karar verdi. Masamune sessizce odadan çıktı. Aşağı indiğinde hancıya odasına yemek getirmesini söyledi. Masamune tekrar yukarı çıkmaya başladı. O merdivenleri çıkarken odasının kapısı açıldı ve Lilith başını dışarı uzattı. Bunu gören Masamune seslendi. 'Lilith. Uyanmışsın.' 'Seni göremeyince biraz endişelendim.' 'Sadece kahvaltı istemiştim. Hadi içeri geçelim.' Masamune de odaya girince ikisi birlikte masaya geçtiler ve kahvaltının gelmesini beklediler. Nedense konuşmuyorlardı. İkisi de düşüncelere dalmıştı. Masamune gezmeye çıktığı ilk gün bir arkadaş bulmuştu. Daha yapması gereken şeyler vardı bu biraz erken olmuştu. Ama okula gireceği zaman bir grup kurmalıydı. Şimdiden grubunda olacak ilk kişiyi bulmuştu. Bu kişinin onun güvenini sarsmayacağından emindi. Lilith ise hala dünkü olayları düşünüyordu. Ailesi gözlerinin önünde katledilmişti. O ise hiçbir şey yapamamıştı. Kendi de Masamune olmasa kurtulamayacaktı. Neden hiç gücü yoktu sanki? En azından sevdiklerini kurtarabileceği kadar gücü olsa ne olurdu? Bu kadar acıyı yaşamak zorunda kalmazdı. Küçük kardeşinin bağırışları aklından çıkmıyordu. Odanın kapısı çalındı. Masamune içeri gelmesi için seslendi. Küçük kız yine geldi ve masayı hazırlayıp gitti. Masamune ve Lilith kahvaltıyı bitirene kadar hiç konuşmadılar. Sonrasında ise Masamune dışarı çıkması gerektiğini söylemişti. Lilith de onunla gelmek için ısrar ettiyse de kabul etmemişti. Bir iş bularak para kazanmalıydı. Lilith şu anda sadece onun için bir engel olurdu. Bu yüzden tek gitmeliydi. Handan çıktıktan sonra dün dolaşırken gördüğü iş ilanlarının asılı olduğu panoya doğru gitmeye başladı. Pano meydanın tam ortasındaydı. Gücünü kullanabileceği işleri arayan insanlar hep buraya gelilerdi. Masamune meydana ulaştığı zaman panoya göz gezdirmeye başladı. Masamune direkt en üstten başladı ve ilk gördüğü ilanı alarak yola çıktı. Ama okuma bilmediği için burada yazanları anlamıyordu. Yoldan geçen birine elindeki ilanı uzatarak ne yazdığını sordu. Adam küçümseyici bakışlar atarak ilanı inceledi ve Masamune' ye açıkladı. Bu ilana göre şehrin dışında fazla uzak olmayan bir yolda 54. Seviye bir kaynak canavarı vardı. Bu yaratık yoldan geçenlere saldırıyordu ve büyük bir tehlike oluşturuyordu. Bu çok iyi bir fırsattı. Bu görevi kazanırsa hem 1000 altını olacak hem bu yaratığın kaynak kristaline sahip olacak hem de gelişme fırsatı yakalamış olacaktı. Masamune kimsenin almak istemediği bir görevi almıştı. Birkaç kişi bu görevi almış ama görevden sağ dönememişlerdi. Şimdi bu genç o görevi almıştı ve hiçbir şey olmamış gibi yerine getirmeye gidiyordu. Adam bu genç için yazık olacak diye düşünüyordu. Ama Masamune' nin aklına tek düşünce vardı. 'İş yapma vakti...'
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE